dünya üzerinde yüz milyonları ekran başına kitleyen lost dizisinin sırrı çözüldü. andrew smith adlı bir amerikalı senaryodaki gizemi çözüp seventh seal theory adıyla internet sitelerine gönderdi. işte lost’un sırrı;
fısıltılar kime ait?
ada, doğal bir mineral(black rock). alvar hanso’nun dedesi magnus hanso’nun niyeti köleleriyle birlikte bu efsanevi black rock’ı patlatıp elde edeceği madeni satmaktı. bir fırtınaya yakalanarak karaya vurdular. magnus kurtuldu, köleler öldü. adayı terk etmek için bir sal inşa etti. kölelerin çığlıkları kulaklarındaydı. aslında onları gerçekten duyuyordu. black rock elekromanyetik aktiviteyi, sesi, düşünceyi, hafızayı kaydediyordu. aynı zamanda ona geleceğiyle ilgili sezgisel bir fikir de veriyordu. bir gemi yapıp eve döndü. gemisiyle adaya makul bir mesafede seyrederek meditasyon halinde, taşın ona gelecekle ilgili anlattıklarını telakki etti. bunları ticaret hayatında kullanarak adanın sırrıyla birlikte varisi alvar hanso’ya bırakabilecek kadar muazzam bir servete sahip olacaktı.
gizemli sayılar
valenzetti adlı matematikçi, dünyanın sonuna dair ‘4,8,15,16,23,42’ sayılarını içeren bir formül hesaplamıştı. bu sayıların her yerde olduklarını ve dünyanın sonunun tahmininde önemli olduğunu iddia ediyordu. alvar formülü ögrendi ve adanın kendisine verdigi bilgiyle alakalı bularak valenzetti ile dharma inisiyasyonunu oluşturdu. amaç bu sayıları değiştirerek dünyayı öngörülen korkunç sondan kurtarmaktı. alvar insanlığın iyiliği için adayı bazı kalifiye insanlarla paylaşması gerektiğini biliyordu. bu yüzden bilimadamlarını ve psişik sınırlara dayanan güçlere sahip özel çocukları adaya getirdi.
adadaki istasyonlar
adada kurulan istasyonlarda kaderin değiştirilemezliği teorisini sınayan deneyler yapıldı. bu deneylerden biri swan’dı. aslında test edilen şey, görevlerine olan inanlarının kaderi yerinden bir milimetre oynatıp oynatamayacağıydı. işe yaramadı. sorunlu kaderin adada hapsedilmesine karar verildi.
merak edilen jacob kim?
çocukların en özeli jacob zihniyle objeleri oynatabiliyordu. madem black rock hafızayı depolayabiliyordu, jacob da kayanın gücünün yoğun olduğu yere yerleştirildi ve bir bilim adamı ordusunun gözlemi altında kayadan kaderi emmeye çalıştı. daha sonra ‘incident’ olarak bahsedilecek patlama gerçekleşti. jacob bu patlamayla cismani formunu kaybedip black rock tarafından emildi. ama nesneleri hala oynatabiliyordu. kendini taş halinde hareket ettirebiliyordu. siyah bir toz bulutu halinde hareket edip çeşitli şekillere bürüyebiliyordu.
kaderi değiştiremediler
patlama enerjinin serbest bırakılmasını gerekli kılmıştı. yoğunlaşan enerji bilim adamlarının kader üzerindeki araştırmalarının sürmesini sağlıyor, enerjinin periyodik olarak boşaltılması ise başka felaketleri önlemeye yarıyordu. swan’ın artık gerçek bir amacı vardı. elektromanyetik enerjinin her 108 dakikada bir yakındaki bir başka uyduya aktarılması gerekiyordu. bu iş için radzinsky ve inman atandı. fakat onlar kaderin değişmeyeceğini düşündüler. bununla birlikte incident, dünyanın felaketine yol açacak olan bir anomali yaratmıştı.
adaya anomali çekti
bakunine, bu anomalinin dünya üzerinde yarattığı etkiyi takip etme ve etkileyebileceği insanların profilini çıkarma görevi verildi. o da flame istasyonu vasıtasıyla bu insanları buldu. her biri bir şekilde düşen uçakla ya da birbiriyle bağlantılıydı. anomali büyük dalgalar halinde büyüyecekti. sonunda bir şekilde bütün bu insanlar aynı gün aynı saatte aynı uçağa bindirilerek adaya getirildiler. dharma kaderin rotasının tamirinde (course-correcting) ona yardımcı oluyordu."
karakterlerin birbirlerini istedikleri zaman cok rahat bayilttiklari dizi. ya adamlarda ne el ayari var, arkadan enseye bir indiriyorlar, adam mutlaka bayiliyor. ulan bi kere de hassas bir yerine gelsin darbe, olsun biri ya da ilk vurusta bayilmasin...
