lost highway

entry121 galeri6
    71.
  1. anlamadım demeyi gururuna yediremeyenlerin 'bir osman şaheseri' diyerek koltuklarından kalktıkları film.
    0 ...
  2. 70.
  3. izleyenini deli eden film. açık ve net: anlamadım.
    0 ...
  4. 69.
  5. izlediğimde bana borges'in 'yolları çatallanan bahçe' sini ve schrödinger'in kedisi'ni çokça çağrıştıran film.
    sonrdan pek çok yorum okudum hakkında , sonuçta tam kurguyu anlamaya çalışmak yerine sahne sahne düşünüp sinemasal bir haz almanın daha doğru olacağını anladım. tam anlayana kadar kaç defa gerekiyorsa seyredecegim triplerine girmenin alemi yok diye düşünüyorum. zaten çoğu zaman yoruma açık bırakılmak üzere çekilmiş -bitirilmiş film.
    0 ...
  6. 68.
  7. modernite; tanımlanmış olguların, çizgiselliğin ya da ulrich beck'in deyimiyle "veya" kavramının hakim olduğu "netliğin" çağıyken; postmodernite ise yolun sonunun belli olmadığı, çizgisel olmayan, "ve" kavramının hakimiyet kurduğu, çift değerliliklerin çağıdır.

    bu temelde ele alındığında lost highway'de yolun(filmin) sonu belli değildir. zaten bir son olmak zorunda da değildir. çünkü modernite içinde, çizgisel ilerleyiş, filmin sonunda parçaları birleştirmemizi sağlar. Çizgisel olmayan dönemde böyle bir kaygı yoktur.

    dolayısıyla bu filmi, postmodern kuram eşliğinde izlemek faydalı olacaktır.
    1 ...
  8. 67.
  9. film izlenir, biter. "soundtrackler süpermiş hemen indirelim" denir. cd çıkarılır, sözlüğe bakılır. film o zaman anlaşılır.
    0 ...
  10. 66.
  11. 65.
  12. david lynch efendinin, her zaman yaptığı gibi izleyiciyi filmin içine sokmamak için elinden geleni yaptığı filmidir. bu filmi anlamak için bin kere izlemek falan gayet gereksizdir ki zaten film anlaşılsın diye yapılmamış olup, yönetmen dahil kimse bu film de bir anlam vardır dememiştir. film aslında, filmdeki karakterler üzerinden insanın kendi ruh çözümlemesini yapmaya bir davet, bunun ötesinde, bir uyarı niteliğindedir. sinema tarihinde film noir türüne iyi bir örnektir.
    1 ...
  13. 64.
  14. bittikten sonra herkesin birbirine baktığı ve o anlamsız yüz ifadelerin görülebildiği bir filmdir. film hakkında denilenler doğrudur. 50 kere'de izlesen tam bir sonuca varamazsın.
    1 ...
  15. 63.
  16. muhtemelen film bittiğinde hiçbir şey anlayamayacağınızı dahi anlayamayacağınız film. bunun yanında ziyadesiyle doyurucu bir soundtracke sahiptir. izlemeseniz bile dinleyin.
    0 ...
  17. 62.
  18. david lynch'in klasiklerinden bir tanesi. bir kaç defa izlenmedikçe tam olarak ne anlatılmak istendiğini çözülemez. paralel kişilik sendromunu kullanarak sembolize edilmiş davranışları sergiler. sembolizeki en çarpıcı kısım ise filmin sonunda otobanda giden araba gibi gösterilen ama o sırada aslında infazı gerçekleştirilen fred'in sesidir.

    aforizma tadında replikler yer alır.

    -i want you, i want you
    +you never will have me

    -fucker gets more pussy than a toilet seat.
    + what a fucking job?
    -his or ours, lou?
    +ours...

    everything is possible, but nothing is reel.
    1 ...
  19. 61.
  20. mulholland dr kadar etkileyici olamasa da kesinlikle izlenmesi gereken, ikinci defa izlendiğinde daha bir keyif veren film...
    0 ...
  21. 60.
  22. david lynch'i sevmenin en güzel yolu.
    0 ...
  23. 59.
  24. izledikten sonra başkalarının da ne anladığını öğrenmek için uludağ'a baktığım, baktıktan sonra filmi götümle izlediğimi farkettiğim, herkesin izlemesini tavsiye ettiğim izlenesi film.
    (bkz: mulholland drive)
    1 ...
  25. 58.
  26. denge bozan filmelerden. mutlaka izlenmeli sonra birşeylerin bilincinde olarak utanılmadan tekrar izlenilmeli. kafa yorulması gereken sıradan olmayan film.
    0 ...
  27. 57.
  28. soundtrackleriyle beni benden almış , birkaç sefer izlenildikden sonra üzerinde açıklama yapmak istediğiniz ama sonradan aslında tam bir açıklamasının olmayacağını kavrayacağınız , david lynch'in her izleyicinin kendi yorumları çerçevesinde şekillendirmesini istediği güzel filmi.
    0 ...
  29. 56.
  30. filmi iki yıl önce izlemiştim.geçen gün tekrar izledim.bugün acaba tekrar mı izlesem diye düşündüm.sonra tekrar tekrar izlesem de anlayamayacağım dedim.
    neyse filmdeki tek güzel şey şarkılar.özellikle smashing pumpkins eye.
    0 ...
  31. 55.
  32. Kişilik bölünmesi vs vs geyiklerine girilmiş filmde de ben anlamıyorum yönetmenleri veya da böyle film yapan senaristleri.

