ilk başladığı zamanlarda haftada bir bölüm olarak yani canlı yayın akışıyla izlemiştim. arada izleyemediğim bölümler falan olmuştu sonra iki üç bölüm birden izleyip devam ettiğim oldu. şöyle full hd bir şekilde arka arkaya tekrar izlesem mi diye düşünüyorum ama ne zaman sonu aklıma gelse vazgeçiyorum. böyle bir diziye bu kadar boktan bir son yüzünden izlememe kararı alıyorum. belki çok yoklukta ikinci kez izlenebilir.
son sezon çok bozdu dediğimiz sezondaki performansı bile şu andaki yayımlanan birçok diziden fersah fersah iyi olan dizi.
gerek oyuncu kadrosu gerek senaryo tam anlamıyla harikaydı. "cevaplanmamış" olarak nitelendirilen birçok sorunun cevabı vardı aslında. dizideki ipuçları takip edildiği takdirde bunlar görülebilirdi.
ayrıca finali beğenmeyenler ne gibi bir sonuç bekliyorlardı? merak ediyorum gerçekten. dizinin ilk bölümünden son bölümüne kadar bilim kurgu dizisi olduğu belliydi. dizinin geldiği son noktada da zaten bilime dayandırılamayacağı aşikardı. bilim kurgu türüne göre değerlendirilirse başarılı bir final yaptı diyebiliriz. tabi her dizi gibi ilerledikçe çeşitli düşüşler yaşamıştır ancak genel olarak değerlendirildiğinde efsane olarak nitelendirebileceğimiz bir diziydi.
çok güzel bir diziydi. gerçek hayatlarında kaybolmuş insanların bir adaya düşmesi ve orada geçmişi ve yaşayacakları ile hesaplaşmasıydı. ben daha yeni bitirdim ama geç kaldığımı farkettim.
şu an soundtrack müziğini dinlediğim ve bütün anılarımın gözümün önünden geçerek vücudumda ki tüm tüyleri diken diken eden dizidir... ah ulan lost, ah ulan freckles, ah ulan sawyer.. tekrar başlatacaksınız beni bu diziye amk..
bu dizi bittiğinde hayata küsen insanlar tanıyorum. 'yoo yoo yooooo olamaz, bu dizi bitemeezzzzzzzzz. bitmemeliiiii.' diye haykırdılar aylarca. n' oldu? bitti işte. haa o insanlara mı ne oldu? ne olsun, çoluk çocuğa falan karıştılar işte. bebek bezi, emzirme vs. o işlerle uğraşıyorlar. ada, araf, maraf, jack, sawyer.. kimsenin sikinde değil. doğrusu da bu.
insanı hayretler içinde bırakan, aslında konusunun çok basit düzeyde paralel evrenlerde yaşamları anlatan, bunu anlatırken olaya biraz mistisizm katan yapıt. aslında efsanelerin arasına adını yazdırmış olmasına rağmen çok bozduğu su götürmez bir gerçektir.
sonunda bitirebildiğim dizidir. hakkında yorumlarda geçen 'her şey hurley'in kurmacası mıydı?' sonucuna nasıl varıldığını anlamadım. ekstra bölümleri izlemedim acaba orada mı geçiyor bilemiyorum.
dizide adaya maddi ve manevi anlamlar yüklenmiş ve tamamen yoruma açık durumda. ama son olaylarla her şey rüya mı yoksa gerçekten yaşandı mı yaşanmadı mı gibi sorulara final bölümünde cevaplar verilmiş zaten.
Jack'in adaya ilk düştüğü yerde ölmesi acaba her şey jack'in bilinçaltı mıydı diye düşündürüyor fakat yukardan geçen ve lapidus'un uçurduğu uçak yaşanmışlığı gösteriyor.
ayrıca son anlardaki kilise sahnesinde jack'in babası Christian shephard kilit bilgileri veriyor.
(bkz: buradaki herkes ya senden önce yada senden sonra öldü)
(bkz: burada şimdi diye bir şey yok)
kısacası benim anladığım, yaşanan her şey gerçekte yaşandı, jack son bölümde öldü ve uçakla adadan gidenler de ileriki hayatlarında elbet öldüler ve sonunda hepsi bir araya geldi. çünkü orada zaman kavramının olmadığını yine Christian shephard söylüyor sağolsun.
Ilk bölümünden beri izlediğim dizidir. Bana göre şuana kadarki en izlenilebilir dizidir. Zira biraz zeka gerektirir. Olaylar çok karmaşık bir döngü içerisindedir. Diziyi bitirdikten sonra açıyorum ilk sezonu bakıyorum son Sezonla ilgili bir bilgi. Cok ilginç bağlantıları sunar bize.