-bi kere sevgili faraday ne arıyosun sen orchid istasyonunun yapımında?
-bu jack niye güveniyor bu kadar ben'e? biraz temkinli olur di mi insan?
-bu hurley sorunlu bi herif lan.
-2.bölümün sonunda ben'in yanına gittiği yaşlı kadın kim ola ki? gözüm bi yerlerden ısırdı sanki ama du bakalım.
-desmond ve penny'si çocuklarına charlie'nin adını vermişler. çok takdir ettim. desmond bu bi başka tabii.
-charles widmore 1950 lerdeki the otherstan imiş. buna çok şaşırdım bak.
-desmond daniel faraday'in annesini bulucam diye ortalığı karıştıracağa benziyor. bekleyelim görelim.
-john locke meğer 2 yıl önceden gidip doğacağını haber vermiş de onun için çocukluğunda ziyarete gelmiş 567345638 yaşındaki richard alpert. ben de birine gidip 2 yıl sonra doğucam desem? çok özendim lan.
-oceanic yeterdi, ajira da nesi?
-orchid'e giderken parlamayla botları kaybolsaydı da yüzerken hem jin i hem fransızları bulsalardı ya.
-sunjin'in yaşadığını öğrenince ben'i öldürmekten vaz mı geçer ki? geçmez. geçmemeli.
-claire her an her yerden "dey tuğk may beyğbi" diye çıkabilir. benden söylemesi.
-bu ben'de de adada doğan çocuklara baba olma aşkı var. ne iyi niyetli adam aslında?
-danielle rousseaunun gençliğini de gördük ya bi garip.
edit: benjamin'in yanına gittiği yaşlı kadını da çıkarttım. desmond'a geleceği değiştiremeyeceğini söyleyen bi de yüzüğü satmayan kadın. çıkarttım çıkartmasına da ne alaka lan?
edit2: bir şey daha fark ettim; charles widmore'un odasındaki tabloda da namaste yazıyor. hani şu istasyonların tanıtım filmlerindeki herifin söylediği namaste.
Hikayesine yeni bir havayolu şirketini daha katan dizidir. Bu havayolu şirketinin de bir internet sitesi var tabiki. Lost her daim sadece diziden değil online olarak gerçek hayatta internetten de devam ediyor çözülmesi gereken gizemler barındırmakta.
işte Ajira Airways'in internet sitesi. Burdan online bilet isteyebiliyorsunuz. Lakin uçuşlarımız durdurulmuştur diyor. Aynı Oceanic Air'in sitesindeki gibi. Orda da online sparişe tıklayınca aynı uyarıyı alıyorduk. Ama bakın şu şekilde girerseniz spariş formunu koltuk seçme ekranı geliyor bir anda :
Flight type: One Way
From: Los Angeles, CA
To: Guam
Departing: 1/21/2009
Select Flight: 316 11:30am
Adults: 10
Children: 0
Promotional Code: 112114111109111
Ekonomi sınıfından oturaklara tıklayınca da bir an bir şeyler beliriyor ve sonra bu koltuk dolu yazıyor. Arada beliren resimler burda :
S5E4 itibariyle kano ile kaçarken parlama sonrasında kanonun da lostielerimizle beraber gelmesinin bir nedeni vardı. o anda etkileşim halinde olduğun nesneler de seninle beraber geliyor. s5e3'de olduğu gibi, elleri bağlı olan elemanlarımız parlamadan sonra da elleri bağlı bir şekilde zamanda atladılar hatırlarsak.
bu arada güzel bir hatırlatma, zamanında locke uyanıyordu ve bir eleman görüyordu ( adını biliyorum ama şimdi aklıma gelmiyor ), jacob'ın kulübesini yapan adam hatırladınız mı. sürekli loop halinde jackob'ın kulübesini inşa ediyor ve o anda da burnu kanıyordu. işte o eleman da zamanda yolculuk etmekteydi. veya jackob'ın kulübesi sürekli yer değiştirmekteydi. bunun da nedeni bu parlamalardı.
--spoiler--
5x04 itibarı ile ajira airways ortaya çıkmıştır ki bu havayolu büyük ihtimalle oceanic 6 i adaya geri getirecek hava yolu şirketi olacaktır.
yayınlanan son bölüm olan 5. sezon 4. bölümü ile kurgununun aslında çok çok önceden tamamlanmış olduğu artık gün yüzüne çıkmış dizidir. adamlar ilk bölümden son bölümün ne olacağını kararlaştırmışlar, bu kadar basit.
