bırakınız erdogan beypazarı mitinginde kendisinin gozlerinin icine bakarak 'boyle belediyecilik olmaz, ben bu sokaklarda gezerken utandım' desin, ankara ili sinirları icerisinde turizm potansiyeli en yuksek ilce beypazarıdır. butun ankaranın 'bu pazar nereye gitsek' diye dusundugunde ilk alternatif beypazarıdır. havuc, cezerye, karadut suyu, damat sekeri diyince beypazarı akla gelir. ulkenin ikinci safranbolusu oldu burası. 10 yil once beypazarı diye bir sey var mıydı? kim yaptı bu isi?
gokcek pasa da hala 'disneyland yapacagım, 7,5 milyon turist getirecegim' desin. hadi be sen de, antalyayi gececekmis. insan ankaraya niye gezmeye gelsin ki, ben bile kac yildir ankaradayim gezecek yer bulamiyorum? once trafigi yoluna koy. turist dedigin yuruyerek gezer, yurunuyor mu ankarada?
milliyetçi düşünceye son derece uzak ve bu tandanstaki her partiden fersah fersah kaçan beni bile, gerçekten iyi şeyler yapacağına inandırmış siyasetçidir. politika kulisleri adayların kavgalarıyla çalkalanırken o, sessiz ve derinden ilerlemektedir. umudumuz ipi göğüslemesi yönündedir, hadi hayırlısı.
peşin edit: ulan kırk yılın başı bişey istedik ya, kesin olmaz şimdi.
rtenin ziyareti için kendisine protokole uygun bir karşılama töreni hazırlamış, "sayın başbakanımız, ilçemize hoşgeldiniz" flamaları falan astırmış olan belediye başkanı. ancak nasıl bir şeyse, resepsiyonun sonuna oturtularak cevaplanmış bu jesti. alenen dışlanmasının fark edilmesi üzerine kendisine konunun aslı sorulmuş; "akp ve iktidar neden size böyle tavır koydular?" diye. mansur yavaş cevap vermiş: "bir art niyet olduğunu düşünmüyorum; çok sayıda davetli vardı, bunların çoğu da bakandı. yoğunluk, heyecan nedeniyle unutulmuştur, büyütülecek bir şey yok."
tanım: gerginlikle prim yapılan bir ülkede böyle bir fırsatı değerlendirmek yerine bu kadar mütevazı bir tepki ve sabır gösterdiği için takdir edilmesi gereken politikacı.
a ve g araştırma şirketinin yaptığı son araştırmaya göre oyu %32 civarlarına dayanıp murat karayalçın'ın üstünde ve melih gökçek'in altında yer almaktadır. oy oranı 2 ay önce %14'müş.
Değil Ankara'da, Türkiye'de bile şehir kavramına özel bakışı olan ender insanlardan birisi.
Köprü, yol, altyapı vs'den başka olarak mekanı geçmişten geleceğe bütün halinde taşıyabilen bir bakışı var. Dolayısıyla hatıralarınızın içinde bir gelecek kokusu yayıyor etrafa. Bunu, şehir kültürü kavramına uzak milyonlara anlatmak zor elbette.
Ulus için tarif ettiği proje, kendisi kazanmasa bile kazanan başkan tarafından uygulanması gereken bir proje. Yalnızca o projeyi yapsa ve daha da bir şey yapmayacağım dese bile ilk 5 sene için kendisine oy veririm.
Vicdanım rahat bir şekilde, dürüst, çalışkan, temiz, ahlaklı, orijinal, beyefendi bir adama oy vereceğim için çok şanslıyım.
ankara'da yarış gökçek ile karayalçın arasında geçer gibi gözükürken sessiz ve derinden gelen aday. bu ikisine de oy vermem diyenler yavaş'a oy verirse ki verecekler gibi gözüküyor sürpriz yapabilir.
son anketlere bakılırsa melih gökçek'in neden tırım tırım tırsıp sataştığı anlaşılmaktadır. 2004'ten beri 15 puan düşen bir oy. buna karşılık aynı oranda bir mansur yavaş oy artışı.
adaylık için erken davranmış kişidir. bir dönem daha beklemeliydi. gökçek varken kimsenin şansı yok ankara da. ha tabi bazıları delirecek bu söylediğime ama ankara da yaşamayan bilemez bu durumu.
