bu bölümüyle yine yine olmamış dizidir. bizi gerçekten üzmeye başladılar, bölüm boyunca en fazla 2 kere tebessüm ettim. oysa trt1 gündüz saatlerinde ilk sezonun tekrarlarını yayınlıyor, onları 2.ye izlememe rağmen neredeyse gülmediğim bi sahnesi yok. 100 yılda bir böyle güzel bir dizi yapıldı türkiye'de, onun da boku çıkmasın lan biraz daha özveri istiyoruz senaristlerden.
bi de ismail abiyi bu kadar dışarıda bırakmayın lan, canımız sıkılıyor.
--spoiler--
ha ama şöyle bişey de var, iskender'in altınları tefecilere teslim ettikten sonra diğer hırsıza "sen belediye misin açtığın çukuru kapatmadan gidiyosun" demesi, bu ayın en güzel ayarı olmaya adaydır ülkemizde..
--spoiler--
son sahnesinde ismail abi tüylerimi diken diken etmiştir. senin gibi dostum olsun 100 milyar da borcum olsun ismail abi nasıl olsa gözlüklü çocuk öder.
son sahnesinde tayyiple kılıçdaroğlu'nun kucaklaşması olmamış. ulan olmamış işte kılıçdaroğlu o adamla ne kucaklaşacak. neyse sosyal mesaj güzel ama. *
son sahnesi asmış coşmuş dizilerin dizisi. Arap Yahudi başbakan kilicdaroglu Fenerli galatasaraylı rahip imam ismail abi mecnun bunları aynı anda düşünmek bile zor ulan. Supersiniz.
dinler arası, politik görüşler arası, ezeli rakipler arası kardeşliğin vurgusu yapılarak belki de diziler tarihinin en güzel final sahnesini bize sunmuş dizidir.
son sahne hariç bom boş bölümü geride bırakan dizi. ismail abisiz bir hiç olduğunu böylece anlamış olduk.
yönetmen eyüp boz yazınca çok bir şey beklemiyorum lakin bugünkü kadar genel hatlarıyla , çekim kalitesi, flashbackler , oyuncu seslendirmeleri, hikaye, senaryo
vs kötü bir bölümüde hiç ama hiç beklemiyordum.
ayrıca sen ey trt! lan kelimesini bile 3 defa sansürledin bu bölüm sana yazıklar olsun.
tanım: türkiye'nin ilk, tek ve bence, son dizisidir.
--spoiler--
gs - fb'yi, kemal'le recoşu, bütün küsleri barıştırmayı başarmış, en nihayetinde hayal ettiği dünyanın böyle bir şey olduğunu göstermiş dizidir.
bütün akşamki geyikleri, coşkuyu, güzelliği saymıyorum bile. performansı, oyunculukları konuşmuyorum bile hiç. konuşacak pek bir şey kalmadı çünkü hakkında. ne anlatsak, boş kalacak.
şu bölümden sonra da bu diziye çamur atmış, atacak, "boş dizi, ekran kalabalığı" diyenlerin de ağzına okkalı bir küfrüm var,
hadi ordan "delik çöp poşetleri."
bir tek şeye ayar oldum bu akşam, bu sedef'e bu çiçeği boşu boşuna verdi, sevdiğinden öldüğünden filan değil, o kızın duygularına artık karşılık vermesi lazım, vermeli, versin. o aptal şirin, ay allahım iki lafı bir araya bile getiremiyor ki, onunla hiç aşk mı olur.
o değil de, çoluğum çocuğum olsun, izleticem bu diziyi, "iyi bir çocuk olursanız ismail abi gibi dostunuz olur belki" dicem, hem şirinler'e ayarı kayıcam, hem de iyi bir çocuk olmazsa onlar ben de anneleri değilim.
bu bölüm de her türlü, her nevi ibneliği yapıp, böyle güzel sevmeye zerre kadar değer vermeyen, dostluklarını durmaksızın, dinlenmeksizin piç eden, yüzeysel, bencil, pislik, allahın belası insanlara gelsin.
böyle şeyler yazan adamlar varsa, umut vardır hala.
--spoiler--
beni çok mutlu eden, en çok mutlu eden şey şu dünyada bugün için. ölesiye seviyorum, bırakamıyorum.
sahildeki benzetmeler,
çakma sakallı dedenin iskender nolurr repliği,
yaşlandırma tekniği ve ismail abi için kayıp ilanı,
mecnun un tam üstüne bastın esprisine yavuz un ölü taklidi yapması,
finaldeki toplumsal mesaj ile akıllarda kalan dizi.