(#2811271) daki yazıdan etkilendiğimden dolayı yine bir lost teorisi yapmak üzereyim sevgili dostlar.
--spoiler--
charlie pace öldü. ama başka bir formda geri geleceğini promolardan biliyoruz.
adada yaşayan ve zaman içinde seyirci tarafından lostie ve the others olarak bilinen taraflar önceden birbirine düşman gözüyle bakıyorlardı fakat adaya yeni gelecek olan kişiler ikisinin de ortak düşmanı olduğundan aynı tarafta yer alacaklar ve omuz omuza çarpışacaklar.
adaya gelenler kim diye sorarsanız daha yapımcılarla konuşmadım ama bence dharma. hem the others'dan intikam almak hem de adanın varlığından haberdar olan lostie tayfasının kökünü kurutmak için geri geldiler.
--spoiler--
hele bi olsun lostradomus'a çıkacak adım ama herşey sözlük için.
tv.com'daki gelecek bölümün yazısı beni benden almış evin içinde dört dönmeme sebebiyet vermiştir.
--spoiler--
Next episode: The Beginning of The End
They thought they had met the enemy. They thought they had seen evil. They thought wrong. The new season begins. And as the death of Charlie reverberates around the island, another form of death approaches the island. Unlikely alliances are formed, as the enemy of their enemy becomes their friend. But who can be trusted? And is rescue really as close as it seems? Season Four: Defend The Island, Or Die.
Airs: Thursday January 31, 2008
meali; (eksik yanlış demeyin bu ayarda birşey işte)
Gelecek bölüm: Sonun Başlangıcı
Düşmanları ile karşılaştıklarını sandılar. Kötü olanla yüzleştiklerini sandılar. Yanıldılar. Yeni sezon başlıyor. Charlie Pace'in ölümünün yankıları adaya ulaşırken, ölümün başka bir yüzü adaya yaklaşmakta. Düşmanın düşmanı dost oluyor, beklenmedik ittifaklar kuruluyor. Ama kime güvenilebilir? ve kurtuluş göründüğü kadar yakın mı? Sezon Dört: Adayı savun veya Öl.
31 Ocak 2008, Perşembe
--spoiler-- **
4. sezonunun acili$ sahnesi icin tahminler yurutulen dizi.
--spoiler--
4. sezon icin yayinlanan promolarin bir tanesinde meyvelerin patladigi bir sahne goruyorduk.gelen bilgilere gore** o sahnede hurley arabasi ile o meyvelere giriyormu$.o patlama ondan oluyormu$.yani acili$ sahnesi bir flashforward olabilirmi$. ***
--spoiler--
isyerindeki ana bilgisayar * coktugunde, sistemi yedeklerden geri yukleyemediginizde ve patron yedekler neden calismiyor diye sordugunda verilebilecek yanit.
zira zamaninda kendi bilgisayarinizda yer kalmadigi icin, indirdiginiz tum film ve dizileri ana bilgisayara tasimissinizdir. filmlerin dizilerin yedegi gunluk olarak alinmis ama yedek kartusu doldugu icin sirket bilgilerinizin yedegi alinamamistir. yedekleri geri yuklemek istediginizde gordugunuz ise Lost'un 3. sezon bolumleridir.
kimseye gorunmeden binadan ayrilmak ve bir daha o semte ugramamak yapilmasi gereken en uygun davranistir.
4.sezon için önce şubatta başlayacak dediler ama sonradan şubatta 3.sezonun 7.bölümünden tekrar başlayacağını duyurdular. yani basit bir mantıkla nisan mayısı bulacak 4.sezon.
tralier'inde "bazıları dönecek, bazıları dönmeyecek" diyerek beni benden almış dizi.
Gün itibari ile 3. sezonu bitirip,lan keske az yavaş gideydim de yeni sezonu yakalayaydım, dedirtti.
Efendim gelelim tahminlere.
