liberalizm

entry405 galeri11
    101.
  1. bırakınız efendim, parası olan herseyi yapsın, haklıdır demektir.
    1 ...
  2. 100.
  3. çıkarcılık ve bencillik üzerine kurulu bir hayat görüşüdür. kapitalist dünyanın sert şartlarında tutunabilmek için en önemli kuraldır. başarıya giden her yolun mübah olmasıdır. artık bir takım ütopik ideolojik savların peşinden koşmak, sağ-sol çatışması arasında ömür tüketmek beyhudedir. herkes kendini düşünmeli ve geleceğini garanti altına alabilmek için bir an önce kendi hayatının dizginlerini eline almalıdır. yoksa kullanılmaya, itilip-kakılmaya, sürünmeye mahkumdur.

    ve bana göre atatürk tam bir liberaldi. memleketin içinde bulunduğu tüm vehamete karşın milleti toparlayıp, dünya medeniyetlerinin gelişmişlik özelliklerini türk milletine uyarladı ve taze devleti hızlı bir gelişim trendine sokmayı başardı. işte liberalizmden kastım tam da budur.
    2 ...
  4. 99.
  5. eninde sonunda kapitalizme dönüşen sistem. kişiyi esas alan ama kişinin hırslarını, nefsini işe katmayan felsefi ve siyasal sistem.

    herkesin istediğini yapmakta özgür olduğu bir sistemin yürümesi kişilik farklılıkları sebebiyle imkansızdır. para kazanmak için bir sistem bulmuş ve en sonunda diğerlerinden sıyrılmış bir kişi doğal olarka istediğini yapmakta özgürken parasını saçma sapan işlerde kullanmış bir diğer zatın özgürlükleri kısıtlanmış oluyor. çünkü kapitalist sisteme benzerliğin getirdiği arz talep dengesi nedeniyle talibi çok olan nesne-ihtiyaç vb doğanın kanunu olarka yeterince arz edilmediğinden doğal olarka bir pahalılaşma süreceine girer.
    bu durumda da yine o köşeyi dönmüş arkadaş parasını kaybeden diğer kişiye üstünlük sağlıyor.

    yukardaki tek nedenden dolayı da birden çok kişi herkese üstünlük sağlama ve daha zengin olma yarışına girecektir. bu durumda da sınırsız özgürlüğün getirdiği rahatlıkla her şey altüst edilir ve o iktidar mutlak suretle kazanılır. *
    iktidarı kazananı yıkmak isteyenler palazlanmak için fırsat kollarken iktidar sahip olan da yenilmemek için daha güçlü bir pozisyon arayışına girecektir bu durumda kapitalizm denen sistem çıkacaktır. (bkz: kazanmak için herşey mübah)

    liberalizm en ideal sistemdir diyenlerin nasıl bir düşünce sistemi içinde bunu tahayyül ettiklerini merak ediyorum.
    1 ...
  6. 98.
  7. türkiye'de ismi telaffuz edilince ya akıllara besim tibuk 'u getiren, ya da bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler sözünü getiren. insanların hakkında hiçbir şey öğrenmek istemedikleri, en mantıklı, bireyi temel alan üst bir sistemdir.
    2 ...
  8. 97.
  9. kapitalizmin ekonomideki uygulamasidir. tipki komunizmin, sosyalizmin ekonomideki yansimasi olmasi gibi.
    3 ...
  10. 96.
  11. çok güzel bir şey aslında biraz farkına varılsa ama bizde akepelilere liberal deniyor, bilmem necilere liberal deniyor, e otomatikman liberalizmin önü de kesiliyor. bazı kötü yanları da var tabi ama idealist yaşayayım diye götünü başını satma sınırına gelen salaklara nazaran daha iyi bir hayatı seçmek gibi bir şey.
    şimdi size ne desem kötüleyeceksiniz, en iyisi ben bu şekilde yaşamaya devam edeyim.
    1 ...
  12. 95.
  13. liberalizm ne kadar süfer vuv vaho vuv vahaooay diyecektim neredeyse.

    teoride her şey mükemmel de canlar iş uygulamalara gelince sistem error veriyor.

