londra

entry342 galeri161
    42.
  1. 41.
  2. bir cok romanin arkada fon olarak kullanildiği sehirdir. kah ikinci dünya savasi bombardimanında metroya siginirsiniz kah şirket alım satiminda alavere dalavere karisirniz ama londra köprüsüyle big ben ile bu hayalleri izler ve esas basrolunu oynar.

    büyük londra yanginindan sonra bugünkü sağ sapasağlam yapisina kavusmuş gerçek bir sehir hüviyetine kavusmustur. dogu yakasindaki 19. asirdaki insan manzaralarini - hep vitrin önü anlatilacak değil ya biraz da vitrin arkasi olacak- anlatan jack london'ın - allah allah tesadufe bak- ucurum insanlarını okumak büyük bir zevktir.

    balık ve patates, pubta içilen sıcak bira ve mister brown miss brown'u ile - lucy atlamaya kalma peter adamin kicindan kan alir kan- karindesen jack'i ile bir alem sehirdir vesselam.
    7 ...
  3. 40.
  4. Kraliyet ailesini ve dilini pazarlayan ulkenin baskenti. Bir hafta gezip tozmak, muhtesem muzikaller dinlemek, muzeler gezmek icin harika bir mekan olmasina ragmen, yapilacak her sey tukenince hele bir de calisiliyorsa son derece bayik olacak sehir. Londra'da inanilmaz sayida restoran vardir, insan ister istemez "bu ingilizler evlerinde yemek pisirip yemezler mi" sorusunu icinden gecirir.

    Londrali olmayan ingilizler londra'dan adeta korkarlar, mumkun oldugunca ugramak istemezler. Omurlerinde hic asyali gormemis ingilizler icin korkunc ve dehsetli bir yerdir, trafigi diger ingiliz sehirlerinde yasayanlar icin cozulmez bir kaostur. Saraylar ve muzeler disinda londra'nin londrali olmayan ingilizler acisindan hicbir cazibesi yoktur.
    7 ...
  5. 39.
  6. son yapilan aciklamaya gore 300e yakin dilin konusuldugu 60% oraninda yabancinin yasadigi super karizma ve super pahalli sehir. en buyuk ozelligi eglence hayatidir. kimse kimseye karismaz, kotu gozle bakmaz. eglence mekanlarinda istediginiz kisiyle konusabilirsiniz. istediginiz kiza/erkege yazabilirsiniz. kimse sizi terslemez, ukalalik yapmaz.

    west end diye tabir edilen bolgelerde super luks eglence mekanlari vardir. herkes zipkin gibi giyinir gider. camden ve brixton bolgelerinde her turlu punk, fetish, rock tarzi eglence yerleri vardir. superdir. mekanda anadan dogma ciplak gezen, dans eden tipler bile vardir.
    east end bolgesinde underground mekanlar vardir. ben pek gitmedim, biraz sakat geliyor gozume.

    kisacasi herkes icin birsey vardir londra'da ve istediginizi yapmakta serbestsinizdir. toplum ne dusunur, komsu ne der, ailem ne dusunur gibi dertler yoktur londrada. nitekim bence kiyamet bu sehirde kopucaktir.
    7 ...
  7. 38.
  8. 37.
  9. bir türk için bu şehirde olabilecek en komik durumlardan biri bir nevi "ayrım çizgisi" denilebilecek noktada londra türk bölgesi ile londra nın geri kalanını ayıran kısımda gerçekleşir. mesela etrafta sürekli straight prohibited, one way, right turn prohibited gibi levhaları görürken, türk bölgesine girdiğinizce ilk çorbacının camında şu yazılıdır:

    (bkz: sıcak çorba bulunur)
    5 ...
  10. 36.
  11. is, pus, sis, karanlık, yağmur, pardesü, yağmurluk. cansız yüzler.
    11 ...
  12. 35.
  13. Cennetin ve cehennemin içiçe olduğu şehir.Gidenin sevmediği,dönenin özlediği ,tarihin raks ettiği, her köşesi görülesi, geceleri siren seslerinden uyumanın zor olduğu, eğlencenin ayyuka çıktığı, ingiliz hariç her milletin cirit attığı, hacney, harringey ve enfield civarlarında gece dolaşmanın fazlasıyla sakıncalı olduğu;yine de güzel yine de cazibeli yine de yaşanılası bir şehir.Gidipte londra metrosuna hayran kalmadan gelen de görmedim ayrıca.
    Daha da iyi anlamak için kesinlikle "yalnızlığımın başkenti" şiiriyle can dündar.
    6 ...
  14. 34.
  15. angel denilen bolgede etraftaki isyerlerine musteri cekmek amaciyla cevreyi temiz ve guzel yapalim programi dahilinde belediyenin kaldirimlarini gul suyu ile yikadigi sehir. ilk duydugumda panik olmustum, etraf gul suyu kokacak, migrenim azacak diye ama bereket kokusu cabuk ucup, gidiyormus!
    10 ...
  16. 33.
  17. sabah evden ciktiginizda sokagin basinda yerde upuzun yatan bir tilki olusu gorebilirsiniz agzindan kan akmis vaziyette mesela. kimbilir ayni tilki bir gece evvel ben bahce kapisini actigimda bizim bahcedeydi belki de!

