Yayindan kaldıran TRT her bulduğu fırsatta özellikle de ramazanda yayınlıyor. Her izlediğimde de sizin ben yapacağınız işe diyorum. Hem adamların işini bozacaksin kanaldan çekeceksin hem de aynı adamların işini dönüp dönüp yayınlayacaksin. Ben bile böyle hissediyorsam ekip buna ne gülüyordur be. Erdal bakkal adında bölümler yapıp kısımlarını da izletti aynı TRT.
Final yapmadan bitmesi en iyi olan dizidir bence. Burak aksak'ın yapıpta düzgün bitirdiği hiç bir dizi-film gormedim. 4. Sezonda bitseydi şöyle olacaktı sonunda; yaa ismail abi japon balığıymış, okadar güldük mecnun aslında hastaymış vs.
Leylanın aynı olmamasının nedeni oyuncularla kavga edip ayrılması ama neymiş sözde mecnun leylayı hatırlamıyormuş. iyiki trt final yaptırmadı.
Yürü bre ehli deve endamını göreyim
Sensiz geçen gecelerin ecdadını sikeyim
Mecnun gibi top muyum bir am için öleyim?
Leyla'yı da sikeyim Mecnun'u da sikeyim.
Bana yar olmayan karının izzetini itibarini sikeyim...
Yansın karıların alayı, su veren itfaiyenin hortumunu sikeyim.
Düşmüşüz bir orospunun belasına,
Koymadık diye taaa amının ortasına, kader böyle yazmış hatırasına...
Ben böyle hatıranın hikayesini sikeyim!
Kerem dağları deler bir amcık uğruna, aslı gitsin de ona buna vurdura...
Bir karı için değer mi hiç bütün bunlara, her taraf amcık dolu mala iyi vurana.
Fuzuli am peşine düştün gurbete, am serindir am derindir şifa verir millete,
Ye kebabı iç şarabı vur karpuz göte, bu gidişle yarrağımı gidersin cennete.
Senaryoya bağlı kalmadan bir çok doğaçlama replik var, bakkalın önünde bekleyen kediler aniden miyavlayınca Erdal bakkalın onlarla, size de döner veriyorum daha ne istiyorsunuz diye konuşmaya başlaması buna bir örnek olsun.
Trt Gibi Absürt ve Yalakalasmıs
bir kurumun cok uzerinde bir dizidir
Ayrica dizinin Engüzel sahnelerinden biride Ismail Abinin
Erdal bakkalin Arabasini patlatmasidir.
" Eskiden olsa böyle şeyler söyleyemezdim, hiç konuşamazdım ama konuşmak lazım artık onu öğrendim ben. Kafamdan ne geçiyorsa açık açık söyleyeceğim. Hiç umurumda değil hiçbir şey yani. Çünkü söylemediğin zaman n'oluyor biliyor musun? O kelimeler böyle büyüyor içinde büyüyor, şişmeye başlıyor, çürümeye başlıyor sonra. Arta kalan birkaç tane kelime oluyor. Onları da hiçbir zaman söyleyemiyorsun. Söylemek lazım işte, içinde ne varsa söylemek lazım, onu öğrendim ben. "
fakat bu dizinin şöyle bir özelliği var: yıllar sonra tekrar izleme ihtiyacı hisseden insanların önemli bir kısmı -buna ben de dahilim- özlemekten ziyade bunalımda olduğu için seyrediyor. gerçek hayattan kaçma aracı gibi. çoğunlukla acı çekilen veya çaresiz kalınan zor dönemlerde tırlatmamak için emniyet sübabı görevi görüyor.