88 yaşındaki anneannemi bile güldüren bir bölümle bu haftaki vizyonunu tamamlamış übersonik dizimiz. o değil de ismail abinin alfabesi bozuldu, bakalım nasıl kendine gelecek. mecnun bu 2 hatundan hangisine takılacak onu da çok merak ediyorum. yalnız bugün en çok ismail abi nin dilenciye bozuk para vermesine koptum. neyse sonra gönlünü aldı ama arkasından da kaydı( bombacı mülayimden alınma bi sahne). dizinin akışı leyla çıktıktan sonra daha bi güzelleşti sanki, leyla çok daraltıyordu diziyi ve mecnunu. onu bunu bırak da mecnunun evi sobalıymış,yeni fark ettim lan aynı bizim ev. yine süperdi, yine pazartesiyi güzelleştirdi. artık yeni bölümüne kadar netten eski bölümleri seyretmeye devam etcez.
yabancı sitcom dizilere taş çıkartan son zamanlarda oyuncuları arasında problemler çıksa da devam eden trt 1 dizisidir. tüm türk dizilerine örnek olabilecek düzeydedir. (bkz: inanmazsan dene valla)
33. bölümle mükemmel bir bölüm izledik. absürdü az, komedisi çok fazla idi. ali atay yani mecnun un sebepsiz içten gülüşleri dahi kırdı geçirdi .
bakkal erdal ise müthişti. son bölüm ile bir kez daha hayran bırakan dizidir.
yalnız şu şirin'in rolünü arttılmaları lazım konuk oyunculardan az gözüküyor diziye bir türlü dahil olamadı.
sıcacık sobalı evde mandalina , portakal yiyip kabuklarını sobanın üzerine yada içine atınca ortaya çıkan kokuyu hatırlattı ya işte bu çok eskilere götürdü. ayrıntılarda
saklıdır senaryonun güzelliği , işte öyle bir şey...
binlerce sayfa yazıldı beşeri aşkın ötesinde olan leyla dan mecnuna ama hiç biri bu işin geyiğini bugünkü trt de olan dizi kadar yapamadı, teşeükkürler burak aksak..
sırf bu adam için izlediğim dizidir. işin ilginç yanı kendisine "başka semtin çocukları" isimli filmdeki rolünde gıcık olmuştum. "teke tekte yakalasam sikerim" filan diyordum. büyük oyunculuk böyle bir şey olsa gerek. adam her rolün layıkıyla üstesinden geliyor.
her hafta halı saha maçıma kurban giden dizi. fakat sonra tekrarını reklamsız netten izliyorum. baştan sardırıp izliyorum o gecenin akşamında daha verimli oluyor. ayrıntıları daha iyi yakalıyor insan. 33 bölüm uzun zamandan beri izlediğim en komik bölümdü. yeni sezonun en komik bölümüydü. yeni giren karakterler diziyi şaha kaldırmış gibi gözüküyor. geçen bölüm yavuz un performansını izlemiştik. bu bölüm gerçek kesik olayı ile biraz adaletli bir dağıtım vardı. modern abi ve sedef karakteri resmen arda ve leyla karakterini aratmıyor. şirin ile de zeynebi kıyaslarsa kafa kafaya diyebiliriz.
arda nın yeri tabi değişmez ama ben modern abi den değişik bir paranoya tip performansı bekliyorum. özellikle gotik leyla ile birlikte olması olası bir erdal vs modern abi show u izlettirecek. bunu erdal bakkal ın gece geç saatte gelen leyla yı görüp modern abi yi azarladığı sahneden görebiliyoruz.
çoğu sözlük yazarlarının içinden geçeni bende dile getireyim. madem burak aksak buraları okuyor bende pekiştireyim. şirin de kalp olsa bile o aşk kalbe değil ciğere işlemiş bir aşk olduğu için mecnun sedef aşkı artık olsun. zaten sedef in mecnun a aşık olduğunu bu bölümde anladık. fakat şirin sanki ''peşine takılan sapık'' muammelesi yapıyor. fakat arda ve mecnun un leyla nın devamlı peşinden koşması gibi sanki şirin ile sedef in devamlı değişmeli sevgili olması gibi ters köşe bir durum olabilir. çünkü mecnun öyle bir tip ki hem şirin in hayatına olmayan heyecan ve rengi katabilir. hem sedef in hareketli aynı kafada tipler olarak daha uyumlu bir çift olabilir. özet geçmek gerekirse şirin arda; sedef ise mecnun olmuştur. mecnun ise leyla konumuna düşmüştür veya düşecektir.
her esprinin bir kalitesi vardır, zeka ürünü gerektirir ancak parayı veren düdüğü çalar söz/ atasözünün bir konuya laps diye oturacağını ve kahkahalar attıracağını hiç mi hiç düşünmemiştim! helal olsun daha ne diyeyim! unutmadan, ismail abi 'adam' kelimesine yepisyeni anlamlar yüklüyosun, cansın.
mecnun babası ve dedelere bakmaya gider. kız içerde bekler. mecnun gelir.
mecnun: kusura bakma bende prostat varda!
( arkadan baba ve dedeler yuh! çeker )
mecnun: yuh hakkaten allah belamı versin öyle bahane mi olur ya!
her karakteri ayrı efsane olan dizi. (bkz: mecnun), (bkz: yavuz), (bkz: erdal bakkal), (bkz: iskender), (bkz: ismail abi), (bkz: sedef)...
Hele o esprili küfürler yok mu?: kulpu kirik caydanlik, delik çorap, tuvalet terliği...
33. bölüm için (bkz: gerçek kesit) selamı var demiş herkes. ama ben ilk gördüğümde bu haftanın konusu (bkz: kanıt)sandım. Perihan Savaş'ın didaktik bir biçimde konuşması (bkz: Sevil Atasoy)u andırdı.
sahildeki bankta gerçekten ismail- mecnun- yavuz gülme krizine girdiler. bu gerçek bir doğaçlamaydı. öyle ki mecnun'nun çapkın gülüşüyle ben de girdim krize.
O nasıl bir (bkz: nasıl)demektir ya. Hele o sedefle tatlı tatlı atışırken etkileyici bir tonda : " sende de bana ait bi ciğer var onu nasıl yapalım?" demesi bir yumruk koydu gırtlağıma.
(bkz: ali atay) hastayım.
leyla nedir senin bu acelen nereye yetişmeye çalışıyorsun? kimden kaçıyorsun? bana niye böyle davranıyorsun? benim ömrüm senin peşinden koşmakla geçiyor leyla farkında mısın? senin için hiçbir şey yapmıyorum, senin için hiçbir şey yapmıyorum di mi? birgün bir haber alıyorum akşamın bir saatinde leyla'nın nişanı var. birgün bir haber alıyorum gecenin bir kör vaktinde leylanın düğünü var. hop gidiyorum düğünü basıyorum. birgün bir haber alıyorum leyla amerika'ya gidiyor. leyla, leyla ben senin için daha ne yapayım yaa. senin için daha ne yapayım leyla. sen beni sevmiyorsan bırak beni. bırak, şu bankta göm beni ya. ama n'olur dön bir kafanı çevir, ben burdayım. etrafına bir bak ya, sen nereye bakarsan orada olmaya çalışıyorum leyla, farkında değil misin bunun?