gelenin ırmak kenarında yürüşe çıkıp, tarihi köprünün üzerinden geçmesi lazımdır. tertemiz havası bahar gelince portakal çiçeklerinin güzel kokusuyla mis gibi kokar, insanın ömrüne ömür katan güzel şehrimdir.
antalya'da yaşayıp birkaç kez de gitmiş olmama rağmen meşhur şelalesini hiç görmediğim ilçe. etrafına kümelenmiş miami çakması beldelere, ilçelere nispeten mütevazı ve anadolulu bir havası vardır. insanı iyidir.
Buraya gelip gelmediğimi hatırlamıyorum pek. Gelmişsem bile çok küçük olma ihtimalım var. Şimdi 3-4 günlüğüne iş için geldim ve tek bir yer göremeden de gideceğim sanırım. Neyse. Ilerde Birgün karış karış gezer yazarım.
selam almayan, kültür, muhabbet, paylaşımdan nasibini almamış, paradan başka bir sikten anlamayan insanlarıyla bir köydür. dükkanları fahiş euro üzerinden kiraya vermek, otellere arazi satmak, bütün gün kahvede bu havadan gelen kolay paralarla boş boş takılmak şeklinde bir hayatı severler. kırmızı ışıkta duran, yayaya yol veren birini görür, kibar bir söz duyarsanız mutluluktan ağlayın. ana caddesi sıkışık, panayır yeri gibi düzensiz, yola atlayan yayaları, her yeren girip çıkan motorları, ortadoğuya hoşgeldiniz.
dolmustayim.. Alman sirin bir cekirdek aile.. 20 euro veriyor para ustu 3 euro geri.. Kari koca konusuyorlar kendi aralarinda.. Anladim parayi geri istedim .. Sofor bey 17 euromu yol tutari deyince aynadan bana bakan o cirkin gozler.. Parayi geri aldim. Alman aileye iade ettim. Tesekkurlestik. Manavgat aklimda hep boyle kaldi.
Materyalizme kurban gitmis koca bir ilce...
Dün gece Kürtlerin binalarının yakilip yikilmaya basladigi yer. Onca bos insan varken bunlar yakilip yikilmamali. Hatta yakip yikarak bir sey olacagini dusunmemeli insanlar. Neyse.