amerikan sinemasının en zayıf yanı bu filmde de görülüyor.finali...her zaman kazananın amerika olması için zorlanan ve çuvallayan bir senaryo.yazık olmuş bu güzel filme.
Başta müthiş Gerard Butler performansı, bol sürprizli ve ters köşe formüllü senaryosu ile aksiyonundan ziyade duygusal yönüyle beni daha çok vurmuş olan film. Öyle ki Guns N' Roses ''Don't Cry'' şarkısıyla bir video klip bile hazırlamışlığım var, göz atmak isteyenler için, buyursunlar. http://www.facebook.com/video/video.php?v=450867659395
kazanacağını beklemiyorduk ama bu şekilde kaybetmesi de üzmüştür bizleri, filmin sonunda savcı'nın çocuğu çello çalarken o çello'nun patlamasını ve kızın ölmesini istemiştim o derece etkileyen film.
bırakmadı adam kodamanların mına koysun. asıl o bombayı savcının götüne sokmak lazımdı. işte o zaman justice for all olurdu. sen hem adalet adalet diye ağla, hem de çakallıkla orospulukla yılansı fareliklerle bombayı adamın götüne koy. olmaz öyle.
güzel bir film. baştan şok ediyor zaten, sonraki gelişmeler de şaşırtıcı, adamın avukatlarla hakimlerle oynaması çok eğlenceli.
yalnız şimdi tam hatırlayamıyorum da bu adama iyice psikopata bağladığında birileri çıkıp, yok onu durdurmanız imkansız, şöyle zeki böyle iş bitirir tarzı konuşmalar yapmıştı. nedense tiksinip kapatmak istedim filmi.
ama yapmadım tabi. evet, sonu da hoşuma gitti.
ama sırf o adamı övme sahnesi yüzünden galiba filmin güzel bir film olduğunu hatırlamak için uğraşmam gerekti. kötüydü işte o sahne yüzünden kötüydü.
bıktım bu salak amerikan klişelerinden. yaşasın uzak doğu sineması.
konusuyla dikkatimi çekmiş, iyi adamın nasıl kötü adama dönüşebileceğini gözler önüne seren, sizi de o iyi-kötü adamla iyi ve kötü yapan, sonu pek de iyi bitmeyen, izlenilmesini şiddetle tavsiye edebileceğim filmdir.
kesinlikle çok sıkı bir gerard buttler filmidir.
bu adam hukukçu mu diye soruyor dedektif.
meğerse bir yıl pusuda yatıp her olanağı hesaplamış.
vay canına bee
çok beğenmiştim.
gerilim, heyecan, mantıksızlık herşey var bu filmde. çok iyi giden bir konuyu sonlara doğru iyice berbat etmişler. hele de tünel tam bir rezalet. final kısmı da bir çuval inciri berbat etmiş. o savcı denen orospu çocuğuna aynı evlat acısını çektirmemesi mantıksızlığın önde gideni. son 15 dakika hariç çok iyi bir film. gerard butler'i de çok beğedim.
çok beğenerek izlediğim, 2009 yapılımı filmdir.clyde shelton'un ara ara kızının ona hediye ettiği bilekliğe bakması beni duygulandırmıştır. sorgu odasındaki rahat tavırları ve mahkeme salonundaki hakimi dumur edişi pek bi hayranlık uyandırıcı idi. yine de böyle güzel geliş-gelişme yapan filmin sonuç kısmının vasat bitmesi kötü oldu.
--spoiler--
gözü önünde eşi ve çocuğu öldürülen clyde, davasında bilgi karşılığı katille anlaşma yapan avukatına aradan geçen 10 yıl sonra muhteşem bir planla adaleti öğretecektir.
--spoiler--
son zamanlarda izlediğim en güzel filmlerden. imdb puanı filmin güzelliğini yansıtamıyor kanımca. 7.8 gibi bişeydi sanırım. oysa bence ilk 250ye girmesi gereken bi film...
filmin sonu hakkında hayal kırıklığına uğrayanlardanım ama öte yandan olması gereken oldu diye de düşünmüyor değilim. yani zaten film adaletsizlik üstüne kurulmuş. dolayısıyla bütün bu olanların savcının kızı ve karısına ulaşmaması anlaşılabilir.
enemy of the state'e göre bir hayli sönük kalsa da izlenebilir. tek bir zekanın koca şehri nasıl darmadağın ettiğini göreceksiniz.
jamie foxx ve gerard butler ın özelliklede gerard ın performansını çok beğendiğim gerilim aksiyon filmi. romantik komedilerden aşina olduğum gerard butler ın yüzünü seri bir katil olarak tekrar görmek hem şaşırttı hemde filmi baştan sona ilgi ile izlememi sağladı.
sonu için severlerden 7.0 alan filmdir. fantastik ya da ne biliyim, seyirciyi ters köşeye yatıran bi son olsaydı, bu film rahatça unutulmayacaklar listesine girebilirdi.