Çok üzülüyorum ölmelerine. Yüzyıllar önce bedenen öldükleri gibi, ruhen de ölmelerine çok üzülüyorum. Kimsede yok o güzel aşklar... aşklar basitleşmiş, incinmiş ve terk edip gitmişler dünyayı. insanlar kaçırdı onu. Ben aşkı çok kutsal, eşsiz bir duygu, doğaüstü bir olay olarak bilirdim. Ne yazık ki çoktan ölmüşler. Sevgiye, aşka değer veren tek kişiler bu eski zaman aşıklarıymış. En çok da züleyha'ya üzülüyorum. Aşkı karşılıksız kaldığı için, o kahrolurken yusuf bihaber olduğu için. Tahir ile zühre , ferhat ile şirin , aslı ile kerem çoktan öldü evet. Aşkları gibi.
Şimdiye kadar izlediğim diziler arasında aşk temasına en fazla yer veren dizidir.
Yayınlandığı dönemde deli gibi izlerdim. Her hafta dakikaları sayardım başlaması için ama o zamanlar ne aşktan ne de ayrılıktan haberim vardı. Şimdi izlesem eminim daha farklı etkileri olur bünyemde. insan merak etmiyo değil aşkı bilen için nasıl bir dizi haline geldiğini.
En ünlüsü fuzuli'nin 1535 yılında mesnevi tarzında kaleme aldığıdır.
Bu hikâyenin konusu kısaca şöyledir: Leyla ve Kays (Mecnun’un asıl adı) ilkokul yıllarında birbirlerine âşık olmuşlardır. Kısa zamanda her yere yayılan bu aşkı duyan annesi Leyla’yı okuldan alır ve Kays’la görüşmesini yasaklar. Ayrılık ıstırabıyla mahvolan Kays halk arasında Arapçada "deli" anlamına gelen "Mecnun" diye anılmaya başlar. Bu sevda yüzünden çöllere düşen Mecnun’a birçok kişi Leyla’yı unutmasını söyler; ancak onun için kainat artık Leyla’dan ibarettir ve hiçbir şekilde bu aşktan vazgeçmez. Hatta dedesi onu bu dertten kurtulmak üzere Allah’a yakarması için Kabe’ye götürür; ama o tam tersine derdinin artması için dua eder. Hem Leyla’nın hem Mecnun’un halleri gittikçe perişanlaşmaktadır. Başkasıyla nikahlandırılan Leyla, kocasından kendisini uzak tutmak için bir hikâye uydurur ve bir süre sonra adam ölür. Bu sırada Mecnun çöldedir ve aşkın bin bir türlü cefasıyla yoğrulmaktadır. Dünyayla bütün bağlantısı kesilir ve sadece ruhuyla yaşar hale gelir. Leyla’nın vücudu da dahil olmak üzere bütün maddi varlıklarla ilişkisi bitmiştir. Birgün Leyla çölde onu bulur ama Mecnun onu tanımaz ve “Leyla benim içimdedir, sen kimsin?” der. Leyla, Mecnunun ulaştığı mertebeyi anlar ve evine geri döner ve üzerinden fazla zaman geçmeden Leyla hayata gözlerini yumar. Mecnun, onun mezarına uzanır ve canından can gitmiş gibi hıçkıra hıçkıra ağlar. Yaradana feryat figan dualar ederek canını almasını, kendisini Leyla'sına kavuşturmasını ister. Duası kabul olur, göklerin gürlemesiyle birlikte Leyla'sına kavuşur âşıklar âşığı Mecnun ...
Hangi bölüm bilmiyorum ama şu mecnunun ismail abiye maketten gemi verme sahnesini hala Youtubeden izlerim.
m:ismail abi
i:hoop
m:abi al sana hediye,hani aslının yerini tutmaz ama
i:ağlar (sonrada okulda kendine hep kitap hediye edilmesinden şiyaset eder)
i:Allah senden razı olsun
m:nasıııl
i:Allah senden razı olsun
m:önemli değil...