bu senaryoyu yazan burak aksak'a öncelikle teşekkür ediyorum. ilk defa bir türk dizisinde absürd olabilir ama paralel evrenle alakalı konuya değinildi ve dahası reklamsız film gibi bölümle kah üzdü kah ta sevindiren bir bölümü bize sunan bütün ekibe de teşşekkür ediyorum. sonuna kadar leyla ile mecnun.
ciddi ciddi sinirlendim bu sona. bir an önce bir açıklama gelmeli.
bir de 55. bölüm final olacak deniyor ki intihar sebebi resmen. sezon finali bile yapmasını istemezken, dizinin bitmesi ne demek lan.
dedeeee?
ayrıca, mecnun'un diğer evrenlerden birinde çöp evde yaşayan babasıyla muhabbeti hüngür ağlattı resmen. daha dün 5 ay oldu gelmedin, özledim diyen babama hazirana kadar gelmem yaa derken o sahnenin etkisiyle 2 gün sonrasına bilet aldım gidiyorum 3-5 günlüğüne. ne yapsaydım, özlemiş işte. özledim. *
--spoiler--
belki başka zamanda, başka bir yerde yine yanyanayızdır ne belli. o umut bile yetiyor biliyor musun bazen. eğer ben, evrenden evrene gezerken deli gibi arayıpta bulamasaydım leylayı... bir çay demliyeyim mi? içelim bir çay güzel güzel.
--spoiler--
52. bölümde başka evrendeki iskender babayla mecnunun sahildeki sahnesi beni benden almıştır. Hüznün yalnız aşkla olmadığını göstermiştir. Bu dizi erkeğin odun olmadığının kanıtı, izlerken gözü dolan çok adam gördüm, erkek işi duygu patlamaları yaşatır sağolsun. Bitmesin sakın, evlerden ırak.
eski tadı kalmayan dizi, her hafta takip ederdim, uzun bir süredir takip etmiyorum tamam absürd komedi yapılıyor ancak son 5 - 6 bölümdür kayış koptu gibi geliyor bana, ne konuda devamlılık kaldı, nede mantıklı sahneler, sanırım düzelir.
öncelikle; eski bölümlerini özleten, ama şu anda da her türlü izleten dizidir.
--spoiler--
bir haftadır yazıcam yazıcam üşeniyorum. yeni bölümü izledikten sonra yine aklıma geldi. şimdi öncelikle 51. bölüm gayet güzeldi, eyvallah. hatta dogville muhabbetine ve mecnun'un kıvırmalarına bir hayli güldüğümü de söyleyeyim. ama o final hiç olmadı sevgili burak aksak. mecnun sedef'i sırf adı leyla olduğu için sevmiştir, öyle sen olduğun için sevdim falan yalan yani. hayır eğer böyle değil diyorsan böyle düşünmemize sebep olan da sensin. o kadar bölüm boyunca hiçbir yakınlık göstermeyecek, hatta dalga falan geçecek ama adının leyla olduğunu öğrenince birden aşık olucak. sonra da ben seni sen olduğun için sevdim, isim mühim değil falan diyecek. olacak şey değil. ki bunu birkaç bölümde daha yapmışlardı, ama bu bölüm iyice gözümüze sokuldu bu tepki bundandır. o bölümlerde de böyle finale kadar gülünür, eğlenilir falan, sonra durduk yere somurtur karakterlerden biri ve lafı sokar, bölüm biter. şimdi aklımda değil sahneler, ama dikkatli izleyenlerin kafasında bişeyler canlanacaktır mutlaka.
--spoiler--
he tüm bunlara rağmen seviyoruz tabi o ayrı. ama sırf da bu yüzden insan böyle basit şeyler görmek istemiyor haliyle. nerede o ilk sezondaki kıyamet sahneleri, kurgu harikaları... nerede bu basit hatalar...
izlerken kendimi zeki hissetmeme neden olan dizi. karakterlerin aptal olduğunu söylemek istemedim tabii ki de. göndermeleri anlayabildiğim için sanırım. önceki bölümleri kesinlikle izlenmeli.