    neymiş? liberalizmde birey kutsalmış. harika. diyecek hiçbir lafım yok. ancak liberalizmin bireycilik anlayışının orman kanunlarıyla açıklanabileceğini düşünüyorum. "piyasa kendini silkeler biz elleşmeyelim. her koyun kendi bacağından asılır,ne me lazım." bu bireycilik değil düpe düz bencilliktir, kendinden başka kimseyi siklememek, kollektivizmin yararlarını reddetmektir. bugün de çok net görülebilir ki neo-liberal politikaların merkeze aldığı argüman birey değil sade ve sadece paradır, sermayedir. alınan önlemler sermaye akışının düzenlenmesine yönelik önlemler olmuştur hep dikkat edersek. şimdi fed’in faiz kararlarıyla bireyin ne alakası var allasen. bugün goca süper güç amarika’yı zımnen uluslararası dev holdingler, tröstler yönetiyor. nerede o kutsanan bireycilik anlayışı? hak getire!!!

    öte yandan bireysel hak ve özgürlükler meselesi. özgürlükler diye pompalanan kıymıkların götümüze batması yakındır. liberalizmin özgürlükler dediği kıymıklar toplumda ayrışma yaratacak cinsten kıymıklardır. toplumu etnik ve dinsel yönden ayrıştırmaya yönelik faaliyetlerin motor gücü oluyor bu kıymıklar. misal adam alevi toplumuna azınlık diyebiliyor özgürlükçülük adına. ya da türkiye’de sünni kesimin din ve vicdan özgürlüğünden tam olarak yararlanamadığını savunabiliyor. yani minimalize edilmiş, belli gruplar için öngörülen, toplumsal huzuru ve barışı tehdit eden bir özgürlükçülük bu. asla tümel bir yaklaşım değil.

    liberalizm en tabii sistemmiş! yesinler! liberalizmin şiddetle arkasında durduğu, devleti bertaraf eden serbest piyasa anlayışının ortaya koyduğu en büyük gerçekliğin "büyük balık küçük balığı yutar" anlayışı olduğunu düşünüyorum. yine orman kanunları babında bakarsak olaya gerçekten de"doğal" olduğunu söyleyebilirim. vahşi rekabetin getirdiği çetin bir hayatta kalma mücadelesi. tam bir safari belgeseli... ne kadar da doğal! dadından yinmiyor mübarek. ben şahsen doğal bir düzen istemiyorum çünkü insanım. rekabet etmeyi değil dayanışma içinde olmayı tercih ederim.

    liberal dostlarımızın bir de hiç dillerinden düşürmedikleri bir diğer yalan uluslararası hukuk. bu uluslararası hukuk piyasanın, neo-liberal politakaların önünü açmak adına küreselleşme adına açılan savaşlara göz yumabiliyor. ki bunu dünya defalarca yaşadı. uluslararası hukuk her defasında sustu. şimdi bu hukuk anlayışı mı koruyacak beni, bireyi? koca koca ülkeler dümdüz edildi. hammadde uğruna, enerji uğruna, petrol uğruna. liberaller neden seslerini çıkarmadılar. avrupa parlamentosu ne yaptı ırak’a savaş açılırken? kuyruklarını götlerinin altına alıp apıştılar öylece. kimse birey demedi, kimse hukuk demedi, kimse yaşama hakkı demedi. birkaç gayci, homoseksüel,marjinal sosyalist karşı çıktı koca avrupa kıtasında bu savaşa. yazıktır abiler bu ibnelere mi kalmıştı "insanı", "bireyi", "barışı" savunmak.

    sözün özü benim için liberalizm bir yalanlar silsilesidir. kim ne derse desin. ben gördüğüme inanırım.
    3 ...
  14. 94.
  15. 93.
  16. 92.
  17. ekonomi politikası uygulanan bütün ülkelerde çok iyi meyveler vermiş siyasi görüştür. türkiye'de sadece liberal ekonomi politikası uygulansa kısa süre içerisinde meyvelerini verecektir.
    1 ...
  18. 91.
  19. baskın bir siyasi görüşü olmayan kimsenin tanımını okuyup "ben bu olcam" diyebileceği bir görüş olsa da pratikte hiç bir zaman tanımını yansıtmadığından ve bana göre içi boş bir görüş olduğundan savunmadığım-desteklemediğim ideoloji.
    1 ...
  20. 90.
  21. kökenleri aydınlanma fikriyatına dayanır.

