bugüne kadar bir kez bile almamıştım. hep ufak takımlarla oynuyordum. aldığım en büyük takım juventus ve bayern. bunlar da iyi takım ama city kadar değil hiçbiri. 35 dakikada 5 gol attım barcelona'ya. ki normalde en fazla 1 gol atardım o süre zarfında.
ama biraz da rakibi düşünmek lazım. insanları pes'ten soğutmaya gerek yok.
manuel pellegrini ile artık istenilen havayı yakalayan kulüp. kendi sahasında oynadığı üç maçta toplam 15 gol atmıştır. şampiyonlar ligi'nde 2. turu geçmeyi de garantileşmiştir. şampiyonlar ligi'nde bir tek bayern münih'e yenilen city, önümüzdeki hafta yine münih'le karşı karşıya gelecek. muhtemelen yenilecektir. takımda formsuz isim olarak çok net biçimde göze çarpansa edin dzeko. bugün oynanan 4-2 sonuçlanan plzen maçında zar zor bir gol atabildi. defansta halen açıklar var, bu göz ardı edilemez. joe hart bugün gol yememek için çok çabaladı ama 2 golü kalesinde gördü. maç içinde önemli kurtarışlar yaptı yine de. yine o eski güzel günlerine dönmesi temennisiyle ve "seviyoruz seni pellegrini hocam!" diyerek bu entryimi burada bitiyorum.
rakiplerini birden fazla gollerle yenen takımdır. swansea takımını 3-0 yenerek geleneği yine bozmadılar. bu sefer aguero atamadı gol ama nasri bu görevi onun yerine kendisi üstlendi, bi de negredo.
Manchester united'ın gölgesinde kalmaya mahkum, arap sermayesi ile sağdan soldan oyuncu toplayarak birleştirilmiş, yapay bir takım görüntüsü veren ingiliz kulübü. Bir gün paraları geç yatırılsa herkes bu takımı bırakıp gider havası veriyor o derece.
pazar günkü maçta vincent kompany, joe hart, james milner, javi garcia, edin dzeko ve sergio agüero dışındaki tüm oyuncuları kollarındaki siyah bandı çıkarıp attı. anlamıyorum o bant neden battı size? bu ne tür bir saygısızlıktır?