"dünyanın en kötü işi tuvalet kağıdını geri dönüştürmek olsa gerek"
"o kız bir canavar, o kız mikroplu insan dışkısından başka birşey değil, bırakılmaktan korktuğu icin hicbir şeye bağlanmıyor ve yaşlandıkca seceneklerinin azalmasından korkuyor"
"ben insanların bir gün boyunca cılgınca sevip, ertesi gün çöpe attığı şeyleri seviyorum"
"tyler durden sen hayatımda başıma gelen en kötü seydin"
"marla!
damağınızda küçük yara...dilinizle oynamayı bırakabilseniz iyileşecektir;
ama engel olamazsınız."
bir çok yönüyle bana kendimi anlatan, saygı duyulası doğallıkta ve açlıkta, çelişkileri olan, hayatta kaybetme ve kazanma arasında sürekli gidip gelmiş, umut etmeye çabalayan oldukça gerçekçi bir fight club karakteridir, canımdır. forumlarda nick'imdir, sevdiceğimdir.
bir sene önce tanışmıştım onunla, önce eskişehir, bir ankara zirvesinde, güleryüzlülüğü ve rachel bilson' a benzerliğiyle dikkatimi çekmişti. ardından istanbul zirvesinde karşılaştık, o gün canım sıkkındı biraz, o yüzden sohbet kuramadık fazla. şimdi nerelerdedir? ne yapar? iyi midir? geceleyin aklıma düşmesinin sebebi de masanın üzerinde durmakta olan fight club cdsine bakmakta oluşumdur. her zaman mutlu, her zaman huzurlu ol marlacığım.
edit: son entrysini geçen ay girmiş, inşallah sadece yoğundur ve keyfi yerindedir.
onu nası unuturum canı.
hayatlarımız bir yoluna girseydi keşke...
hepimiz mutlu olsaydık keşke..
pek sevdiğim bi'şi.
(bkz: çok özlenen)
(bkz: istanbul'a beklenen)
yardım kampanyalarını oluştururken sözlük formatını da unutmaması gereken yazar. bunları burada yapacaksa formata uydurmak zorunda olduğunu bilmesi gereklidir. kendisine kolaylıklar dileyip bir sonraki başlıklarında daha dikkatli olması temennilerimle nick altından uçuyorum. ne yazık ki pozitif benimki.
2 gün önce trafik kazası geçirmiş yazardır. durumu şu an iyi. korkutmuştur. en kısa zamanda kendisine araba almasını diliyorum. dolmuşla bir yere kadar.