Biscolata erkekleri, dizilerdeki gülme efektlerine yapılan eleştiri, ve de ismail abi'nin burnunu karıştıran adama söylediği sözler. Güzel bi bölümdü yine , özellikle yavuz üzülmeseydi iyiydi ama neyse.
şirin sadece tercih edilmemiş olmanın siniriyle mecnuna yavşıyor.
ismini değiştirmiş olması beni çokta etkilemedi.
mecnunun kaybetmekten korktuğu için sevmekten kaçması o an çok hüzünlüydü. bi de yavuzun reddedilme sahnesi.
gerisi kırdı geçirdi valla 50. bölümün hakkını vermişler.
ayrıca yavuzun eylül tarafından reddedilmesi en çok bana koymuştur. kendimle yavuzu şu son dönemlerde bildiğin özdeşleştirmekteyim. anlayacağınız aşık oldum anlayacağınız yavuz gibi kızla iletişim kurmaya çalışıp konuşamıyorum. anlayacağınız kendi çapımda sürprizler yapmak istiyorum. ama biz ne zaman sevineceğiz be yavuz ab. ? diye de sormadan edemiyorum.
--spoiler--
şirin'in hak ettiği değeri mecnun tarafından artık alacağı bir bölümle sonlandı. ulan mecnun bir düşün ya otur düşün bir tarafta üf snn be slk triplerindeki sedef, öbür yanda güldüğünde tüm dünyanını değiştirecek bir kız; şirin. 100 sedef bir şirin etmez valla-billa. onu geç kız bir de senin aşkından isim değiştiriyor.
bu diziyi beğenmeyip izleyenlerin mizah anlayışına küfreden zihniyetlere anlam veremediğim dizi. çok merak etmekteyim günlük hayatlarında nasıl bir espri düzeyleri var da böyle laf atıyorlar. 50 bölümü olan diziyi hiç izlememişken açıp 35. bölümünü izlersen tabi gülmezsin boş beyin. dizi bu dizi. bi filmin sadece 45.-50. dakkalar arasını izlemek gibi bir şey yaptığın. otur ilk bölümden izle 10. bölüme kadar gel beğenmezsen o zaman şu şöyle ondan beğenmedim de *. ukalalığın lüzumu yok. örneğin arkadaş çevresi tarafından yapılan baskı sonucu oturup breaking bad izlemeye başladım. daha 3. bölümden dizinin beni sarmayacağını, sıkıcı olduğunu anlamama rağmen bu eleştiriyi yapabilmek için 2. sezonun sonuna kadar izledim. siz de böyle yapın canımı yiyin. tamam sakinim.
nurten'in yeğenini eski halinde görmek istediğimiz dizidir.
bir de ismail abi yalnız yalan dünya'ya ayar vermemiş bizzat
'gülse' ismine gönderme yaparak ayarın kralını gülse birsel'e vermiştir. burak aksak öyle zeki bir adam ki göstere göstere vurmuyor onlar gibi, 'inceeee, çok inceeeee' bir şekilde yapıyor bunları. gülse birsel dizisinde leyla ile mecnun'un absürd komediliğine gönderme yaptığından beri ben kendisini izemeyi bıraktım. tamamen orijinal bir eser çıkardı o ekip, kendisi gibi ordan burdan arak konu ve karakterlerle işin kolayına kaçmadı.
şirin mecnunu seviyor. nedenini kendisi de bilmiyor ama bence gerçekten seviyor ve bunun kendisine nakledilen eski leyla'nın kalbiyle alakası var. o yüzden vazgeçmiyor. tercih edilmeme takıntısı değil kesinlikle.
diziye giren kıvırcık resim öğretmeninin renk kattığı dizidir. yavuz abi zeynepden sonra sevgilisiz kalacak değildi ya dememe fırsat kalmadan eylülün masadan kalkıp gittiği dizidir.
yavuzun plazmalara dönmek için denize bakarak bıyığını taktığı ve alttan o şahane müziğin fon oluşturduğu sahne de son derece duygusaldı.
abi bu nasıl bir dizidir, yoksa dizi değil midir, dizilikten çıkmış mıdır bizim için? yaşamımızın ayrılmaz bir parçası olmuştur ama bunu nasıl becermiştir? erdal bakkal mıdır bizi bu diziye bağlayan, ismail abinin gerçekliği mi? yoksa leyla ile mecnun'un aşkı mı? mahalledeki o sıcaklık mı? ve şimdi de o her bir şeyi eleştirenlerin bunları bozmaya hakkı yok. biz bu diziyi bu kadar ciddiye aldıysak bir nedeni var.* belki de hiç kimsenin bilmediği bir şey bu. etiketleri dünya trendlerine 1. sıradan girdiyse de bir nedeni var. o kadar sahiplendi ki türkiye bu diziyi.
şimdi çamur atıp durmayı bırakın da izleyin. yok izlemeyecekseniz de susun, oturun ferihayı izleyin. o da olmadı intihar falan edin de kurtulalım.
bir hatırlatma yapalım, yönetmene.
oyuncularının başarısı rol yaptıklarını belli etmemelerinden kaynaklanıyor.
şöyle bir göz at bakalaım rol yaptğını belli eden 2 kişi bulursun belki. onları uygun bir şekilde değiştir.