3. sezon finali ve 4. sezon tarlier'i birleştiğinde, Jack ve ağlak surat kate'nin come back yaptığını anlıyoruz.
hakkın rahmetine kavuşan vatandaşın, izleyenler biliyor onu, "o gemi o gemi değil" lafı üzerine anlıyoruz ki, geri dönenler ibine dharmacılar. Şerefsizler.
şinci ol bu durumda, dizinin hibine başı olan ben karaktersizinin, nasıl masum bir hibinaya dönüşeceğini izleyeceğız.
John denen şerefsiz de ayrı bir başlıktır ayrıcana. Kedi gibi ölmeyen karakter ya da öldürmeyen allah öldürmüyor ya da kötüler ölmez.
Hııım...
işte 4. sezonda açıklanacak bazı kışkırtıcı sorular
- John kötü mü acaba?
- Jack genlerden dolayı mı alkolik oldu?
- Kate, sawyer'a verecek mi gene?
- Jin çocuğunu vaftiz mi ettirecek, buda tapınağı mı isterüm diyecek?
- ben, beni benden alacak mı?
Not-2: Ulan hollywood, allah belanı versin. 3. sezon final bölümünde jack'e takacak daha iyi sakal bulamadın mı? Noel baba sakalı yapsanız daha gerçekçi olurdu.
ilginç bir dizidir.
uçak varmışta adaya düşmüşte tüm yolcuların geçmişte birbirleriyle bağlantıları varmışta falan filan. etmeyin eylemeyin böyle saçma sapan dizi olmaz.
son yayınlanan promo da gözüme takılan bişeyler var
--spoiler--
1.03 de christian shephardjacob'un oturduğu gibi bir sandalyede oturuyor. ardından gelen karelerden anlıyoruz ki hurley, jacob'un kulübesini bulmuş ve kırık camdan bakarak içeride birinin* oturduğunu görmüş. bu yüzden de gözleri faltaşı gibi açılmış ve hortlak görmüş gibi koşmaya başlamış. ya da ben öyle yorumladım.
1.05 saniyede arkadaki mavili arkadaşı charlie pace'e benzettim. bu hala içimizdeki charlie ölmedi kalbimizde yaşıyor tezinin gözümüzü yanıltması da olabilir gerçekten dipdiri orda da olabilir. ama promo'nun geri kalanında hiç görünmeyişi bu tezi bende. sizi bilemeyeceğim. allah tan umut kesilmez.
dharma amblemi içindebir adet 6 rakamı var. tek kare göründükten sonra diğer karede bu hydra istasyonunun amblemine dönüşüyor. diğer promolarda da sık sık görünen bir tahta üstündeki hydra istasyonu amblemi hydra istasyonunun patlamış ve parçaların adaya dağılmış olabileceği düşüncesini getirdi aklıma. günahını almış gibi olmaylım ama john locke'tan şüpheleniyorum feci halde.
yayıncılar şaşırtmamış ve 1.08 inci saniyeye de bişey koymuşlar. kate ablamızı görüyoruz orda yukardan kendisine yöneltilen bir ışık var ve akabinde kendisine saldırılıyor. demek ki adaya gelenler her kimse ellerinde helikopter ve benzeri gelişmiş silahlar bulunuyor. kate'in boğazına bıçak dayayan eleman da önceki karelerde görünen çekik gözlü zat-ı muhterem sanırım. demek ki adaya gelenler bizimkilere savaş açmış ya da ada halkı ikiye ayrılmış.
1.22 saniyede bir uçak enkazının önünde kate ve sawyer in konuşması var. uçak enkazı bana yabancı geldi yanılıyorsam düzeltin.
1.26 da "some will leave the island" diyor. yani birileri izlanda'dan ayrılacakmış. ardından 1.28 de hurley i tahminen libby nin mezarı başında görüyoruz. muhtemelen adadan ayrılacaklardan biri hurley dir ve libby ile vedalaşıyordur. saf duygusal ayım benim.
promo'da michael ve walt'dan birini göremediğimiz de dikkatlerden kaçmadı.
kendimi tutamıyorum. bir şiirle seslenmek tüm lost severler adına j j abrams a seslenmek istiyorum acun bey.
ağlasam sesimi duyar mısınız lost adasında?
dokunabilirmisiniz flight 815'e ellerinizle?
bilmezdim sawyer'ın bu kadar piç,
kate'inse güzel olduğunu ara vermeden önce
bir tarih var
biliyorum
herşeyi söylemek mümkün
epeyce yaklaşmışız
izliyoruz
anlayamıyoruz.