saka gibi bir bolumdu hakketen ,bu zikindirik bolumu 100. bolumuyle telafi edeceklerine inanmak istiyorum.
ne vardı bu bolumde;miles ve onun superuber gucu, ki ben o gucun seyirciye yansımasını pek gormedım. adam kendince bosluga dalıp birseyler soyluyor,cok guzel valla .sonrasında bizi miles ın babasıyla sasırtmaya kalkısıyorlar, yaw zaten boyle birbiriyle akraba olayları lost ta 1345. defa oldu biz buna mı 'ohaaa' diyecez,ben bundan sonra kate sawyerin anası cıksa sasırmam.
sen jacob a ,heykele, olu adam locke a ,tapınaga gelecegine bize dıs dolgusundan olmus adamın hikayesını veriyorsun bizde alıyoruz ,ama 100 den umutluyum hadi bakalım.
abc bu haftanın da boş geçmemesi için Oceanic altılısının hikayesini anlatan bir özel bölüm yayınladı. daha önce izlediğimiz bölümlerde oceanic altılısının yaşadıklarını parça parça görmüştük. dün yayınlanan bölümde tüm parçalar birleştirilmiş ve anlamayanlar için çok açık ve net olmuş. ilgi çekici bir bölüm olmamasına rağmen zaman kaybı da sayılmaz. önümüzdeki hafta acısını çıkaracağız gibi görünüyor.
desmond'ın ben'e kafa göz daldığı bölümdür. ayrıca hem russo'yu hem de pen'i öldürecekken çocuklarının çıkmasıyla birden imana gelen ben'in kızı gibi gördüğü alex'in öldürülmesine hiçbir bok yapmaması da ayrı bir olaydır. ayrıca gençleştirecez diye erol evgin peruğu yapmışlar ben'e o da hiç yakışmamış. olmamış ben olmamış diyoruz on üzerinden 2 puan verip kameralarımızı widemore'un ahenkle dans eden saçlarına çeviriyoruz.
dişindeki dolgusu patlayan adam olgusuyla olayı elektromanyetik dalgalara oradan philadelphia deneyine sonra sicim teorisine ordan schrödingerin kedisine kedinin kuyrunu da hurleye bağlayacak olan dizi. ayrıca richard'ın anıtları diken mısırlılardan olduğu, charlinin desmond ve pennynin çocuğu olduğu, sayid'in bir kardeşi olduğu ortaya çıktığında sawyer "time travel is a bitch" diye tepki verirken ismi horus'tan gelen horace "hayırdır inşallah, hayırdır inşallah..." deyip olaylara el atacaktır.*
Böyle giderse zaman ilerledikçe bizim altılı kendilerinin adaya gelmelerini görecektir, sonra gelen altılı grup adadan gidecektir, tekrar gelecektir adada bir altılı grup daha olacaktır. O altılı grup kendilerinin adaya ilk düştüğü anı izleyecektir, yeni gelen altılımız adadan gidip tekrar gelecektir. bi altılımız daha olacaktır. sonra bi altılı daha... altılı...altı.aa. derkeeeen olay sonsuz döngüye girecek adada sonsuz sawyer sonsuz kate olacaktır.
bla bla...
5. sezon 13. bölümde dizi tarihinin en hüzünlü sahnelerinden birine tanık olduğumuz dizi. evet, miles'ın 4 aylık halinin babasıyla beraber görüldüğü sahne.
hurley'in star wars muhabbetide güzeldi.
--spoiler--
Oha chang miles ın babasıymış . Dumur etti yine beni bu dizi .
HUrley da akıllı he 1977 de star wars yok diye almış eline kalemi kendi yazıyor *
--spoiler--
--spoiler--
5. sezonu izlemeye henuz baslamamis biri olarak dun gece televizyonda 5.sezondan bir bolumunu gordum. Iki dakika bakip, benjamin linus'in john locke'u oldurdugunu gorup, daha sonra da john locke'un bir adamla konustugunu ve bir kazadan bahsettigini duyup, yaralilardan birinin benjamin linus oldugunu gordugum dizi. nasil yani?!