1. sezon birinci bölümden itibaren izleyen kitlenin büyük kısmı için dizi ezgi asaroğlu gittikten sonra bitti. burada kastettiğim şey ezgiciğin güzelliği değil (bastığı yere kurban olurum o ayrı) dizinin karakterler arası etkileşiminden doğan dinamikleri çökmesi, kimyasının bozulması. arda'nın babası, metin amca falan hep yalan oldu bir türlü de toparlayamadılar senaristler. bütün bunları zamanında yazdık "yapamazsınız" diye yapamadılar da neticede.
ilk fragmanında dönen "çölde gezen mecnun'un kutup ayısıyla tesadüfü esprisi"nden beri hastaydık bu diziye ama abuk subuk inatlar ve bir de (allah yardımcıları olsun) her bölümü film uzunluğunda çekmek zorunluluğu yüzünden ele yüze bulaşmaya başladı.
ekşide dönen şuna gönderdi buna selam çaktı tezahüratları yanıltıcı. belki sayı olarak önemli ama uzun soluklu bir dizinin içinde detay olması gereken bir "trick" neredeyse eserin önüne çıkmaya başladı. bu dizi fenomen olurken selam çakarak, ona buna göndererek değil adam akıllı olay örgüsü ve gerçeküstü kurguyu izlenebilir bir mantık çerçevesine oturtmayı başarmasıyla öne çıkmıştı. ama şimdi neredeyse birbirinden bağımsız mini skeçler gibi çekiliyor. diğer bir can simidi de bol dramlı sahneler ve dedenin ahmet mithat gibi kıssadan hisse monologları ama onun da miadı doldu dolacak...
yalan dünya başladığı gün yazmıştım "çok tutacak şu an şafak sezer'e gül(e)meyen ama seinfeld'i de mutfak robotu zanneden ortalama seyirciyi leyla ve mecnun'dan koparacak diye (yayın günleri ayrı diye gelmeyin rekabet kategoride). nitekim yalan dünya yayına girene kadar anlamasa da main stream'e uymaya çalışan güruh Leyla ile mecnun'a ölçüsüzce düzdüğü övgülerini kesip, ota boka kusur bulmaya başladı. üstelik şimdiki eleştirilerin büyük bir kısmı da bu güzelim dizinin varoluş konseptine yönelik. yani Leyla ile mecnun'u leyla ile mecnun yapan detaylar eleştiriliyor. bu da tehlike çanlarının çaldığına delalettir.
Gülse bacımızın yaptığı frasier ve fame soslu seinfeld çakması dizi orta / üst gelir grubundaki kafayı yormak istemeyen, kıro komşusundan şikayetçi, beyaz yakalı beyazımtrak türklerin ve onlara özenen kenar mahalle izleyicisinin aradığı diziydi bu dakkadan sonra daha da leyla ve mecnun'a gelmezler.
ayrıca dizinin senaryosuyla gerçek hayatı birbirinden ayıramayanlar hariç müge boz'un ön plana çıkarılma çabasını herkes farketti. sempatikleştirmek için atılmayan takla kalmadı, diğer kızcağızı acuzeler gibi bağırtıp duruyorsunuz falan ama "olmaz".
hitabettiğiniz ortalama sedef kızımızda gerçek hayattaki şansını/zorunluluğunu buluyor. şirinler pek azımızın sahip olduğu modeller (suv, porche veya jaguar gibi) sedef ise tofaş kelimenin tam anlamıyla. illa şirin üzerinden gidilecekse çok büyük bir bomba patlatılabilinir. bunu sedef'i öldürerek veya iticileştirerek yapmaya kalkarsanız elinizde patlar. şirin'i tüm memleketin gönlünün sultanı yapacak bir fikrim var naçizane sevgili burak aksak ile de paylaşırız isterse.
çokta güzel gidiyor valla artık sözlükte diziyle ilgili entryleri de okumayı bıraktım. ayrıca içim çok temizse demek ki sedef cici kız olsun dedim oldu şirin daha iyi oynarsa problem olmaz dedim tam havaya girdi artık. ayrıca dizi bitiyo diyenler bir susun da vir vir vir vir ne çok konuştunuz aaa .bakınız canımız ciğerimiz cengiz bozkurt açıklamasını yaptı. https://twitter.com/# !/cengizzbozkurt/status/186932357666840576 e bu açıklama üzerine bende erdal bakkal dansını yaparım artık.
yavuz abi'nin reddedildikten sonra ortalıktan kaybolması güzel olsa da yavuz abinin mahalleye geri dönüş sahnesiyle benden baya küfür almış dizidir, daha farlı bir şey olabilirdi ya en azından ağırlığını korusaydı bari bir anda suçlu duruma düştü.
ismimi her bölümde defalarca duyuyorum garibime gitmiyor adım da güzelmiş baya hee diye benü düşündürürken güldüren dizi izlemeye yeni başladım şuan 11. bölümdeyim inşallah ilerki bölümler leylanın yokluğunun aratılmayacağı bölümlerdir .