bunlardan bir tanesini hastahane kapısı önünde gördüm.
kısa ve jöleyle dkilmiş saçları, kot pantolonu ve umarsız tavırlarıyla bir erkeği andırıyordu.
daha sonra bir kızla konuşmaya başladı. kız üzerinden dişilik akan, uzun saçlı, gayet güzel bir kızdı.
sonra bu erkek gibi olan güneş gözlüğünün üstünde baka baka uzun saçlıyla konuşmaya başladı. kendini zorla erkeğe benzetmeye çalışıyordu konuşurken. gülümseyerek bakan gözlerinde karşısındaki kıza sulanma belirtileri vardı. kıza tıpkı kur yapan bir erkek gibi davranıyordu. ne kadar iğrenç bir görüntü, ne kadar aşağılayıcı ve onursuz bir tavır.
kendi olmamaya kasarken göğsünden sarkan et yığınlarını göremiyordu büyük ihtimalle. son derece samimiyetsiz.
ya .ikmeye çok meraklıdır ya da hemcinsine verecek kadar ultraveregendir.
ya kanındaki testesteron miktarı katlanmıştır ya da östrojeni tavan yapmıştır.
çözemedim bi türlü gidiyor.
bir kız arkadaşınızın vücudunu fazlaca beğendiğinizde ve "üf şuna bak be" falan dediğinizde, acaba onlardan biri miyim diye düşündüğünüz kadınlar. ama güzeller ne yapayım.
nasıl anlaşılır ki sorusu kafamı kurcalamakta.
tüm kadınların içinde gizli olan taş gibi bir hatunla fırsat bulsalar sevişebilme isteği.
fiziksel olarak güzel bir görüntü. erkekler için seyrine doyum olmayan aktivite.
how i met your mother dizisinin 3. sezon 3. bölümde, robin scherbatsky adlı karakter, bacağındaki kılların fazlalığından dolayı kendisinin türk lezbiyenlerine benzediğini söyleyip olaya farklı bir boyut kazandırmıştır.
sevicilik diye de bilinir. tabi kimi ergen bünyeler; bu durumu sadece porno endüstrisi üzerinden anlamaya çalıştıklarında, lezbiyenliği biseksüellik ile karıştırırlar. sanırlar ki lezbiyenlerin cinsel evrenleri sınırsızdır. ve yine sanırlar ki bu durum sadece cinselliği içinde barındırabilir. bu yüzden lezbiyen kelimesinin kendisi bile bir fantezi unsuru olabilmektedir bu bünyelerde. işin günah, ayıp, hastalık tartışmalarını geçersek nihayetinde kişisel bir tercih meselesidir.
eşcinsellikten bahsedildiğinde, sözcüğün sadece "cinsellik" kısmını algılayabilen bünyelerin habire ağız sulandırıdığı kişilerdir. sahip oldukları cinsel kimlik bir seçim değil yönelimdir. ve nasıl ki biz heterolar günde 24 saat sevişerek, birbirimizi kırbaçlayıp yalayarak yaşamıyorsak eşcinseller de tüm gün oynaşma peşinde koşmuyorlar. ille de penis açlığı hissetmeleri de gerekmiyordur...
Bazen butun sorunlarin ortasinda,
tum insanlarin yalnizligini ve caresizligini kendinize mal ettiginiz bir durumda yaninizda olan
ve size istediginiz herseyi ama herseyi vaat edendir. Az karmasik dogasi ve narin yaklasimi size ilac gibi gelebilir. Bir lezbiyen, ortada cinsel bir birliktelik olmasa bile, bir kadinin herseyi olabilir.
Kadinsiligin engin boslugunda birlikte kaybolmayi vaat eder. Icinizden asla farkedilmeyeni bulup cikaran, ortaya koyan odur. Buna ragmen size istediklerinizi veremeyecegini gordugunuzde, onun yapbozunuzun eksik parcasi olmadiginin farkina varirsiniz. Istediginiz bir erkektir.