leyloş olmadan diz bildiğin pamuk prensessiz yedi cücelere dönmüş ki, o cücelerin en kötüsü olan arda'da yok. bence masal kahramanlarının çıkışı bildiğin fena dokunmuştur dizinin dinamiğine ki, onur ünlü eksikliğide hissedildi baya.
yeni giren hatunlardan, pizzacı olan biraz daha şirin duruyor. diğeri daha uzun ve alımlı gibi görünmeye çalışsada o karekterlerin yanına ezgi kadar yakışmadığı bir gerçek. napalım izlemeye devam.
--spoiler--
fakat benim de sevmeye hakkım yok mu albayım? yok. peki albayım. ben de susarım o zaman. gecekondumda oturur, anlaşılmayı beklerim. fakat albayım, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? sorarım size:nasıl? kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı? ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum. tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan ;bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor.küçük oyunlar istemiyorum albayım. kelimeler...kelimeler albayım...bazı anlamlara gelmiyor.
--spoiler--
dizinin belki şu ana kadar ki en absürt doğal olarak en komik bölümü olan 13.bölüm(mecnunun 2023e gittiği bölüm) leylanın, ardanın ve zeynepin diziden çıkartılması ile ne yazık ki anlamsızlaşmıştır.
yeni senaryo düzenine göre, leyla ölecek ee ama 2023de leyla vardı.
arda yurtdışına gidecek, 2023de arda leyla ile evliydi. gerçi gene evlenebilirler.
zeynep mahalleden gidecek, 2023de gene birliktelerdi. gerçi buda olabilir.
ama 13.bölümün en büyük hatası, mecnunun nurtenin(erdal bakkalın karısı) almanyadaki yiğeni ile evlenmiş olmasıdır.
ancak yakın bölümlerin birinde ise nurtenin yiğeni nurtenin kopyası gibi bembeyaz yüzlü simsiyah göz çevreli bir hatundur.
ancak 13. bölümde sarışın bir abla nurtenin yiğeni olmuş.
sonunu internetten izlediğim, keşke izlemeseydim dediğim dizi. en başlarda çok güzel gitti, ismail abinin okuma fişiyle ali atay yazması da kopardı ama sonrası kötü geldi. şu yaşanan olayların tek iyi yanı diziyi monotonluktan kurtarıp büyük ihtimalle yayınlanma süresini uzatacak olmasıdır. yanlış anlaşılmasın, bu durum iyi oldu demiyorum. bu bölümü izlerken yüreğimiz acıdı, içimiz kurudu. oyuncular da çok zor şeyler yaşadı. neyse bu konuyu kapalım.
evet, bu bölüm gerçekten çok güzeldi, ama bu kadar üzücü olması gerekmezdi. umutsuzluğa düştük, bir zaman oradan çıkamadık ama ak sakallı dedenin söyledikleri umut verdi az. hadi bakalım.
bu dizi bitiriyor insanı. hayatımda hiç bir dizide bu kadar gülmedim ve ağlamadım daha ne olsun. o duygusal müzik çaldığında insanın şaftı kayıyor, yutkunma hissi ve ağızın içinde birden su birikiveriyor,
gözler nemlenip hüzün tüm kalbi sarıyor..
komik sahneler ise o kadar doğal ki gülmekten tüm derdini sıkıntını unutuyorsun , hiç bitmesin istiyorsun bu zevk, öyle böyle değil.
işte tüm bunların adı leyla ile mecnun...
bu dizinin herşeyi müziğindeki kaliteden ve etkiden anlaşılıyor pazartesiyi bekleme sebebimiz ayrıca 31.bölümde olacak olan cemre suya düştü esprisine hayran kaldım.