bu diziyle tanışmadan önce arkadaşlara : "ne anlıyorsunuz bu adamdan ağlıyor mu şarkı mı söylüyor belli değil, bırakın yauv" gibi eleştirilerde bulunurdum. şimdilerde ise: "şu parçasını bildin mi? dinledin mi?.. vs. " sorular yöneltiyorum.
galatasaray maçının üstüne çok büyük bir keyifle izlenen dizi. başlar başlamaz inceden göndermelerle güldürmeye de başlamıştır.
(bkz: yenisi çıkar diye ekmeği toprağa gömmek)
edit: an itibariyle çocuklar duymasın'a gönderme yapan dizi.
edit 2: iskender'in yalnızlığı bu kadar işlendikten sonra mutlaka karşısına yavuz abi gibi bir bayan çıkması an meselesi olabilir.
şu an kaybedenler kulübüne ayar vermiş. yalnızlık öyle değil böyle verilir demiştir. erdal bakkal ise şu an benim yaptığım gibi kaybedenler kulübünü eleştiren adam olmuştur an itibari ile.
--spoiler--
yalnızlık gıcırdayan eski bir sandalye gibidir
--spoiler--