yarın gece kurtlar vadisi havası ile izleyeceğimiz bir dizi olacak sanırsam. lan noluyo anasını satayım dediğim dizidir. önceden bu godumun siyah dumanı ne, bu kutup ayısının ne işi var lan burada derdik. baktım gördüm sneak peak e savaş var lan. olum noluyo lan. sawyer da polat misali savaşıyo tek başına. du bakalım yarını bekleyelim.
4.sezon 9.bölüm sneak peak inde gördüğümüz üzre...
--spoiler--
en son türkiye yi ayağa kaldıran josh holloway yani sawyer ı otomatik tüfekler karşısında tahta bir piknik masası arkasına saklanırken görünce cüneyt arkın a karşı fazla acımasız olduğumuz aklıma geldi...
ama ortalık baya bir karışıyor herhalde en son her şey sütlimandı, jack bir şeyler yapmalı...
--spoiler--
allah belasını versin denilecek dizidir.
3. sezonun ortalarına geldim, hala soru yığınları. bir yerden ipucu çıkmaz mı kardeşim. hala gizem, hala sır. habire şaşırıp kalıyor insan.
--spoiler--
3. sezon 18. bölüm.
paraşütle gelen karı, 815 sefer sayılı uçağın bulunup, herkesin öldüğünü söyledi. al sana bomba.
daha neler görüceğim.
--spoiler--
çevremden gelen uzaylıymışım tepkilerine ve hatta servis şoförünün bile "türkçe dublajı olmamış be abi, ben orijinal sesiyle izliyordum güzel oluyordu" yorumuna rağmen izlemedim.
nedeni ise ayrık otu olmaya çabalamam, aynen king oynamam gibi.
ne mi kazanıyorum, hiiiç!
ama dün akşam josh holloway'e * yapılan muameleden sonra izlememe direncimde büyük bir artış oldu.
çevirmenin sürekli hayran bakışlarının sonucunda "ay bu çok şeker yaaaa!" diyerek kendinden geçmesinden, bergüzar korel'in sadece kendisinin mübarek eline dokunmayı istemesinden ve şebnem ferah'ın sawyer gelecek diye on bir sene sonra beyaz show'a çıkmasından sonra ayrık otu olma direncim tavana vurdu.
haa yiğidin hakkını verelim, hayatımda gördüğüm en sempatik ve cana yakın aktörlerden biriydi holloway.
ama ben bu fanatikliği algılayamıyorum.
"ayyy izlesen öyle demezsin" ya da "benim arkadaş da sen gibi saçmalıyordu bir başladı müptelası oldu" geyiklerinden de bıktım.
eminim çok güzel ve özel bir dizidir ama uzun müddet aman diliyorum kendisinden.
sırf ayrık otu olma çabasından haa, başka şeyden değil!
amerikada öyle çok da manyaklıkla izlenmeyen dizi. hatta reyting azlığından ve yüksek maliyetinden dolayı bitirilmesi bile düşünülüyormuş. amerika'da bunu bölüm başına 7 milyon ile 12 milyon kişi arasında bir kitle izliyormuş.
mesela cnbc-e'de yayınlanmadığından dolayı ülkemizde fazla bilinmeyen friends adlı diziyi amerika'da her bölüm ortalama 24 milyon kişi izliyordu dizi finalini 51 milyon kişiyle (rekor) yapmıştı.
bir tanesi, zenci bebenin ormanda itini araken buldugu kelepce.
oteki ise kocasi devamli surette cemkiren japon kadin.
bu arada acaip seksi geldi bana bu japone. hatta, bu seksinin ilerleyen bolumlerde insiyatifi ele alarak, kocasina boynuz takacagina ve ortami renklendirecegine dair bir ongorum bile olustu.
jin baya baya ingilizceyi sökmüş. bernard a ''yerlerini söyleme lan'' gibisinden bi tribi var, kırdı geçirdi.
asyalı hatunun durumu merakla beklemekteyim. semptonlara 2 ay varmış max. bebek de jin den.
jack baya baya bi lider havalarına bürünmüş ama çok fazla tribe girmeye başladı. s3 ep23 teki uydu telefonundan adaya kimlerin geleceğini merakla beklemekteyim ayrıca.
ilk flash forward a s3 ep23 te rastlıyoruz. jack harap durumda. heroes taki nathan gibi sakal bırakmış, nathan a yakışmadığı gibi ona da hiç yakışmamış. kate i arayıp ''bunun cenazesine niye gelmedin'' diye soruyor ayrıca finalde. cenaze kimin, muamma.
michael ibnesinin oğlu bayağı bayağı boy atmış. babasıyla beraber bi daha karşıma çıkmamaları en büyük temennim ama spoilerlarda rastladığıma göre en azından babasını s4 te göreceğim.
john locke diyorum başka bir şey demiyorum. s3 finalde tribi attı gitti. rouseau gibi kendi takılıyor artık adada.
halk kahramanı charlie hakkın rahmetine kavuştu yalnız ben bu adamın bu kadar zeki olduğunu bilmiyordum. kapıyı kapatmasa, desmond un bulunduğu bölümdeki havuzun ordan basınç nedeniyle sular yükselecek, desmond ı da yanımda götürmeyeyim dedin de mi, çakallllllll ? *
--spoiler--
bu akşam 22.45 te tnt de başlayacak olan diziymiş. sezon sezon indirmeyle dividiyle felam uğraşmaktan aciz bu bünye bir kalite kontrol testi yapacaktır. sonunda umarım 'lost lost diye nicesine sarıldım benim sadık yarim yaprak dökümü'dür' demeyiz.*
dün akşama kadar lost'u hiç izlememiş (ne bileyim lan, izlemedim işte.) biri olarak ilk iki bölümün kısa bi özetini yapayım kendimce:
- şimdi, bi tane uçak ıssız bi adaya düşüyor. (bunu anneannem bile biliyor zaten. geçen gün lost dedim, ıssız adaya düşülen dizi mi dedi. kadın 80 yaşında)
- pis bi topluluk mına koyiim. her çeşit adam var. hiçbiri tekin değil. belli, bi bok yemişler de düşmüşler adaya.
- şişman çocuk var bi tane, kıvırcık. dublaşı en kötü olan karakter o galiba. kardeeeş diyor mesela. esas oğlanı polat seslendirince, buna da güllü erhan kalmış galiba.
- morfinman sarı bi çocuk var. çok yaşamaz o zannımca. ıssız adada uyuşturucuyu nerden bulacan?
- esas oğlan konuşurken gözünü kapat, kurtlar vadisi izliyormuş gibi oluyor.
- esas kız (keyt diyolar) soyundu bi kere, ben orda kalmışım. sonrasına pek dikkat edemedim.
- kutup ayısı saldırdı bunlara. sandılar ki yiyecek. halbuki ayının derdi başka. skecekti besbelli. ama elemanın biri çekti silahı, draw draw draw!
- gizemli bi yaratık var adada. pilotun belasını skti resmen. ordan orya vurdu adamı.
- 16 senedir adada yardım bekleyen bi fransız mı var, bana mı öyle geldi?
- koreli eleman çok kıskanç len. sanırsın ki yozgatlı! kadının düğmesi açık diye kıyameti kopardı pezevek!
- tavla oynuyodu kel bi adam. ama zar tutacak tip var adamda.
- ıraklı çocuk deniz barış'a benziyor.
- bi tane de sarışın, gamsız bi yavru var. millet gotünün derdinde, bu bikinileri çekmiş güneşleniyordu. yerler onu, fazla dolaşamaz öyle.
tnt de dublajlı hali hayli ilginç olmuştur. orjinal haliyle önceden izlemiş olanlar baya yadırgamıştır sanırım, zira o güzel lost karakterlerinin içine polat alemdar yada menekşenin halili kaçmış gibi berbat bi şey olmuş ilk kez izleyenler için pek problem olacağını sanmıyorum.bu arada belirtmeden edemiycem hurley in meşhur dude! kelimesi olmuş kardeş bi mahalle delikanlısına dönmüş(kaardeş şurdan 5 ekmek der gibi).herşeye rağmen tnt lostu tekrar hatırlattı bize(ki hiç unutmadık aslında) saygılar sunarım.
an itibariyle tnt tv de turkçe dublajlı olalak yayınlanan nam yapmış dizi. Lakin dublajlı halini pek tutmadım jackin sesi kurtlar vadisindeki polat alemdar'ınsesiyle aynı.yadirgiyor insan.
tnt'de yayınlanmasının ardından herkesin kızlara hava atmak gibi saçmasapan amaçlar doğrultusunda izlemeye başladığı ve eski tadını yitirmek üzere olan muhteşem dizidir.
an itibari ile tnt kanalında dublajlı yayınlanan dizi. dublaj her ne kadar iyi olsa da orjinal dilinin yerine geçemiyor. ayrıca jack doktordan çok acılarn çocuğu olmuş o sesle.