--spoiler--
miles'ın bölümü. annesine babasını sorduğu an babasının dr.chang olduğu anlaşılıyor zaten, sonrasında da kendisi söylüyor.
hurley hani alem adam hakkaten. hastasıyız ailecek. geçen bölümlerin birinde de eline bakarak back to the future'a gönderme yapmıştı. şimdi de "star wars devam filmi daha yazılmadı.ben yazıp george lucas'a yollayacağım, kolaylık olsun." diyor, koparıyor tekrar ve tekrar.
mısır ile dharma'nın ve adanın bağlantısı olduğu aşikardı zaten. bu bölümde de jack'in temizlediği dharma okulunun sınıfının tahtasında da "old egyptian" "middle egyptian" "late egyptian" filan yazıyordu. dikkatli bakılırsa yan tarafta da simgeler filan var. eğitim şart yani. bir de jack tahtanın kalan kısmını bir saniyede temizledi. lost'a hiç yakıştıramadım böyle bir hatayı*. gerçi o yazılanlar fazla ilgi çekmesin diye yapılmıştır muhtemelen, mümkündür.
gelgelelim faraday'e en son 1974'e ilk gittiklerinde gözükmüştü. sonra jackfaraday'i sorduğunda, sawyer "artık burada değil" demişti. muhtemelen ilk geldikleri zaman onlara teklif edilen denizaltıyla dönme olayını kabul etti; "normal dünya"ya döndü ve şimdi de orkide istasyonuna araştırmacı olarak geri dönüyor. çünkü miles'ın taşıdığı cesedin ölüm sebebi çukur kazarken dolgusunun çıkıp beynini dağıtması. bu da muhtemelen orkide istasyonunda oluyor. yani çarkın yakınlarında bir yerlerde. sezon 4, bölüm bilmem kaçta ben'in tüm metalleri orkide'deki metal konmaması gereken yere-ki orası arkasında çarkı bulunduran yer- koyup orayı patlatması da adamın dolgusunun beynini dağıtabileceğini kanıtlar nitelikte. olanlar doğrultusunda dr.chang araştırmacı bir grup talebinde bulunmuş olabilir. yapılan araştırmalardan sonra tanıtım filmi çekilecek ve filmde o bölüme metal konulmaması uyarısı yapılcaktır. yani kanaatimce faraday'in tekrar adaya dönme sebebi orkide'deki enerjinin araştırılması. zira kendisi 5.sezonun ilk bölümünde orkide'de karşımıza çıkarak "nooluyoruz lan? bu herifin ne işi var burada?" dedirtmişti. daniel naaptı acaba geçen 3 yılda? gibi sorular da dönüp duruyor aklımda tabii. bekleyip görelim efem.
bir de birileri yıllar sonra karşılaşınca çok seviniyorum lan. öyle böyle değil. bi sawyer-jin karşılaşması gibi olmasa da yine sevindim. bana nooluyosa?
jack in temizlediği kara tahtada mısır tarihiyle ilgili yazılar bulunuyordu. eski mısır, orta mısır ve geç mısır diye üçe ayırmışlardı. mısırla ilgili tüyolar veriyor olabilir senaristler ya da yeniden izleyiciyi faka bastırmak için bilerek düşünülmüş bir ayrıntı olabilir. 5*13 ün 25. dakika 33. saniyesinde tam olarak görülebiliyor.
ABC' nin yayınladığı untangled videosunda 5x13' de görmediğimiz bir sahne var. Phil dolaba atılmış. elleri ağzı bağlanmış. silah doğrultan kişi de sawyer olmalı.
--spoiler s05e13-- miles straume'a duyulan antipatiyi bir anda sempatiye dönüştürmüş bölümdür. sonunda faraday'ın ortaya çıkmasıyla faraday hayranlarını sevindiren bölümdür ayrıca.
--spoiler s05e13--
önümüzdeki perşembe lost özel bölümü yayınlanacak, yeni bölüm de iki hafta sonra yayınlanacakmış. yapımcıların biraz zihnimizdekileri özetlememizi istediklerini düşünüyorum. iki hafta sonra yayınlanacak the variable bölümü dizinin 100. bölümü olacak. güzel bir bölüm olması muhtemel.
--spoiler--
5x13 miles' ın başrolde olduğu, farklı bir bölümdü. daha önce dr. chang' in bebeğini görmüştük adada. üstüne basa basa gösterdiklerinden ve miles' ın charlotte ile konuşmalarından miles' ın bu adada doğduğunu tahmin ediyordum. evet dr. chang miles' ın babası çıktı bu 5x13'de. miles adada doğmuş ve tahminime göre, annesinin babasının öldüğünü söylediğine göre, dr. chang öldükten sonra annesi miles' ı alıp ada dışına çıkmış. miles burada büyümüş, babasını hiç tanımamış, annesi kanser olmuş. miles' ın adaya geliş hikayesini de öğrendik; naomi dorrit, charles widmore için çalışıyordu ve adaya gitmek için miles' a büyük bir para teklif etti. miles kabul etti. dr. chang' in kendi bebekliğini sevdiğini gördüğünde ağlaması beni çok fena etti, itiraf etmeliyim.