uzun zamandır yazmak istiyordum kendisi hakkında; nihayet bugüne kısmetmiş. hemen hemen bütün entryleri okudum. 'oy verin, vermeyin, oyları bölüyor, mhp şöyle' vs. tartışmaları ve türlü siyaset oyunlarıyla aynı cümlede isminin geçmesi bile bu adama büyük hakaret olur diye düşünüyorum. bu adam duruşuyla, konuşmasıyla, projeleriyle ' sessiz ve derinden geliyor' tanımlaması olur ya tam da bunu hakedecek türden bir insan. ama sorunda burda hakedecek kısmı. duyarlı seçmen sorunu. gerçekten partizanlık yapmadan öne çıkan 3 adayı değerlendirme duyarlılığından bahsediyorum yani bu kadar basit. karar senin ankara seçmeni, ya bu adamı hakettiği yere açık farkla getireceksiniz, ya da bir sonraki dönemde hiç mızmızlanmıyacaksınız, böyle bir adam yoktu gibi farzedip 'ah mansuru mu deneseydim' diye falan hayıflanmayacaksınız. çünkü bu mansur yavaş bunu hakedecek kadar basit bir aday değil. ortası yok. ya bilinçli seçmenin tercihi kazanacak ve açık farkla en azından 3 dönem başa getirilen gökçek in oylarını yarı yarıya geri alıp farklı kazanacak, ya da bir ütopya olarak kalacak ankara için. özellikle ankaradaki adaylar düşünüldüğünde bu aday şu an farkla bir boyutta çalışıyor. akp melih gökçek hükümdarlığı bir kabus, bu adam ise bir gerçeklik. işte öyle farklı bir boyut. şu an türkiye olarak bu iktidarla, bu kabustayız hala. ilk uyanacak, diğer illere örnek olacak il ankara inşallah mansur yavaşla..
kartelin gazına gelmiş MHP li belediye başkan adayı, ona soy ismi ile hitap etmek nezaket icabı degil, seçimden sonra çakıldıgında fazla acımasın diye insanca bir hatırlatma olacak, mansur bey, yavaşş..
mhp ile rozet bağı olduğunu ve tasvip etmediği birtakım oluşumların bulunduğunu dile geitrimiş adam. son zamanlarda ocaklarda yapılan köklü değişiklikler, mahalle ve semt ocaklarının kapatılması, çakalların tasviyesi ile partisi hakkındaki endişelerin de ufaktan yok olduğu adam. particilik gütmediğini, işe göre adam seçtiğini, gerektiğinde partilileri ile ters düştüğünü çoğu kez dile de getirdi.
akp ve chp çekişmesi arasında kalmaz, iki tarafın birbirine yem olarak kullandığı malzeme olmaktan çıkar ve son anda sandıkbaşı seçmeni olan halkımızın dürüstlüğüne oy vermesiyle yeterli oyu alırsa önümüzdeki dönemden itibaren ankara büyükşehir belediye başkanı olacak kişi.
olur da seçilirse ankara'nın çehresi değişecek, bu garanti. sadece yollar köprülerle bu işin olmayacağını günü kurtarmaktansa geleceği kurtarmayı tercih edeceğini biliyoruz.
son günlerde sıkça chp'lilerin ağzından da duyduğum kadarıyla;
partiye değil dürüstlüğe oy verelim istanbul'da kemal kılıçdaroğlu ankara'da mansur yavaş.*
bir konuya dikkat çekme düzeltmesi: 49 entry arasında tek bir yolsuzluk, tek bir karalama yoktur. bir de diğer adayların başlıklarına bakalım.
mhp ankara büyükşehir belediye başkan adayı. mhp nin her alacağı oy akp den eksileceği için doğan medyası tarafından şişirilerek karayalçının başkan seçilmesine farkında olmadan yardım eden adaydır.
