Her ne kadar lüks telefon tanım limitleri kişinin ekonmik duruma bağlı olarak esneyip, kısalsa da basitçe şunu düşünebiliriz; lüks telefon, konuşmak dışında (hadi mesajlaşmayı da katalım) türlü işlevlere sahip ve satın almak için asgari ücretin iki-üç, hatta dört katı bir meblağı gözden çıkartmanız gereken aletlerdir. yani kullanma klavuzunun özellikler kısmı çoğunlukla “işe yaramayacak” donanım ve yazılımlarla şişirilmiş telefonlar da diyebiliriz.
çok para kazanmanın, böylesi telefonları almayı gerektirecek bir durum olmadığına inananların tercihidir bu inat. hak verilir, hak verilmez ama saygı duyulur. tıpkı bana "sana ne arkadaşım, para benim param. ben kapağı 4 boyuta 1500 derece dönen telefon seviyorum" diyen kişiye benim saygı duymam gerektiği gibi.
bazen de bu inadın sebebi gereksiz işlev inanışından değil, ekonomik ideoloji kaynaklı olabilir. yani cep telefonunun ilk çıktığı zamanlar panasonic, nokia gibi devlerle nerdeyse boy ölçüşecek nitelikte telefon üreten aselsan'ın bu kadar kısa vadede nasıl bu kadar geri bırakılabildiğini anlayamayıp tepki vermektir kişisel olarak.
ne olursa olsun, her üç kişiye bir telefonun düştüğü ülkemizde cep telefonu kullanımının lüks olup olmadığı tartışmaları çoktan geri kaldı. şimdi benim gibi geri kafalar cep telefonunun kendisiyle uğraşıyor, lüks olanlar-lüks olmayanlar diye. ve esas konudan bağımsız olsa da yaşadığımız avrupanın en fakir ülkelerinden birinde çocuğu arkadaşlarına nokia bilmem kaç bilmem kaçıyla daha çok mesaj atsın diye iletişim vergisinin düşürülmesini isteyen insanları anlamıyorum. anlayamıyorum. insanların sosyal statüsünü, mekanda araba anahtarı ile birlikte masaya koydukları kameralı, radyolu, mp3lü, videolu, oyunlu, ısıtmalı, içten yanmalı, mikrofonlu, pompalı, çikolatalı, elektrikli, pilli cep telefonları ile belirlenmesini anlamıyorum, anlasam da içime sindiremiyorum.
Olaya renk katmak için birde dialog katalım;
-oo mertcan yeni mi
-evet notya 8890 üstelik pompalı
-aaa ne işe yarıyor o?
-kol gibi sıçıyorum , yine de tuvaletler tıkanmıyo ayol.
-vaauv cool!
özellikle 15-19 yaş arasında görülen meraktır. tabi bu gençlerimizin anlayışı da bir gariptir; 100 kontör almaya zorlanırlar ama ellerinde blackberry veya iphone vardır.
tüketim kudurukluğunun doğal sonucudur.
bugün aldığınız telefon 1 ay sonra, araba 1 sene sonra, bilgisayar 6 ay sonra "eski kasa" "bi önceki model" oluverir.
e ama ben bu amına kodumunu 12 taksitle aldıydım? farketmez. elden çıkar hemen, borcunu kapat, yenisini al.
tiksiniyorum.
"hacı s5 çıkmış, bendeki s6, sokim ona bendeki s7" gibi muhabbetler eşliğinde sürdürülen meraktır.
bir de "hacı bu bana yetmiyor yea" diyen dallamalar var. bu maloşun tek yaptığı tivit ya da ördek ağızlı kız fotosu layk'lamak veya "selfi" çekmek. ama gel gör ki yetmiyor. merak etmesin, samsung'taki mühendisler sen daha hızlı layk'layabilesin diye daha hızlı telefon üretecekler. koşar alırsın hmk.
sadece bir insan tanıdım şimdiye kadar. telefonda java ve html çalışıyordu. çeşitli simülasyonlar ve kaliteli fps oyunları oynuyordu. dizi izliyor, dil programlarıyla dil öğreniyor ve e kitap okuyordu. can kurban.
he sonuç olarak bana ne tabi, para senin.
not: dur la unutmadan, google play store'u de sikip attınız.