--spoiler--
ilk sezonda sezonda firenç çik ruso telsiz yayınında grup arkadaşlarının hastalandığını ve öldüğünü söylemişti. ama nasıl bir hastalık olduğundan bahsetmemişti. aynı şekilde desmond brada yı da bir bölümde (sanırım s3e1) koluna bir ilaç enjekte ederken görmüştük.
şimdi bunları bu yayınlanan son bölümdeki verilerle birleştirirsek; firenç çik in arkadaşları constant bulamadığı için öldü. desmond ın da koluna enjekte ettiği ilaç muhtemelen nörolojik bir hadise idi. çünkü zaman kavramı beyni mikiyor hepimizin bildiği üzere. gerçi lost da beyni mikiyor ama henüz burnumuzdan kan getirmedi. du bakalım. izleyip görecez. o bu değil de firenç çik in constant ı bence sun ın tabiriyle jin so şi. ya da hepimizin bildiği 9 canlı koreli balıkçı jin.
--spoiler--
aman yarabbi dedirten, artık bayıltan, kusturan, herkesin izlediği ve kurtlar vadisi kadar piyasa bir seviyeye gelip işin cıvkının çıktığı, adada bir türlü adamların saçlarının-sakallarının ya da hatunların hala saçlarının aynı renkte kaldığı, bitsin denilen dizi.
ayrıca skin'in olağanüstü duygusal, melankoli şarkısıdır.
kötü bir finali olmayacağına inandığım dizi. çünkü her şey dağınıkmış gibi görünse de o kadar planlı ki aslında saygıyla önünde eğilmemek imkansız. bu arada benjamine burdan bi çift lafım var, puştsun olum! hedefine varmak için yapamayacağı dalavere yok adamın. s50e4'te ise canımı sıkan tek nokta adanın öbür tarafına gitmek için bindikleri kanonun kaybolmamasıydı zira ada zaman yolculuğunda her çıkışında bizim elemanlar dışındaki her şey gittikleri zamana göre kaybolup beliriyordu ama yine de olmamış demeye dilim varmıyor.
adadaki heykelin ayağı özgürlük anıtındaki ayağa çok benziyor. acaba nasıl bir ilgisi var diye düşündüren dizidir işte bu. herşey şifre herşey hönk eder insanı.
zaman kavramı kalmamış dizi. nereye gidiyoruz bilmiyorum.
ayrıca adadan kurtulan oceanic six geri döndüğünde adayı yerinde ve zamanında nasıl bulacak orası da ayrı bir muamma.
yakında benim de burnum kanamaya, başım dönmeye ve bilincim kapanmaya başlayacak sevgili senarist arkadaşlar yüzünden. hepsine burdan sevgi dolu küfürler.
haftadan haftaya izleyince kangren eden dizi. bekliyoruz biriksin diye ve toplu gösterim yaparak nirvanaya biraz daha yaklaşıyoruz. sonuç mu? yine bitiyor ve işkence yeniden başlıyor.
diziyi nasıl toparlayacaklar çok merak ediyorum. 5 sezondur dağıttılar, açıldıkça açıldılar da şu soruları kalan tek sezonda nasıl açıklayacaklar merak ediyorum. ha bir de black smoke vardı noldu ona. lost sanki anı kurtarmaya çalışıyor gibi heyecanlı bölümler yayınlayarak reytingi tutturmaya mı çalışıyorlar sadece ne. boktan bir final yapıp bitirecekler fikrine iyiden iyiye alışmaya başladım.
504 ardından diyecek birşey bulamıyorum. napıyorsunuz olum desem yeterli sanırım.
--spoiler--
jin'i geri getirmek kimin fikriyse çıksın ortaya. kabul etmek gerekir ki jin dizide çok popüler bir tip değildi. hazır ölmüşken bir daha niye masrafa girdiniz.