    bu kadar kalabalik bir sehirde bu tilkiler, bu her agacin tepesinde yasayan en az bir sincap ailesi nasil oluyor da bu kadar birbirlerine degmeden yasayip, gidiyorlar? bizde sehirleri isgal eden insanlar, dogal hayati mi katlediyorlar acaba coktukleri yerlerde? halbuki nasil da mumkun yasamak icice!
    11 ...
  18. 32.
  19. fare sevmeyenlerin uzak durmasi gereken sehir. hayir ofiste ne isi vardir ki bir farenin? patron ise aldi da bize mi haber vermedi? hep de ayni yerden kacarken goruyorum ben bagirarak ziplarken. bir de bizde sican olarak bilinenleri vardir ki, kedi mi diye bakarsiniz bahcede uyuz uyuz yuzunuze bakan o igrenc seye. soylemedi demeyin, gelecekseniz fareleri sevmeyi ogrenin!
    12 ...
  20. 31.
  21. turistleri kazıklamak üzerine kurulmuş mevcut düzeniyle ingiltere ekonomisini ayakta tutan şehir. harrods mağazası bu işin pir'idir.
    7 ...
  22. 30.
  23. london eye adlı dönmedolaptan kuşbakışı görülebilecek olan, rüya şehir.

    london eye a kesinlikle binin, güneşli bir gün hydepark ta götü devirip uyuyun. thames cruiselara katılın, big ben e göre saat ayarlayın. covent gardenı mutlaka ama mutlaka gezin. eylül başında yapılan nothing hill festivalini izleyin. metrosunda kaybolun. national galery yi, natural history museum u, The British Museum u , Tower of London ı ,Madame Tussaud's u , St Paul's Cathedral ı , london dungeon ı gezin, gece klüplerine gidin.
    gezmekle, görmekle bitmeyecek muhteşem bir şehir. eğer öğrenci olarak ingiltereye gidiyorsanız oxford, brighton, bournemouth ile birlikte ilk tercihlerinizden birisi olması gereken şehirdir. ulaşımı, kalacak yerleri, yemesi içmesi feci pahalıdır ama birçok dükkanda eleman aranıyor yazısı görürsünüz. yani iyi kötü bir iş bulmak ve haftalık 200 siterlin civarı kazanmak mümkündür.

    genç insan ne yapıp ne edip bir süre yaşamalı bu ülkede bu şehirde. hayatınızın geri kalanını, hayata bakışınızı feci halde etkiliyor bu şehir.
    10 ...
  24. 29.
  25. iki uc haftada bir festival duzenlenen sehir. yol calismalari istanbul dakinden beter hale gelmis, yol calismasi icin kapatilan bir yol bir aydan once acilmiyor.

    ingilizin neredeyse bulunmadigi sehir. her yer hintli, polonyali ve turk dolu.
    6 ...
  26. 28.
  27. türkiye'den gidilmeden önce, internetten araştırma yaparken iklimine de bakılması gereken şehir. aksi taktirde, mont ve benzeri giyim eşyalarına para verilebilir.
    en belalı yeri de moosaayyt'dır. *
    5 ...
  28. 27.
  29. 2012 olimpiyatlarının evsahibi kenti.
    5 ...
  30. 26.
  31. Guneslı gunlerın mucıze kabul edıldıgı, genelde ruzgarlı ve yagmurlu olan avrupanın en buyuk kentlerınden bırıdır. Londrada kesınlıkle;
    -Tube kullanmayın
    -Harıtanızı yanınızdan ayırmayın
    -Semsıyesız ve yagmurluksuz sokaga cıkmayın
    -Asla havaya aldanıp ınce gıyınmeyın
    -Gunes gordugunuzde butun ıslerınızı bırakın cımlerde yatın, cunku bı daha gorme ıhtımalınız cok dusuk
    -Londrayı gezmek ıcın Westmınstere bır otobusle gıdın;ordan tum sehrı yuruyerek gezebılırsınız
    -Fotograf makınesız dolasmayın
    -Sıyah taksılerı sakın kullanmayın
    -Bıg Benı gece gorun
    4 ...
  32. 25.
  33. hayret edilecek kadar türkün özellikle kıbrıs türklerinin yaşadığı şehir.
    (bkz: commonwealth)
    5 ...
  34. 24.
  35. sokakları buram buram tarih kokan, ancak asil (!) ingiliz tarihi göz önünde bulundurulduğunda kokusu burun direklerini sızlatan şehir. Londra'daki bütün caddeler, sokaklar, köşeler, meydanlar kısacası her yer aynı zamanda umumi tuvalettir, rahat olun. ingilizler sanıldığının aksine turistlere yer & yön konusunda son derece yardımcı ve güleryüzlü olurlar, ancak turistler göz mesafesinden kaybolduğu anda haklarında yoruma başlarlar. Çıkartılamayan ingilizce aksanını sempatik bulmazlar çünkü artık hintliler bu işin cılkını çıkarmıştırlar. Bir de Wimbeldon da tenis oynayanlar falan oluyormuş, ara ara, onları da bir bilene sormak lazım artık..
    4 ...
  36. 23.
  37. latince olarak "londonivm" ve "londinium" kullanılmış şehir.
    4 ...
  38. 22.
  39. yanılmıyorsam romalılar tarafında kurulmuş şehir.
    4 ...
  40. 21.
  41. şehircilik anlayışının, farklılığa tahammülün ve bir kültür başkenti yaratmanın özümsendiği, metropol kelimesine varlığıyla anlam katan şehir.

    şöyle ki...

    belki de en sade ve en anlamlı anıt ikinci dünya savaşında alman bombardımanı nedeniyle ölen "gönüllü işçi kadınlar" anısına yapılandır. kırım savaşı anısına yapılan anıt ta bir türk için en azından anlamlıdır.

    nothing hill tam anlamıyla bir antika cenneti, insanı büyülüyor. meraklılarını şeker çuvalına düşmüş afacan kadar mutlu edebilecek bir yer.

    buckingham sarayına gelince... sarayın giriş kapılarının karşısında yer alan, sol taraftaki heykelin işçiyi temsil ettiği elinde bulunan çekiç'ten bellidir. sağ tarafta ise elinde orak bulunan ve çiftçiyi temsil eden bir kadın yer almaktadır. sembolizasyon dedikleri böyle bir şey olsa gerek.

    bunlar da çektiğim resimleri*...

    bu işçi: http://img502.imageshack....php?image=dsc00816hd8.jpg

    bu da çiftçi: http://img153.imageshack....php?image=dsc00812ei2.jpg

    çiftçinin fotosunda farkında olmadan bir de uçan daire çekmişim nasa'ya gönderdim cevap bekliyorum.

    devam...

    ayrıca sarayın parkında kocaman mor bir ağaç vardı, adeta hayatın anlamını bulmuş... neyse abartmıyayım lost'un finalini izlemiş gibi bakakaldım sevgili okuyucular.

    genel olarak şehirdeki mimari tek kelimeyle inanılmaz iki kelimeyle yine inanılmazdır, ikinci kelimeyi bulamadım. neyse.

    ve insanı içene çeken bir piccadilly circus vardır ki, kelimeler yetersiz kalır gözlerinizle görüp içine doğru çekilişinizi hissetmeniz gerekir. baktığımda kendimi eczanede adı okunup, prozac'ını alması istenen ally mcbeal gibi küçücük hissettim.

    ayrıca haftanın her günü, günün her saati, her yerde, koşuculara rastlayabilirsiniz.

    kısaca londra taksileri, çift katlı otobüsleri, telefon kulübeleri, mimarisi ve parklarıyla anlatıldığı gibi olmakla beraber anlatılanlardan çok daha etkileyicidir.
    6 ...
  42. 20.
  43. londra belediyesine açık mektup!

    "sevgili ken livingstone,

    piccadilly circusta yer alan eros heykelinin yay'ı alttan kopmuş. ilgilenirseniz sevinirim."

    şeklinde bir mail yolladığım belediye'ye sahip şehir.

    bu da kanıtım! üşenmedim çektim sonra aktardım şimdi de sözlükte...

    http://img441.imageshack....php?image=dsc00817po4.jpg
    7 ...
  44. 19.
  45. 7 gun 24 saat ruzgarli olan, gunesi cok nadir gordugunuz, muzeleri ile unlu bir avrupa ilimiz.
    3 ...
  46. 18.
  47. istanbul, paris ve moskova ile birlikte avrupa'nın dört büyük şehrinden biri.
    5 ...
© 2026 uludağ sözlük