beklentilerin çok altında bir final olmuştur. ağlatmıştır o ayrı. boşluğunun dolmasını beklemek mantıksız olur zira hiç bir dizi başaramaz bunu. içimde bir burukluk var. şaka maka bitti be.
--spoiler--
nadia nadia diye ortalığı birbirine kattın, tek aşk dedin, ilahi aşk dedin, shannon'ı görünce ne nadia kaldı ne bişey. ayıp bence bu yaptığın sayid efendi.
--spoiler--
beşinci sezonun sonunda bitmesi gereken diziydi. beşinci sezon finalinde, juliet bombayı patlatınca o ambar hiç kurulmamış olacaktı. ambar kurulmayınca uçak düşmemiş olacaktı. uçak düşmeyince de hayatlarına normal bir şekilde devam edeceklerdi. böylece dizi güzel bir şekilde sonlanmış olacaktı. ama uçak sağsalim indikten sonraki hayat, altıncı sezonda bizlere alternatif hayat olarak gösterildi ve vasat giden altıncı sezon, finalinde de beklenen etkiyi yaratmadı. belki de beklentilerimiz çok yüksekti ondan böyle oldu. belki de senaritstler de beşinci sezonda bitirmek istiyorlardı ama yapımcıların önerdiği paralar onları altıncı sezonu yazmaya zorladı. çünkü beşinci sezonun sonunda birçok şey mantıklı bir şekilde yerli yerine oturuyordu. altıncı sezonda ise son bölüme kadar gizem verilmeye devam edildi. hatta son bölümde bile. neyse artık olan olmuş. finale fazla da bok atmaya gerek yok. 6 yılın hatrı var. bizi aşk-ı memnu, yaprak dökümü ve türevlerinden kurtardı. tv şovlarındaki standartları yükseltti. sadece izlettirmedi, izledikten sonra düşünmeye, teori üretmeye teşvik etti.
bitmeseydi keşke bitmeseydi cesur ve güzel gibi bir şeye dönüşseydi yine de izlerdim bir daha sawyer gibi bir karakter nerede görüceğiz nerede jack'i bulacağız üzüldüm çok bitmeseydi sıçsaydı sıvasaydı ama bitmeseydi ... özleyeceğim lost seni.
zat-ı alilerini hayatının sabitlerinden birisini yapmış bünyeleri hayal kırıklığına uğratmış; burunlarından oluk oluk kan gelmesine neden olmuş dizidir.
öncelikle cümleten geçmiş olsun, diyeceğim bi kaç şey var:
şu laf kadar ifrit olduğum başka laf olmadı: "6 senemi verdim ben ulan!"
bak arkadaşım, gel kandırmayalım birbirimizi. bırak bu "ben emek verdim bu diziye" ayaklarını. sanırsın ki herif ada da ışıkçılık yaptı, yeri geldi getir-götür işi yaptı, dağda bayırda çadırlarda kaldı. lan götünü yayıp oturup izledin, ne bu artislik, niye delirtiyosun adamı!
ikinci olarak da: teori falan üretmemiş, ama her bölümü merakla beklemiş, düz bir lost fanı olarak, belki içinde bulunduğum psikolojik nedenlerden de cidden hüngür hüngür ağladım.
hani ben de yadırgadım aslında "lan noluyoruz, duyguya kapıldık gittik" diye ama yok kuantumu, paralel evreni falan boş işler.
gerçek mutluluk "yanlız" kalmamak hayatta ve ölümde... ki bunu da finalde üstüne basa basa vurgulamışlar.
ve bitti; bi sigara yakalım balkona çıkıp, yıldızlara bakarak...
-
bu arada demezsem olmaz: [spoiler] jack o gözleri kapadı ya [/spoiler],
n'olur bitme lan dedim.
sevmiştik be. nejat alp' ten gelsin tüm lostie' lere:
anlatılmaz yaşanır, hıçkıra hıçkıra ağlatır. 6 senede hayatın bir parçası olmuştur, flashbackler yaşatır. s.keyim soruları benden bir parçaymışsın lan lost.
--spoiler--
son bölümde kilisede daniel faraday ile charlotte i birlikte göstermeyerek üzmüştür. ne var ulan ada sakinlerinden değillerdi ise. hiç olmazsa alex i göreydik son kez.
--spoiler--
--spoiler--
final bölümü sade idi. jack desmond'ı mağarada alırken ikisinin arasında geçen diyalog ve jack-christian arasındaki diyalog bence bölümün zirve noktalarıydı. sondaki diyaloglar herkesin diziyi yorumlama tarzına göre farklı şeyler çıkarabilecekleri türden konuşmalardı. jack'in "i died too" demesi, diğer lostielerin de jack'ten önce veya sonra bir zaman ölmüş olmaları ve lostielerin christian'a göre alternatif evreni lostielerin buluşma mekânı olarak yaratmış olmaları alelade bir yorumla araf fikrini akla getirebilir ancak tabiki bundan fazlası vardır.
jack'in 1x01'de uyandığı yere gidip hayata gözlerini yumması çok önemli bir ayrıntı.
daha güzel çıkarımlar yapabilmek için final bölümünü en az bir kez daha izlemek gerekiyor.
--spoiler--
--spoiler--
söylüyorum dostlar. 5. sezonun son bölümünde patlayan hidrojen bombasıyla beraber herkes ölmüştü. 6. sezon ve bundan sonraki yaşananların hepsi aslında yaşanmamış, diğer tarafa geçmek için yapılan hareketlerdi. kanıtı da juliet'in bomba patladıktan sonra sawyer'in kollarında "it worked" demesidir.
ayrıca şahsi kanaatimce de dizi jack'in hayatıdır.
desmond'un ışığı kapaması da jack in ve flocke nin ölümlü olması içindi.
cem yılmazın demesi gibi: "pamuğu tıkayınca gerisi yalan"
--spoiler--
içimde şöyle bi boşluk var sanki ne bileyim sanki hiçbir şey eskisi gibi olmayacakmış gibi...
final için iyiydi yada kötüydü diyemeceğim çünkü o gözle bakamadım, o şekilde izleyemedim. lost öyle birşey olmuş ki bu kadar sezon ardından ne yaparlarsa yapsınlar zaten havada kalacaktı.bence fazla söze gerek de olmamalıdır tıpkı ölünü arkasından konuşulmayacağı gibi!
son olarak; aferin be aferin size bizlere, tüm dünyaya böyle bi dizi izlettirdiniz ya helal olsun...
6 yıl boyunca -özellikle ilk 3 yılda- insanlara tüm zamanların en iyi dizisini sunmuştur.
yani finali istediği kadar kötü bitirme şansına sahip olan tek dizidir.
beyazıyla siyahıyla, dumanıyla ışığıyla sona ermiş olan dizidir. insanlara fazla merak iyi değildir mesajı bırakarak gitti bu dizi. merakı giderilen insan mutlu insan olmuyor çoğu zaman.
--spoiler--
cehennemdeki şeytanı mı tutuyorlarmış?
--spoiler--
daha başlıyorum yeni son bölüme ama ekşi sözlükte adolf hitlerin son bölümü izlemesi vs vs dıye başlık açmışlar siktiler her şeyi.. anıyorum hepsini.
sonu o kadar tepki alınca izlemeyenlerin pişman olmadıkları, hatta rahat bi ohhhh çektikleri diziydi.
sözlük yazarlarının itirafları köşesinde yer alması gerekir ama burada dursun: eğer ki sonu herkesi memnun etseydi
işte o zaman izlemediğime pişman bin pişman olacaktım.
--spoiler--
john locke 2 kere öldü, claire 9 doğurdu. jack'le esau'nun vs dövüş filmlerini aratmadı. bazı şeyler o kadar belliydi ki. sun ile ilgilenecek doktorun ve jack in oğlunun annesinin juliet olduğu. claire tuvalete diye giderken kate'in peşinden gitmesi, onu doğurtturacağını direk belli etti. bilemiyorum dizi sırf tesadüf üzerine mi çalışıyor.
--spoiler--
güzel bir finalle biten dizidir. birçok kişinin beğenmemesine karşın gayet güzeldi. evet ada neydi, ışık nedir black smoke nasıl oluşuyor gibi teknik sorulara cevap vermese de genel itibariyle senaristlerin dediği ilk bölümden finalini biliyoruz ifadesinin gerçek olduğu anlaşılmıştır.
şu halde diziye genel bir bakarsak;
--spoiler--
ilk 5 sezonda olan her şey gerçekti. 6. sezonda alternatif zaman veya paralel evren diye nitelendirdiğimiz görüntülerde herkes ölüydü fakat ölü olduklarının farkında değillerdi. farklarına varmaarı için herkesin en mutlu oldukları kişilerle temas etmeleri gerekiyordu ve ışığa veya cennete gitmeleri için de jack'in babasının dediği gibi hayatının en önemli zamanlarını geçirdikleri kişilerle buluşmaları gerekiyordu. jack'ın orasının burasının kanamasının nedeni de aslında "hatırla ulan öldüğünü" anlamını taşımaktaydı. fakat jack kate elleyene kadar hatta elledikten sonra bile mankafalığını gösterdi ve hatırlayamadı. bir de hurley ve ben'in ölmesi var ki bu da gösteriyorki hurley jacob olduktan bir süre sonra jacob'ın yaptığı gibi bir hata yaptı başka bir blacksmoke oluştu ve 6 sezon adada izlediğim tarz olaylar kendini tekrar etti ve hurley yerini bir başka adaya bırakayıp öldü. alternatif zaman veya paralel evren denilen yerin araf olduğu birçok yerde vurgulanmakta. fakat bu yeri hurley'nin jacop iken oluştumuş olması da muhtemel. çünkü jack'in babası "burası birbirinizi bulabilmek için birlikte yaptığınız bir yer" diyor. fakat buradaki yerden kasıt kilise olabilir ve orası da araf.
--spoiler--
ulan bu kadar şeyi açıklayan bir lost üçlemesi çekilebilir. fakat yinede birçok şey kafama yatmış ve birçok kişinin bahsettiği gibi final ve dizi hayal kırıklığına uğratmamıştır.