6. sezonla ilgili aldığı 'hiç promo yayınlanmıyor yahu' ele$tirisini haketmeyen dizi. tamam belki beklenildiği ölçütlerde herkesi tatmin edecek promoların yayınlanma sıklığı pek fazla olmayabilir ancak comic-con'da merakımızı körükleyen çok 'fena' bir promo yayınlanmı$ idi.
gün be gün, 6. sezon öncesi yayınlanmı$/yayınlanacak promoları, setten sızdırılan fotoğrafları, yapımcılar tarafından açıklanan yahut yine internete sızdırılan bir takım offical/unoffical materyalleri nessima'dan takip etmek mümkündür.
bookmark yapılması, rss'si alınması muhtemel linkimiz $udur;
dizinin başında bir açıklama yapılmıştır, dizide gerçekleşen her olayın bilimsel bir açıklaması olacak diye, bu yüzdendir ki 4 sezon boyunca diziyi izlemişimdir, ta ki bir adamın bir direksiyonu çevirerek koskoca adayı yoketmesini görene kadar, koskoca kara parçası birdenbire nasıl yokolur? dizi artık haddini aşmış, sınırlarını zorlamıştır.
dört sezon boyunca, benjamin linus ve charles widmore'un çok önemli kişiler olduğunu düşündüren ve diziyi aslında bunların çekişmesiymiş gibi gösteren ve fakat beşinci sezon sonunda aslında bunların ve geri kalan herkesin (jake, sawyer, kate, sayid, hugo vs...) çok sıradan ve önemsiz kişiler olduğunu anladığımız dizi. jack çok karizma, sawyer'ın havasına bitiyorum diyenlerin jakob'u gördükten sonra hepsinin hava olduğunu farkettiklerini düşünmekteyim.
--spoiler--
jakop sezon finalinde ölüyormuş gibi gözükse de iiana'ya yüzü gözü sarılıyken söylediği "will you help me?" sorusunun ardından aldığı "yes of course" cevabının boş yere olmadığını düşünmekteyim. ama sanki john locke gerçekten öldü gibi. çünkü faraday'ın dediği gibi, ölmüşsen ölmüşsündür. evet john locke kılığında benjamin linus'u kandıran adamın sezon finalinde başta görülen adam olduğu kesin. bir de şöyle bir ironi var; bü sezonlar boyunca en büyük hüneri insanları kandırmak olan benjamin linus'un en büyük kandırmacaya aldanması, kandırılması...
--spoiler--
kurtlar vadisi pusu muhabbetleri dönerken mal mal bakmama ve sahi bir lost vardı ne oldu ona şeklinde sorulara tabii tutulmama sebebiyet veren dizidir. lan 9 ay ara verirsin de hiç mi insafın yok bir fragman en ufak bir kare bile göstersen yeni sezondan zaten 2 ay kritiğini yaparız burda ?!
senaristlerin hala bir son bulamadığını düşündüğüm ve bu yüzden çok korktuğum dizidir. şayet durum böyleyse çok bok bir son bekliyor bizi. ben 6 senemi bir hiç için vermedim yalnız bu biline.
5.sezon sekizinci bölüm itibariyle bir kavak yelleri ne bileyim bir closer havası veren dizi. bekçi uşağı, aşçı uşağı, bahçıvan uşağı, sonra hepsi uşağı. bu nasıl bir dörtleme lan jack, kate, sawyer, juliet. az önce bu gözler sawyer ın juliet'e yumulduğunu gördü. ulan dizideki hiçbirşeye, zamanda yolculuklar, yok uçmalar kaçmalar, yok karadumanlar, hiçbirine şaşırmıyorum da bu aşk döngülerini aklım almıyor arkadaş. sendeyiz behlül...
--i$bu entry 6. sezon cast'ı hakkında ciddi spoiler muhteva eder--
john locke'un sevgilisi helen, juliet'in karde$i rachel ve alex yeni sezonda aramızda olacaklar.
ve bombayı patlatıyorum:
"Bu isimlerin yanı sıra Cynthia Watros (Libby), Michelle Rodriguez (Ana-Lucia) gibi oyuncular da diziye dönmekte ve bu liste uzayıp gidiyor. Üstelik bu isimlerin bazıları belli bir süre için değil, daha da uzun bir zaman aralığı için dönecek."