diğer yandan aptal kate herkesin başına dert açacak bu gidişle. benjamin' in babası roger linus ile kırıştırırken adama birşeyler bildiğini belli etti. jack ne kadar kate' in birşey bilmediğini söylese de roger önümüzdeki bölümlerde horace' a söyleyecek birşeyler tahminimce. miles kamera kaydını yok edemeden gidince sinsi adam kasedi buldu, ama iyiki direk horace' a gitmek gibi bir zekilik yapmadı.
daniel' ın bölüm boyunca biryerlerden çıkacağını bekledim, cast listesinde adını görünce çok heyecanlanmıştım. tüh lan dedim, bak bölüm bitti hala görmedik, yalan söylemişler. ama son bir dakikaya girince denizaltından çıktı adamım. "seni görmek ne güzel" dedi miles' a. biz de sana diyoruz daniel, seni görmek ne güzel.
büyük ihtimalle önümüzdeki bölümde daniel faraday başrolü oynayacak. uzun zaman görmedik nerelerdeydi, neler oldu anlatsın bakalım.
--spoiler--
sevgili benjamin bu yazım sana ithafen yazılmıştır.
--spoiler şeysi--
baban dahil olmak üzere bütün bir köyü öldürdün (öldürülmesine göz yumdun, yardım ettin), babası tarafından ilk başta terk edilmiş sonrada böbrekleri çalınmış mahzun insan john lock u bir değil iki kere öldürdün, çocuk kaçırdın, insan kaçırdın, insanları yerlerinden yurtlarından ettin,..
ama velakin 5. sezon 12. bölümde önce adaya düşen diğer elemanlara:
-ya bu lock sakat adam dikkat edin hocalar buna dedin
yetmedi sonra geldin evinde jin e;
- la bu lock ölü mü diri mi ne olduğu belirsiz ne idiğü belirsiz bi adam
dedin. seni zaten sevmezdim lakin bu son saydığım iki hamlenle dizi karakterliğinden öte sana bi kin duyar oldum. desmond a saygılar abimizsin iki tanede benim için çaksaydın şerefsize.
--spoiler şeysi--
--spoiler--
önümüzdeki some like it hoth bölümünde miles göze çarpan karakterlerden biri olacak. küçüklüğünü bile göreceğiz. beni heyecanlandıran, daniel faraday' i önümüzdeki bölümlerde yeniden göreceğiz. hatta Naomi Dorrit' in de adı geçiyor cast listesinde.
--spoiler--
bilmem kaçıncı sezon, küsür bölüm muhabbetlerini bayıcı bulan, dizi lan altı üstü dizi diyen, tek sahne olsa da izlememiş, oyuncularını google de aratmamış canlı yok mudur dedirten yapım. bir ada sözkonusu heral duman muhabbetleri, ölümsüzlük, sawyer, benjamin, inler, cinler, huriler, top modeller, taş oğlanlar iyi süpermiş sittin sene uğraş verse, bir yerlerinden ter akıtsa bizimkiler böyle bir işin tek sezonunu çekemezler de hatta benzerini trt yayınlayacaktı ne olduysa olmadı. gel gelelim bu ne böyle arkadaş idiot olmuşsunuz.* kalitesi, sürükleyiciliği, senaryosu tartışmaya dahi açılamaz. kötü söyleyen lal olur pekala da arkadaş kaçırdığım bölümü izleyeceğim diye sabahlayan yada uyandıktan sonra hemen lost izlemeye koyulan havanın karardığını farketmeyen adam vay anasına seyirci merak ettirmiyor da değil de yazık gözlerinize kan çanağı oldu.****
ilk sezonun tekrarını şans eseri 1. bölümden yakaladığım için kendimi takdir ettiğim, her bölümü heyecanla beklenen dizi.
lakin senaristlerin topluca kafayı kırdıklarını düşünmeye başladım. bi yere bağlanabilecek gibi değil olaylar. "böyle devamını düşünmeden uydurmak serbestse ben de senarist olayım" diye düşünmek işten değil.
Others denen zımbırtının her türlü donanımı var, silahı var, eşyası, yiyeceği ve dış dünya ile bağlantısı var.* Aslında others diyerek adanın yerlisi konumuna soktuğumuz şey hiç de yerli falan çıkmayacak. Others aynen dharma gibi bir oluşum, adı her ne ise artık, dış dünya ile ciddi bağlantıları olması yanında yöneticileri de dışarıdan müdahale ediyor. Yani ortada bir de kapital var, bir amaç için uğraşan patronlar var dışarıda.
Diğer yanda dharma da bir şirket ve others'ın asıl tepkisini çeken yanı da bu. Üstelik dharma feci şekilde sun'ın babasına ait gibi duruyor...
ne yazık ki sonuçta herşeyin bir amaç, inanç, maneviyat kavgası değil de bir para kavgası, güç kavgası olduğu ortaya çıkacak...