42. bölüm, şu ana kadar izlediğim en iyi leyla ile mecnun bölümüydü. böyle giderse kült hâline gelebilir. zaten imdb puanı da almış başını gidiyor. tabii burda biz türkler'in "bizim dizimiz neden imdb'de üst sıralarda değil" diye örgütlenerek görsel açıdan tatmin olma isteği hâkim. çünkü bu sadece bizim karar verebileceğimiz bir şey değil, yani ortada evrensellik yok. belki elin ingiliz'i beğenmeyecek. tabii ki kötü değil, 8.5-9.0 arası bir puanı kesinlikle hak ediyor ama bir durun bakalım. zaten ingilizce altyazılarla da izlemeye başlanmış.
bazı karakterler vardır, dizinin en başında görece arka plandadır ama bir şekilde izleyicinin dikkatini çekip öne çıkmayı başarırlar. belki biraz alakasız örnek olacak ama seinfeld'in meşhur cosmo kramer'ı başlarda senaryoda önemli bir role sahip olmamasına karşın kendi yetenekleriyle, oyuna kattığı ufak detaylarla izleyiciyi kendine hayran bırakıp bir anda başrol oyuncusu kıvamına gelmişti. erdal bakkal karakterindeki durum da buna benzer. ilk bölümlerde mecnun ya da ismail karakteri kadar ön planda değildi, bir müddet sonra baktılar ki erdal bakkal fenomen hâline geldi, sonra bazı sahneleri erdal bakkal'ın üzerine yığmaya başladılar. bence çok da yerinde oldu.
Bir de şu süreyi azaltsalar... diye cümleye başlayacaktım ki (başlarda gerçekten böyle düşünmeme rağmen) vazgeçtim. hiç bitmesin lan bence. 45 dk olursa tadı damağımızda kalır.
trt 1'de yayınlanan absürd komedi. başrol oyuncusu ali atay'a, zeynep çamcı ve müge boz eşlik etmektedir. her pazartesi saat 22:00'de seyirciyi ekrana bağlamış, ünü ülke sınırlarını aşmış bir yapımdır.
--spoiler--
m:sen naptın?
i a: midemi yıkattım.
m: nasıll?
i a: midemi yıkattım.
m: ne oldu da?
i a: bir şey olmadı öyle iç dış bi temizleteyim dedim.
--spoiler--
izlerken çok komik ancak başkasına anlatırken kulağa bir o kadar saçma gelen dizi. gemilere el sallayan ismail abi, hırsız yavuz, erdal bakkal, dedeler. biraz deniyim dedim ancak bana bile saçma geldi. en iyisi sorana bi bölüm izletmek.
--spoiler--
+ ee muhtar, yediğin içtiğin senin olsun, anlat bakalım ne oldu nedir... yuh ne yedin arkadaş ya. bu kaçıncı tabak acaba? üçüncü tabağı mı deviriyorsun şu anda?
- sen benim lokma mı sayıyorsun
+ lokmalaranı nasıl sayayım ben senin, daha tabağını sayamıyorum. kaç tabak oldu onu sayamadım yemin ederim ya.
- ben gerginim. gergin olunca tatlıya vuruyorum kendimi... parası neyse veririm ya
+ parasından mı dedik canım, parasıyla alakası yok ki. cebinde parası olan aslanlar gibi delikanlıyım ben burda.
--spoiler--
--spoiler--
erdal bakkal: (bir kadını göstererek) şu kadın var ya. çok farklı.
mecnun: nasıl farklı abi?
erdal bakkal: aslında o, kadın da değil.
mecnun: aman abi oralara hiç girmeyelim. öğrenmek istemiyorum ben. şimdi uyanacağız. ben bakkala falan gelemem bir daha. burada bırakalım.
--spoiler--
Pazartesi akşamlarını önemli kılan şukela dizi. Hiç bitmesin.
eğer TRT bu diziyi yayından kaldırma cehaletini gösterirse, cosmos marka tüplü televizyonumu yakarım birader.
neyleyim içinde leyla ile mecnun olmayan televizyonu.
erdal bakkalı, yanar döner ismail abisiyle on numara dizi. erdal bakkal şarkı eşliğinde yağmurda yürür ama yağmur birtek onun üzerine yağmaktadır. bu kadar komik bir sahne daha izlememiştim. ayrıca mecnun bildiğin şuursuz. ne olur o sedefi sevse ölür mü yani? incileri mi dökülür he nolur yani sevse?
sanki 10 yıl önceki dizi çekimleri gibi iğrenç görüntülere sahip olan dizi an itibarı ile. O nası çekim lan.
edit: eksilenmiş. acaba benim tv'im falan mı bozuk, sadece bana mı öyle geldi. yoksa diziye bok attığım falan mı düşünüldü. bilemedim. dizimiz mükemmel olsa da, efsane bir sonla bitse de, bir çekim ancak bu kadar kötü olabilirdi. yapacak bir şey yok. konsantre olamadım diziye o derece yaa.