    Arkadaşım Şimdi esas oğlan Saksafoncu eleman, Tamirci çırağı da Onun kişiliğinin diğer yansıması diyelim. E amınakoyim Adam hayal ederken bunları tutup da Öldürdükleri ince bıyıklı pezevenk pornocunun evine gelen dedektifleri de mi hayal ediyor? O dedektifler de tutup da işte burada baştan aşağıya tamirci çırağının parmak izi var mı diyor hayalinde?

    Bütün kişilik bölünmeli sembolizm kokan filmlerde filmin içinde paranormal bir olay var mı diye seyirciyi düşündürmek amaçlı karakterin bulunmadığı sahneler koyuyorlar sinir oluyorum.

    oysa kopma anakaraterden ve diğer kişiliğinin bulunduğu sahnelerden konulardan, sadece onu çek biz de anlayalım ki evet budur arkadaş, burada psikolojik bir derinliğe inilmiş diyelim.
    0 ...
  33. 54.
  34. (bkz: #5458687)

    düşünüyorum ki, lynch'i ve filmlerini anlamak için çok donanımlı bir adam olmak gerek. başka bir açıklaması yok çünkü filmlerinin bu denli yüceltilmesinin.

    ben anlayamıyorum arkadaş, mal mal izliyorum.
    0 ...
  35. 53.
  36. 'dick laurent is dead' repliğiyle başlayan ve aynı replikle son bulan şaheser. david lynch'in de en anlaşılır filmidir aslında.
    0 ...
  37. 52.
  38. david lynch'ten nefret etme veya david lynch'i sevme nedeni. hangisinin daha ağır bastığını ben de anlamadım daha.
    2 ...
  39. 51.
  40. 2007 çıkışlı bon jovi albümünün, albümle aynı adı taşıyan parçasıdır. sözleri şöyledir.

    In my rearview mirror
    My life is getting clearer
    The sunset sighs and slowly disappears
    These trinkets once were treasure
    Life changes like the weather
    You grow up, grow old or hit the road 'round here
    So I drive, watching white lines passing by
    With my plastic dashboard Jesus, waiting there to greet us

    Hey, hey, I finally found my way
    Say goodbye to yesterday
    Hit the gas there ain't no brakes on the lost highway
    Yeah I'm busting loose, I'm letting go
    Out on this open road
    It's independence day on this lost highway

    I don't know where I'm going
    But I know where I've been
    Now I'm afraid of going back again
    So I drive, years and miles are flying by
    And waiting there to great us
    Is my plastic dashboard Jesus

    Oh patron saint of lonely souls
    To tell this boy which way to go
    Guide the car, you got the keys
    Farewell to mediocrity
    Kicking off the cruise-control
    And turning up the radio
    Got just enough religion
    And a half tank of gas come on, let's go

    I finally found my way
    Say goodbye to yesterday
    Hit the gas there ain't no brakes on the lost highway
    Yeah I'm busting loose, I'm letting go
    Out on this open road
    It's independence day on this lost highway
    0 ...
  41. 50.
  42. 49.
  43. jon bon jovi'nin kendisiyle aynı ismi taşıyan albümünden mükemmel bir şarkı.. özellikle mtv unplugged'da çok güzel icra edilmiştir..

    bir de film olan lost highway vardır ki; inanın izlemeye bir taraflarım yememekte.. o kadar çok ''anlaşılmayan film'' yorumu okudum ki, izlemek korkutuyor adamı..
    0 ...
  44. 48.
  45. anlaşılma gibi bir derdi içinde barındırmayan izleyicinin farklı yorumlar getirmesine olanak sağlayan muhteşem film..
    dozun biraz daha artmasın için (bkz: eraserhead)
    0 ...
  46. 47.
  47. mobius strip ve klein sisesi nosyonlarini hayvanlar gibi kullanan bir yonetmenin elinden cikmi$ olmasi filmi buraya getirmedi; slavoj zizek bile film hakkinda bacagim kalinliginda -sonra kisaltildi- kitap yazarken bunun boyle olmadigini biliyordu..
    misanthrope canli formuna donu$umun sayrisal seslerin etkisindeki sindirimselligi, ki bu sesler david bowie ve bobby vinton denebilir, lynch filmlerinin bilindik aurasini in$a ederken, insandaki herostrat gen de harekete gecerek filmi film olmaktan cikarip, jean baudrillard'in simulacrum nam "zamana bagli- kerhen nesne etiketlenmesi"nin algilanmasina yonelttigini de savlamak gerekebilir.

    bir sikim anlamadiysan ozetle;
    imajlarin reel algilani$ini, hayal dunyasinda belli bir yere oturtabilen usta bir yonetmenin, be$eri algiya fazla gelen filmidir bu siktigim. am.

    [acalim: bir $eridin 180 derecelik bir aci ile kivrilmasi ve sonra iki farkli uc noktanin yuvarlanarak birbirine birle$tirilmesinin sonucudur mobius $eridi.. lynch filmlerindeki tersten, sondan-ba$a/ba$tan-sona hareket eden olay orgusunun beslendigi kaynak da budur. bunu, film noir'in dogasina eklemleyip servis ettiginizde elinizde bir lost highway olacagi anlamina gelmez elbette bu. fallik (hani saksafon caliyordu ya) nesneyi alacan, freud'a gonderme yapacan, ooh. "ek: freud diye bir sey yoktur."yonetmenin "dick laurent is dead"i filmin ba$langic ve biti$ noktalarina koymasi, bagcigi saglamla$tirmak icin ortaya koydugu bir parmak gibi du$unulmelidir. yoksa, six men getting sick ile 1967 yilina damgasini vurmu$ bir manyak; oskar kokoschka hayrani ekspresyonist bir deli lynch. delinin degnegi de lost highway i$te.]
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük