son altın portakal çıkışında çok haklıdır. mizahına itibar etmem ama hülya avşar'ın jüri başkanlığı nedir abi? daha görün ödül reddedenlerde olacaktır.
Şakirtler de dahil olmak üzere herkes elini vicdanına koysun. bu ülkenin en büyük sinema etkinliği altın portakal'da jüri başkanlığı kala kala hülya avşar'a mı kaldı arkadaş ? oynadığı filmlere bakın lan ? sanatla bir alakası var mı ? eğer bu kadının jüri başkanlığına tamam diyebiliyorsanız, bir sonraki sene de bunun film partneri ibrahim tatlıses' jüri başkanı olsun. "urfa'da holivud vardı da biz mi dublör kullandık ı:|" bu seviyeye mi gelsin ülkenin en büyük sanat festivali. Başta türki değerlerimiz olmak üzere, milletimizin tüm değerlerinin (işte altın portakal örneği) altı boşaltılıyor.
ince mizah yapan türk mizah sanatçısı. yolu "siyasi mizah" tır.
siyasi mizah, taaa romalılardan beridir, toplumda baştan sona yeri olan bir mizah türüdür. bekr-i mustafa fıkraları, haşmetli padişahı "ti" ye alıyor, ve üstelik de tolerans gösteriliyorsa , bu mizah türünü çekemeyen şahıs da pekala "tahammülsüz adam" janrında görülebilir.
siyasi mizah´a başlayan levent kırca değildir, siyasi mizah levent kırca´yla sona da ermeyecektir.
mizahçılar yada daha genel anlamda sanatçı adledilen insanlar neden muhalif olmak zorunda olsunlar ki diye kendi kendimi sorguya çekmeme neden olan başlık.
not: bir sebep bulamadım.
"azınlık" adlı oyununu gördüm üstadın. çok şükür hayatımda ustayı canlı canlı görme fırsatı yakaladım; ama salondan çıkarken ağlıyordum ve bu bana çok tuhaf geldi.
levent kırca'yla karnını tuta tuta gülerek büyümüş bir çocuk için; cezaevi kapılarında, masum dostlarını yalnız bırakmamak için ayazda sabahlayan, hem de bunu her hafta yapan bir levent kırca'yla tanışmak büyük travma. keder...
yine güldürdü allah uzun ömürler versin; ama çokça ağlattı. ulu bir çınara balta vurmuşlar da, kanını silmiş gövdesinin geri kalanıyla çarpışıyor gibi geldi bana. sahneye fırlayıp ellerini öpmek geldi içimden.
gözleri dolup sesi titrediğinde çaresizliğini iliğime kemiğime kadar hissettim.
velhasıl kelam, allah başımızdan eksik etmesin etmeye; ama sırası gelip hak'kın rahmetine kavuştuğunda mezarında kimleri istemediğini net bir dille ifade etti.
soyguncuları, sahtekarları, namussuz iftiracıları, atatürk düşmanlarını, çıkarcı yalakaları, iti kopuğu istemiyor mezarında büyük usta.
işte bu yüzden mezarı başında 50 kişi olacak bazılarının deyimiyle.
memleketi bok götürdüğü, çoğunluk onurunu sattığı,