29 mart yerel seçimleri için beypazarı' na gelen başbakan recep tayyip erdoğan' ı farklı bir partinin mensubu olmasına rağmen elinde çiçeklerle karşılayan takdirlerimizi kazanmış milliyetçi hareket partisi ankara büyük şehir belediye başkan adayıdır. bu centilmenliğe karşılık olarak ise başbabakan, seçim mitinginde, mansur yavaş'ı yerden yere vurararak kendi karakterini ortaya koymuştur.
konuştuğum farklı çevrelerde epey bir destekçisinin olduğunu gördüğüm belediye başkanı adayı.
kararsızlardan da epey oy toplayıp son yılların en büyük süprizini yapacak gibi. geçen hafta anketlerde karayalçın'a yaklaştığı söyleniyordu çoğu büyük kanalda. karayalçın'ı geçtiği an gökçek'i de geçecektir. zira "karayalçın yüzünden melih gökçek'e oy vereceğim napayım" diyen bir ton adam var ankarada.
mansur yavaş 'ın melih gökçek'ten de murat karayalçın' dan da daha dürüst, efendi ve çalışkan bir kişi olduğu bir çok kişi tarafından kabul görse de aynı bir çok kişi, mansur yavaş'ın seçilme şansının çok az olduğunu söylemektedir. Demek ki çoğu insan dürüst, efendi ve çalışkan bir kişinin yani hak eden kişinin kazanacağından ümidi kesmiş. Seçimlerle ilgili en acı olan durum bu ümitsizlik işte.
son günlerde basında oldukça yer bulan ankara çekişmesinin -kanaatimce- en kaliteli ama en az şansı olan adayı .
ben bu memleketin insanlarını anlayamıyorum vesselam. murat karayalçın ve melih gökçek gün boyunca birbirlerine atıp tutuyorlar.birbirlerinin geçmişteki kirli çamaşırlarından bahsediyorlar . hatta melih gökçek,ipin ucunu iyice kaçırmış ; "seçime 5 gün kala,hastanede dedikodusu çıkaracaklar" , "seçimden çekildi,oyunuzu mansura verin dedikodusu çıkaracaklar","mansur,benim oylarımı bölecek,aradan karayalçın fırlayacak,ondan hepiniz bana verin" gibisinden,artık korkudan mı çelişkiden mi bilinmez,saçma sapan mevzular ortaya atıyor .
ya kardeşim,belediye başkanının görevi hizmettir . kalkarsın,hizmetini nasıl yapacağını,nasıl projeler hazırladığını halkınla paylaşırsın,oy istersin.he geldigin zaman yaparsın veya yapmazsın,o tebaanın takdiridir.ama bu kadar kirli,bu kadar çamurlu siyaset güderek -özellikle mahalli seçimlerde- bir yere varılmaz diyeceğim ama varılıyor işte. yine melih gökçek'in kazanacağından eminim çünkü .
bu mansur garibanı ise kalkıyor zibille proje döküyor ortalığa,"ankara için şurda şunu yapacağız,burda bunu yapacağız .." diye anlatıyor ama nafile . halk yine adama bakmayacak,partisinin amblemini görecek,-evet- mührünü vuracak..20 senedir güzelim ankara hangi badirelerin altındaysa,o badirelerle yaşamaya devam edecek.
kesinlikle bir parti karşıtı olmak adına söylemiyorum bunları , ama ben bu ülkenin toprağına düşkün bir vatandaşıysam ve bu ankara'da benim başkentimse,onun iyi yönetilmesi benim kârımadır.
başbakan ın seçim çalışmaları için gittiği beypazarı nda onu tuzaklarla pusularla değil ellerinde çiçeklerle karşılayan,ama başbakanın ısrarla göz temasından kaçındığı, hazırlattığı çiçekler korumalar tarafından aranan!, beypazarında ki bir dizi açılış için hazırlanan protokolde yer gösterilmeyen ama kendisine bir yer bulup başbakan kürsüye yürürken ayağa kalkıp önüne ilikleyen, herkesin kurdele kestiği töreni oturduğu yerden izleyebilen, devlet ve siyaset terbiyesi dersi veren adam gibi adam.
seçim döneminde ankara'ya gitme şansım olmadı. ancak ekranlardan görüldüğü kadarıyla temiz bir insan. melih gökçek ve murat karayalçın arasından sıyrılması zor görünüyor. ne var ki, insanın içine sinmekte. yani kaybetmesi bir nevi ankara'nın da kaybı olabilir. bir de olaya mhp ve ülkücü düşünceden alabildiğine uzak birilerinin bu cümleleri kurduğu göz önüne alınırsa, gerçekten iyi tanıtmış kendisini diyebiliriz. kolay gelsin demekten başka çare yok. zira zor. çok zor işi.