    özünde, her türlü siyasal saltçılığa karşıdır.

    bireylerin veya grupların otoriter yönetimlere karşı çıkabilmesini öngörürür.

    devletin ya da her ne şekildeyse otoritenin bireyin vazgeçilmez haklarına saygı göstermesini ve bireyin mahrem alanına girmemesini savunur.

    ancak, liberalizmi saf bir formda tahayyul etmemek gerekir.

    yani, pek çok değişik liberalizm anlayışı mevcuttur.

    bunların temelleri ve çıkış noktaları hemen aynı olmasına karşın, kullanılan siyasi ve ekonomik araçlar farklılık gösterebilir.

    dolayısıyla, liberalizm eleştirisinin de genel olarak değil mevcut formunun üzerinden yapılması daha yararlı olacaktır.

    ancak, ortak temeller üzerine yapılacak eleştiri için bu söz konusu olamaz.

    klasik liberalizm diye tabir ettiğimiz ve adam smith, john locke, david hume ve john stuart mill ile özdeşleştirilmiş liberalizm anlayışı ile milton friedman, margareth thatcher ve ronald reagan ile hayata geçirilen neo liberalizm arasındaki nüansların ayrımına varabilmek önemlidir.

    nitekim, ilki daha serbesti yanlısıyken, ikincisinde muhafazakarlığın güçlü etkileri görülebilir.
    2 ...
  22. 89.
  23. Feodal sistemden cumhuriyetçi - demokrat sisteme geçiş sürecinde " eşitlik - özgürlük - adalet " ilkesi ile halkı görece rahatlatmış ancak kapitalizmin ideolojisi haline getirildikten sonra eşitlik - özgürlük - adalet ilkesini sadece sermaye sınıfı ve tekelci burjuvaziler için uygulamaya sokmuş neo-liberal politikaların , ulusal oligarşiler tarafından halka dayatılan hak ve özgürlüklerin tırpalandığı sosyal ve ekonomik reformların(!) temeli olan felsefi düşüncedir . ifade özgürlüğü liberal bir sistemde ancak mevcut sömürü sisteminin bekasına zarar vermeyecek şekilde icra edildiğinde uygulanabilir ; ancak devrimciler liberal ekolün bu sahte özgürlüğünden etkilenip evrimin ve devrimin ütopyasını anlatmak ile yetinselerdi dünya bugün tamamı ile bu düşünce ekolünün fonksiyonları ile idare ediliyor olurdu . Liberalizm küresel sermaye odaklarının bir pazarlama aracı ve sahteliğin , umutsuzluğun , anti-devrimciliğin propagandasının yapıldığı bir felsefedir . Özgürlük pazarlanan bir metaya dönüştürülür ve adalet şovenizme kaçan bir uslüpla aşırıya kaçılarak adaletsizleştirilir . Eşitlik ise 70 milyon sefalet içinde yaşarken , 17 kapitalist tekelin dünyadaki en zengin 100 işadamı listesine girebilmek için çalıştığı forbes dergisindeki övünç tablosudur .
    1 ...
  24. 88.
  25. 87.
  26. demokratlığın alt versiyonu. şu var ki; kendi içinde merkeziyetçi, faşistvâri düsturlar barındırır. aslolan demokratlıktır.
    0 ...
  27. 86.
  28. artık genel geçer dünya normlarında biliyoruz ki sosyalizm insanları mutlu etmekte yetersiz kalabiliyor. mutlu edebilir, ama bunu benimsetip ideal şekilde uygulatan hiç bir ülke görmedik henüz. hep baskı ve cinayetler gördük. varsa iletin iletimi editleyim. Ancak kapitalizm de sömürüyü benimsediği için insanları mutsuz ediyor. halkı mutlu da olsa bu başkalarını mutsuz etmekten geçiyor.
    oysa liberal demokrasi, liberal ekonomiyi benimsemiş olan bir çok(hepsi değil) avrupa ülkesinin vatandaşlarının yaşam standartları ortada. yılda 70 bin usd kazanan bir ülke vatandaşının özgürlüğünü 10'a 2 şeklinde yorumlayıp, stalinin onmilyonlarca insanı katletmesini, küba'daki internet yasaklamalarını, sinema yasaklamalarını özlemleyip bunları özendirmeye çalışacaksın.
    bu hiç insanı ortaya alan bir anlayış değil. sistemi ortaya alan bir davranış. dünya da artık 2 çeşit siyasi akım var. ya kapitalist ve insan haklarına saygılısın ya da liberal ve insan haklarına tutkunsun. insan haklarına saygı bile duymayan bir sistemi özlemlemek şirin göstermek hiç çağdaş bir anlayış değil. zaten artık böyle bir kutup yok. ben devlet için yokum. sikerim devleti diyebiliyorum liberalizmde. devlet karşıtı olması beklenen fosil solcular ise devleti ortaya koyup halkı sikebiliyorlar. fark burda bence.