John Hawkes, LOST'un 6. Sezonuna katılıyor! Usta oyuncu, dizimizde Lennon adlı bir karakteri canlandıracak. Karakteristik özellikleri olarak; Lennon, sinirli ve pasaklı biri olacak. iş kariyeri olarak; Bir yabancı şirketin sözcüsü ve şirketin başkanı için tercümanlık yapacak.
Bir Yeni Karakter Daha!
Son Samuray ve Bitirim ikili 3'ten tanıdığımız Hiroyuki Shimosawa LOST'un 6. Sezonuna katılıyor.
gözden kaçabilir ki önemlidir, benjamin linus'un others'ın lideri olması john locke'un i$idir. nasıl derseniz; parlamalar olduğu dönemde 50'li yıllara giden john locke richard'a 'lideriniz, benjamin' diyordu bunu duyan richard ormanda kar$ıla$tığı küçük ben'i gördükten sonra john'a inandı ve ardından 70'li yıllarda sayid benjamin'i vurduktan sonra onu temple'a götürüp iyile$tirdi. peki benjamin kendi halinde küçük bir velet olsaydı kaderine terkedilmezmiydi ? bingo. richard liderlerinin ölmesine izin vermedi ve bir kaç doz black smoke enjekte etti benjo'ya. sonra bir uçak dü$tü seneler sonra, bizlerde 'manipule dersleri' almaya ba$ladık benjamin hocadan falan.
--spoiler--
3. sezonda görülen cabin'in içindeki jacob değil , 5x16'daki siyah tişörtlü adamdır. açıklayayım ?
kabinin etrafında küller vardı ki adam çıkıp jacob'u öldürmesin. eğer küller olmasaydı zaten o adamın john locke'i benjamine karşı kullanması gerekmezdi. yani gidip o anda başka birinin içine girer ne bileyim bi grubun komutanının içine , emir verdirtir şu adamı öldürün diye ve jacob ölürdü. ancak cabinin etrafındaki küllerin 5x16'da yeni bozulduğunu gördük ve yeni kazazedeler bu durum karşısında şaşkına dönmüştü ve hemen cabini yakmıştı. o küller bozulunca mr. black serbest kaldı ve adada en uygun beden john locke'u canlandırmıştı yani içine girmişti yada her neyse.. daha sonrası malum. ayrıca 3. sezonda ben , locke ile cabine uğradıktan sonra sordu :
-sana ne dedi ?
locke : yardım et !
evet yardım istedi çünkü oradan çıkamıyordu.. umarım açıklayıcıdır.
edit: ayrıca ben de cabindeki adamın jacob olmadığını biliyordu. çünkü 5x16'da seni hiç göremedim anlamında şeyler söylüyordu jacoba. john locke inat edince , onu kendisine tehdit malzemesi olarak gördüğü için mr. blackın önüne attı.. ancak başarısız olunca dharma mezarının içine atıp kurşunladı.. yine de kurtulamadı.
--spoiler--
çok net hatırlıyorum; yaklaşık 1 ay önce "lan neyini izliyorlar bu dizinin, dur bi bakayım." diye başladığım, ilk sezonnda "eee bunun neresine bu kadar bağlanıyorlar lan, çok da ahım şahım bir şey değilmiş." derken kendimi 5. sezon bittiğinde 6. sezona kadar meraktan ne halt yiyeceğimi düşünüp çıldırırken buldum. ne ara bağımlı oldum, ne ara beni bu kadar içine aldı bilmiyorum. ama aman diyim, yeni başlayacaksanız dikkat edin kendinize.
5. sezonda gördüğümüz üzeri, Desmond ve penny nin oğlunun ismi charlie dir.uçakla adaya düşen ve sonra ölen Charlie den çok sonra doğuyor, yani dizinin şimdiki zamanında. Desmond ın adadan evine döndüğündeki zaman diliminde. Bence desmond ın oğlu olan charlie, adada ölen, bildiğimiz charlie. Nasıl mı olur? bal gibi olur. Öyle olacak, biliyorum.
benzer dizilerin lost bittikten sonra türeyeceği kesin... ha tutar mı orası meçhul... ama böyle bir dizi bir daha gelir mi? o da zor. iyi bir kurgusu var... ilk izlemeye başladığımda, gizli kareleri yakalamak için, john orda ne demiş, sawyer orda kimi götürmüş, desmond ne görmüş anlayabilmek için paso pause butonuna basmaktan ebem sikildi! bu dizi, adama bunu yaptırıyor evet!
5. sezonun ilk 3 bölümü tırt olup yavaş yavaş heyecanlanmamı sağlayan dizi. ama ne yazıkki 5. sezon tırt ötesi bir sonla bitmiştir. 6. sezonda varmış izlemem diyen yalan söyler, çekirdek gibidir bu dizi bi kere tattınızmı devamı gelir zevk verir mi vermezmi bilinmez ama amaçsızca izlemeye devam edersiniz.
5.sezonu bitiren herkesin dört gözle son sezonunu beklediği aşmış dizi...
yarattığı gerçek üstü dünyadan kolay kolay çıkarmaz insanı, hapseder resmen.... hele birde üst üste seyretme şansınız varsa kendinizi kaptırır, yemek tuvalet olaylarını bırakırsınız... öyle de bir etkisi vardır. 1.sezondan bu yana kaç sene geçti bir kez olsun ''ulan baydı bu'' dedirtmedi.
comic-con 2009 video'sunda hugo'nun elinde bulunan ve omzuna astığı materyellerin ne alaka olduğunu anlıyamadığım dizi. sırtındakini geçtim elinde ki bıçak gibi bir şey ve bana direk jacob'ın bıçağını hatırlattı.
uzun zaman geçti üstünden sallıyorum direk siz dikkatlice bakın.
- Jack ve Cindy'nin içkiler hakkındaki konuşması gerçekleşti.
- Rose da uçakta, Bernard'ı bekliyordu.
- Türbülans olur, ancak bu sefer uçak düşmez ve uçmaya devam eder.
- Bernard gözükür ve elbiselerini değiştirmesi gerektiğiyle ilgili bir espri yapar.
- Charlie rahatsızlanır, Cindy onun yanına koşar ve bir doktor ister.
- Uçak havaalanına iner.
- Uçaktan ilk inen Charlie olur.
- Hurley uçaktan iner ve Dr. Arzt tarafından tavuk restoranı reklamlarındaki rolüyle tanınır. Arzt Hurley'den o meşhur sloganını duymak ister.
- Sawyer ikisi arasındaki konuşmayı izler.
- Boone ve Locke aralarında bir iki laf ederler.
- Boone Birinci Sınıf koltuklarda gelmedikleri için üzgündür.
- Locke tekerlekli sandalyesine yerleştirilir.
- Jack, babasının cenazesinin 2 saate başlayacağını öğrenerek çılgına döner.
- Christian'ın tabutuna bir şeyler olmuştur.
- Jin ve Sun konuşurlar ve Jin'in hareketleri ilk sezondaki gibi kaba sabadır.
- Jin sadece Korece konuşur.
- Kate kelepçelidir ve polis Marshall’la birlikte ilerler.
- Kate tuvalete gitmek ister, tuvaletteyken kaçmaya yeltenir.
- Kaçarken dışarıda Hurley'le karşılaşır ve Hey der.
- Kaçtıktan sonra bir taksiye biner ve şoförün kafasına silah doğrultur.
- Claire aynı takside oturmaktadır.
- Başka bir çekimde Kate arabayı sürerken ve Claire arabaya binerken görülür.
- Marshall taksinin arkasından koşar.
- Hurley'nin bir zamanlar yaşadığı büyük ev gözükür. Kate ve Claire taksiden inerek eve giderler ve kapıyı çalarlar.
- Bilinmeyen bir kadın kapıyı açar ve çığlık atar. Claire'in bebeğini, onun kocası sebebiyle evlatlık edinemeyecektir. Bu kadın, 1. sezonda medyum Richard Malkin';in bahsettiği kadındır.
- Birkaç laftan sonra Claire çığlık atıp bağırmaya başlar.