Dersler zaten başınızı ağrıtır. 1000 tane şey öğrenmek zorundayken, birde arkadaşlıklar. Onu kırdım mı, bunu üzdüm mü, bu niye benimle küs diye düşünmekten, canınız sıkılır. insanı yalnızlığa iter. Ha ben yalnızken mutluyum. Hayat keşke hep yaz tatilinden ibaret olsa, hep kuzenlerim, ailem, yakın akrabalarımdan ibaret olsa. Her gün dışarıda disko disko da demiyorum, ama birlikte olsak onlarla, mutlu olsak eğlensek keşke.
Lise bunları yapamayacağınız yıldır. Arkadaşların trip atar, küser, eder, onlarla uğraşırsın. Yada benim gibi sikmişim öyle işi der, kestirip atarsın. En güzel lise okunmayan lisedir, gerisi yalan.
hiç bir zaman özlemini duymadığım yakınından geçerken bile nerden geldim buraya, 4 yılımı nasıl geçirdim dediğim iğrenç yer. benim için tek güzel bi hatırası yoktur. bütün boş insanlar nasıl böyle özenle aynı yerde buluşmuş hala anlam veremem.
9. sınıf: koskoca 4 sene nasıl geçecek burda?
10. sınıf: daha 3 sene mi var ya?
11. sınıf: son sene gelse artık!!!
12. sınıf: hazirana kaç ay kaldı?!
mezuniyet: sonunda.
eğer lisedeyseniz veya başlamadıysanız, en güzel şekilde yaşamaya çalışın. bu dönemde kaybedilenler yıllar sonra bile unutulmuyor. ayrıca kişiliğin de yerine oturmaya başladığı yıllar olduğundan çok önemlidir.
ergenlik döneminde gidilen okuldur. kötü bir dönemdir. isimle dalga geçmeler insanın moralini bozar ve bu 5-6 yıl entryleri devam eder fakat ergenlik dönemini bittiğinde bu sorunlar kalkar.
türkiye eğitim sistemine göre üniversiteye girişte baz alınan orta eğitim kurumu. bu dönemdeki arkadaşlık saflık ve içtenlik içerirken, bu dönemden sonraki edinilen arkadaşlıkların büyük bir kısmı çıkar üzerine kurulacaktır.
ilk girişte heyecan veren, daha sonra ki yıllar da yeter be sikeceğim böyle sistemi bitse de kurtulsak dedirten, daha sonra da ah nerede o günler diye insanı hüzünlendiren eğitim-öğretim kurumu.
edit:ilk girişte de heyecanlı değildim sonradan da gram hüzünlenmedim sadece tek 1 iyi şey yaşadım lise de. halısahada 24 maç üst üste kaybetmedik bundan da başka övündüğüm an yok lisede.
en sağlam dostlukların edinilebildiği ortam, ileride aklına gelip gelip özleyeceğin yıllarındır lise yılları. ha bide kanın en çok kaynadığı ergenlik dönemidir ki, sormayın derdini.
temeli sağlam arkadaşlıkların atıldığı, hayatın pek fazla ciddiye alınmadığı, en güzel çağ olan dönemlerdir. hocaların "bu yılları çok ararsınız çok" dediği ve bizimde "aman ne diyor bu hocalar" dediğimiz yıllardır. kaybedildikten sonra değeri iyice anlaşılan, en çok özlediğim,"keşke liseye tekrar geri dönebilsem" dediğim eğitim kurumudur.
2. senesine geçtiğim eğitim kurumu.
bende mi bir farklılık var bilmiyorum ama, etrafınızda aptal ve mal ötesi eğitim harici her şeyi yapmaya gelen kızlar, veya o kızları sürekli düşleyen, ter kokulu erkekler varsa hocalarınız dümdüz ders anlatıp, geçiyorsa, sizde hassas, duygulu ve her şeyi ince düşünen bir insansanız dünyanın en berbat yeridir lise. hep yalnız kalırım, mesela. diğerlerinden dışlandığım için mi? hayır. ben onları dışlıyorum ve yalnız gezmeyi seviyorum. sonuçta zeka seviyeleri, pardon zekaları olmayan insan davranışları sergiliyorlar, ne onlardan bana ne benden onlara hayır gelmez. dersimi yaparım siktir olup giderim hayatımı kurtarırım. kimsenin dostluğuna da ihtiyacım yok dediğim yerdir bu lise.