    özgürlükler ve insan haklarını inanılan en kutsal değerlerin en üstüne oturtmuş bir düşünce akımıdır. özgürlükler konusunda kısıtlamalı ve totaliter olabilen sosyalizmi hayli eleştirir. muhafazakarlığa ve geriye dönüşçülüğe de bir o kadar karşı duruş sergilemektir.
    ülkemiz gibi sosyal eğitimi düşük ülkelerde bu adamlara genelde ne emmeye ne gömmeye geliyor diye hakaret edilir. ya muhafazakar olacaksın ya solcu özgürlükçülük başlı başına bir ideoloji mi olurmuş denir.
    engin ardic, mehmet barlas, mehmet altan gibi yüzakı temsilcileri ülkemizde mevcuttur fakat fehmi koru gibi takkeli liboşlar da yok değildir.
    liberalizm iyidir. dünyada en iyi uygulayan ülkeler iskandinav ülkeleridir. zaten onlarda kişi başı gelirin ve mutluluğun en yüksek olduğu ülkeler. ikisi arasında bence çok güçlü bir ilişki var.
    0 ...
  29. 85.
  30. yalakalık derecesine varacak kadar siyasi düşünceleri içinde barındıran ideolojik yaklaşım.
    1 ...
  31. 84.
  32. liberal miberal malı kap götür al..
    özgürlük olması için , denir ki : seninlinin başladığı yerde bi diğerninki biter..eşit sosyal haklar olmadan , tolum baskısı , statüko farkları ayyuka çıkmışken benim 2 hakkım varsa , bill gates'in 10 hakkı var.ikimiz de özgürüz ama değil mi?
    tanım:kapitalizmin adlarından biridir.kimi yazar bozmaları da ceplerine binlerce dolarlar girerken bu sistemi savunurlar , cebinde 3 kuruş parası olmayan insanlar namına..
    1 ...
  33. 83.
  34. her koyun kendi bacağından asılır sistemidir.pirinç tarlasında çalışan köylünüm hondanın sahibi olabileceği yada erzurum ticaret odası başkanının çaycılığa düşebileceği tek sistemdir.sahip olabildiklerimizin sebebi ve sahip olamadığımız herşeyin sebebi.hiçkimsenin sevmediği ama herkesin sonunakadar yararlandığı sistemdir.
    1 ...
  35. 82.
  36. emperyalizmin* tuzu biberi...
    1 ...
  37. 81.
  38. yeryüzündeki en mantıklı, en akilci, en cözümcü, en yüce ideolojisizlik ideolojisidir.
    2 ...
  39. 80.
  40. zannedildiği gibi sömürgeciliğe yol açan bir düşünce değildir. sömürgeciliğe yol açan geçtiğimiz yüzyılda yaşanan feodal kapitalizmdi. ancak liberalizm, işçi haklarını da ihtiva etmek zorunda olan bir düşüncedir. zaten o ihtiva etmese bile yarattığı düşünce özgürlüğü ortamında biri çıkıp zorla ihtiva ettirecektir. bireyin herşeyi devletten veya sovyetten beklemesi kavramını yok ederek çalışmasını sağlayan ve idealojiler arasında akla hitap eden tek düşüncedir.

    (bkz: ayn rand)
    (bkz: ibn haldun)
    0 ...
  41. 79.
  42. birey özgürlüğünü, ekonomik - siyasal - toplumsal faaliyetlerini serbestçe yerine getirmesini savunan anlayış.
    1 ...
  43. 78.
  44. 77.
  45. sosyal devletin içine eden sistem.
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük