Geçtiğimiz günlerde kanal değiştirirken kanal 7 nin reklama arasında sağ alt köşede az sonra başlayacak şeklinde adının geçtiğini gördüğüm önce aman tanrım tarzında bir tepki verdiğim ancak 3 saniye kadar bir süre sonra aklımı toparladıktan sonra filmdir la o diyerek rahatladığım dizi.Çok korktum sözlük çok.
Fuzuli'nin son derece güzel bir mesnevisidir. aynı isimle şuanda trt de dizisi de vardır dizi de oldukça güzeldir izlenmesini tavsiye ederim son yıllarda izlediğim en komik türk dizisidir esprileri çok zeka gerektircek türden olmasa da basit içten ve komiktir.
bi de erdal bakkalın reklamı yapıldı ya ona çok güldüm. ilahi burak aksak ölme e mi.
ya bu leyla ile mecnun ezberimi bozdu. kaliteli türk dizisi diye bi şey varmış ama burak aksak daha önce hayatımızda yokmuş. burdan sesleniyorum iyi ki varsınız leyla ile mecnun ekibi. gülmekten ağzımız çekti.
25 bölümdür izliyoruz, tamam çok güldük eğlendik, candır falan diyoruz ama artık hastaneye düşme veya iki sevgiliden birisinin evlenmesi konularını işlemeyi bıraksalar diyoruz. sıkıyor bir yerden sonra abi.
galiba mecnun 2 leyla 1 defa hastaneye düştü bundan önce, ayrıca leyla ile mecnun birer kez evlilikten döndüler dün akşam itibarıyla.
ismail abi özel bölümü yapmasını istediğim dizi. ismail abinin bir gününü kameraya çeksinler, biz de oturup izleyelim.
pek bir şey yapmasına da gerek yok aslında, her zamanki hal ve tavrıyla konuşsun, tsııf tsııf diye ıslık çalsın, ayaklarını geriye vura vura oynasın, sessiz sessiz gülsün. eline bir de ramazan davulu alsın ve davulla oynamalık bir şeyler çalsın.
hatırlarsanız 22. bölümü herkes hunharca eleştirmişti sonra olay anlaşılmıştı 23. bölümde, bu bölümde 13. bölümden bağ var kaldı ki diğer bölümde tamamen anlaşılacaktır olay.
beşmilyaryüzbintrilyon kere söylendi bu ama, akasya durağı gibi bi diziyi senelerce yayınlayıp, üsküdar'a giderken'i yarım sezonda yayından kaldıran kanal d'ye inat, üsküdar'a giderken'e de güzel bi selam çakmasını beklediğim dizi. burak aksak'a sevgilerimi yolluyorum.
abi mümkünse bu "erdal bakkal"ın biri ağzını burnunu kırsa da biz de rahat etsek, yani döven de "leyla" olursa, of of of. neyse boş hayallerle yormayalım kendimizi boşuna.
berbat geçen bir günün ardından insanı hayata döndüren dizi. geç keşfettim; sol frame de her gördüğümde salak bi trt dizisi için neden bu kadar entry girilir diye düşünürken ilk izleyişimde hiç de öyle olmadığını gördüğüm canım cicim dizim.
son bölümünde edebiyat anlamında iki önemli referansın gözden kaçmadığı dizi. ilk evvela Ismail abi'nin çay dağıtırken fötr şapkalı memura çayı uzattığında böcek var diyerek korkutması. burada memurun sıradışı şapkasından anlaşılacağı gibi hem Kafka'ya referans verilmiş hem de Gregor Samsa'ya. bir diğer referans ise dizinin sonunda kendisinin seneler sonra sefer tası ile kopyasını gören meccnun burada ise dostoyevski'nin "bir başka ben(dvoynik)" romanındaki kurgusal bir ikizi olan karakteri akıllara getiriyor. tabi sefer tası ile da bu ton yumuşatılarak mizah öğesi iyi ayarlanmış. Mecnun'un hafif rus entelektüellerini andıran makyajı da bu konuda bir çok ipucu veriyor.
son sahne ise kaza ve kader'in bir parodisi gibidir. önce kader gerçekleşir mecnun geçmişini görür sonra ise kaza olur. buradaki kaza hem sembolik hem de gerçekçi analmda kaza ve kaderdir. Kaza tanrı ilminin sonucu bir müdaheleyi gerektirir. Mecnun'a araba çarpması tanrısal bir müdaheledir/aynı zamanda trafik "kaza"sıdır. herhalükarda bu işin içinde dede'nin parmağının olduğu kesindir. buradaki karakterin mecnun'un doppleganger'i olduğunu söylemek mümkün. Dedelerden her ikisini de bir diğerinin doppleganger'i olduğu gibi.
yatağı paylaşamayan ve birbirini sürekli yiyen dedeler ise dizideki ayrı bir güzelliktir. zaten onlar da mecnun tarafından her ikisi de yatağın bir ucunda olduğundan mecnun tarafından çift başlı ejdere benzetilmişlerdir. gelgelelim bu çift başlı ejder benzetmesinin dizi ve kültür açısından kerametine. çin mitolojisi kaynaklı olmakal birlikte çift başlı ejder imgesi türk mitolojisinde-batı da her ne kadar ejder yılan(şeytan)'dan gelmesine karşın-doğu da ise gece ile gündüzün dönmesini sağlayan iyilik ve kötülüğü temsil eden bir semboldür. iki dededen birinin iyiliği bir diğerinin ise kötülüğü temsil ettiğini söylemek saçma olsa da diziye bu şekilde bir potansiyel kazandırılmıştır.(gerçi yeni dede nikahtan yanadır. bu olgu ise dolaylı da olsa mecnun'u heder edecek ve bir çeşit Akakiy Akakiyeviç ya da Raif Efendi'ye çevirecektir)
25. bölümünü şimdi izlediğim dizidir.
mecnunun hastanedeki elemana bilgisayar öğretme sahnesi yardırmıştır.
+şimdi bu okla videolar dosyasının üzerine geliyoruz çift tıklıyoruz.
+avsq01 bunada çift tıkladık (avsq01 mi kaldı bu nedir ya)
+tamam bunu kapatalım zaten bilgisayar sisteminin olayı çok basit bunu öğrendinmi gerisi gelir.
-toront diye bişey varmış o nasıl oluyo?
mecnun: ne bakıyon olum boş boş çalıştırsana?
kaan: abi bu integral diyo türev diyo matrix diyo?
mecnun: ne matrixi, matris o. hani biliyodun sen matematik?
kaan: abi biz bunları daha görmedikki. gel ben sana havuz problemi çözeyim.