504 daha çok, eheh jin'i gösterecez diyerek hazırlanmış. aralarda pek detay yok. dışarıdaki altı kişi+benjamin'in bir araya gelişi de ikinci planda. adada ise bir çok şey oluyor gibi oluyor ama hiçbir şey olmuyor. elli tane iş yaptılar. zaman atlaması olunca hepsi yarım kaldı. milletin burnu kanıyor paso. o teknisyen gibi eleman çok dayanamamıştı ama dur bakalım. burada da kızcağız uzun süre baygın yattı, ağzı gözü kaydı. sonra "eh iyiyim ben yea" diye ayağa kalkınca hepsi "haa iyiymiş" diyerek sallamadılar. yazık lan kıza.
--spoiler--
--spoiler--
flaşlara bakılırsa sanki, adanın bir beyni varmış gibi duruyor; ethan tam john locke'u vuracakken, sawyer ve diğerleri tam ateş altıntayken, yada buna benzer önemli bir şey olacakken hemen başka bir zamana atlıyor, bir nevi geleceğin değişmesine imkan vermiyor, dizi icabı belki ama, altından bir şey çıkmasını bekliyorum, yok yada beklemiyorum ya, rastgele o flaşlar, evet evet öyle.
--spoiler--
--spoiler--
sawyer'ın kate ve claire'i gördüğü sahnenin akabinde parlama olmasaydı, hayli ilginç olaylar yaşanabilirdi. zannnedersem, senaristler konuyu fazla dağıtmak istemedi ya da ileriki bölümlere sakladı.
--spoiler--
çok merak ediyorum. şu an adadaki karakterler, geçmişteki halleriyle karşılaşırsa ne olacak ?
back to the future gibi sahneler canlanıyor gözümde. locke'un ambarın ışığını gördüğünde oraya gitmek istememesine bakılırsa bir korku var sanki.
bir de hep söylemişimdir danielle roussou taş gibi hatun. **
--spoiler--
--spoiler--
5x04 ile resmen darmadağın etmiş, alem buysa kral benim huleynn demiş dizidir..
arkadas o ne bölümdü öyle be. anlatsan roman olur.
bölümün en aklıda kalan sahneleri kuşkusuz, sawyer'in ormanda claire ve kate'i gördüğü sahne ve son sahnedir..
vay be ölmemiş lan jin. kız ben danielle rousseau diyince çekik gözlerini bi açtı pörtliyecek sandım aq.
bu arada unutmadan o tekne muhabbeti neydi öyle.. helal sana sawyer kopardın bizi.
--spoiler--
bol ha siktir efektli 5. sezon 4. episode un torrent e düştüğü dizi. izlerken kaç kere ha siktir dediğinizi sayın, çift rakamlı hanelere ulaşıyorsunuz.
bu da dizinin başka bir sırrı.
--spoiler--
s5e3 ile, biraz flashes before your eyes(s3e8) bir tutam da the constant(s4e5) tadı vermiş dizidir.
lan ben bu desmond bro'yu seviyorum arkadaş.bu adam farklı bir ivme kazandırıyor bu diziye..
aaron yetmez gibi bir de charlie çıkarmış dizidir. ama olsundur. desmond bro baba olmuştur. çocuguna charlie adını vererek herkese vefanın sadece bir semt adı olmadıgını ispatlamıştır. yalnız bu ebe çok ilgimi çekti. efran salonga bişey çıkacak bu adamdan bak gör.
ada açısındansa baya ilginç bir bölüm oldu bu. gözünü kırpmadan arkadaşını öldüren widmore'ı gördük. lan bu genclıgınde böyleyse simdiki hal ve hareketlerine şaşmamak lazım. yalnız desmond bro'nun kendisinde koyduğu posta da takdire şayandı hani--spoiler--
John Locke-Sawyer-juliet falan 1954'tü galiba o zamana geçiş yaptıklarında Locke,Richard'a 2 yıl sonra kendisini ziyaret edeceğini söylüyor.Acaba herşey Locke'un geleceği yönlendirme isteğinden mi?Tamam saçma falan ama teori teoridir.
süper saran, kesinlikle izlenmesi gereken bir dizidir. konu o kadar kaliteli olmamasına rağmen oyunculuk, gerilimi, merak duygusu diziyi izlenir hale getirir. dünya'nın en iyi dizisi değildir. bir six feet under gibi olamaz asla. ancak gerçekten son derece kaliteli ve izlenesi dizidir.