disko kralında ''lale mansurun neyi patlamıştır?'' (stüdyoda bir süre kahkahaya neden olur, lalen mansur donar kalır) sorusunun doğru cevabı ''panjuru'' olan ünlü sinema oyuncusu..
ermenilerden özür diliyorum kampanyasını başlatan o sözde aydın dediğimiz aydıncıklardan biridir kendileri. bu kampanyayı başlatmıştır ama tarih konusunda en ufak bir fikri bile yoktur, ermenilerden niçin özür dilediğini hiçbir tarihsel bilgiye dayanarak açıklayamaz. reha muhtar'ın sunduğu bir televizyon programında siyasal bilgiler profesörü nursen mazici'yla karşı karşıya geldiğinde de belli etmiştir zaten böyle olduğunu. o akşam baskın oran'la birlikte nurşen mazıcı'dan yedikleri ayarın haddi hesabı yoktur. lale mansur bir ara sinirinden ağlamaya, saçını başını çekiştirmeye başlamıştır. ve bu kampanyayı başlatanların birer maşadan öte hiçbir şey olmadıklarını çok net göstermiştir sayın mazıcı.
yaklaşık 3-4 yıl önce bir programda katolik olduğunu söylemiştir. bugün ise balçiçek pamir'e 6 yaşından beri Allah inancını sorguladığını ve 3 büyük dine de inanmadığını...o unuttu belki yıllar önce yaptığı açıklamayı ama sözlük yazarı unutmaz efem..
(bkz: bu ne yaman çelişki)
darbeden ergenekon'a, siyasetten yakın tarihe, sosyolojiden etimolojiye her şeyden anlıyor bu kadın. dini inancı yok ama öteki tarafa boş değilim falan diyor. ne diyor ne konuşuyor anlayan beriden gelsin.
başka dilde aşk güzel filmmiş, söylediklerinden sadece onu anladım. ha bir de taraf gazetesi olmasaymış halimiz harapmış. taraf sayesinde çok şey öğrenmişiz. çok keskin çizgileri var çok. vakit gazetesi'ni de silmiş atmış. bu kadından çok malzeme çıkar şerefsizim. acun ılıcalı'yı bile sollar.
Lale Mansur'da bir açıklama problemi var sanırım.Ermenilerden özür dileme kampanyasına iştirak etti.Tamam dedim,belki bir şey biliyordur ki böyle bir şeyin yaşandığını söylüyor.Ama dinledikçe tarihin en ufak kısmından bile anlamadığını gördüm.Geçenlerde yine çıkıp bir açıklama yapmış.6 yaşında arkadaşı öldü diye Allah inancını kaybettiğini söylemiş.Tamam,inancını kaybedebilirsin,inanmayabilirsin saygı duyarım ama sana demezler mi eğer arkadaşın kaza geçirip ölmeseydi de 80 yıl yaşasaydı o zaman ne olacaktı?onu da Allah bilir.
hrant dink adına düzenlenen 19 yazısını seslendirme projesi tililili de görev almış şahıs. hrant ın Göçün Geç Soruları başlıklı yazısını seslendirmiştir.
son zamanlarını anlamsız bir şuursuzlukla, kendisi bile ne yaptığını anlamayacak şekilde yaşayan sanatçımız. sanatçılar sadece sanat yapsın dedirtiyor bazen insana, zira son zamanlarda özgürlükçü görünümü altında koyu bir akp taraftarlığı yapmasını anlayamadım bi türlü. ayrıca tekel işçileri için de bir sanatçı duruşu göstermesini beklerdim kendisinden.
Başkanın yaptığı açılım toplamtısında Oktay Kaynarca'nın, "Başarılı olmasına rağmen sadece Kürt olduğu için istediği yere gelemeyen birini gördünüz mü hiç?" sorunsuna, "Evet, ben çok gördüm" yanıtını vererek çözüme hiç bir katkı sağlamayacağını belli etmiş kişi.
şener şen'li amerikalı filminin çakma sharon stone'u, sinemadan yana kısmet kapanınca memleketin aydıncıklarından birisi olmaya soyunan, duyarlı mı uyanık mı bilemediğim bir eski sanatçı.
ciddiye alınmak için sadece ve sadece ciddi ve saygın bir dille meramı anlatmak yeterli iken, neden tutup da sivridille zır cahilliklerin bileşkesini kullanır bu insanlar, anlaşılmaz.
birisi çıkar türkler bir milyon ermeniyle, 30 bin kürdü kesti der; adama aydın derler, eloğlu da kendi ülkesine ne güzel çakıyo lan diye ödül verir.
biri der, kör kuyulara attığınız adamları unutmadık der; binbir zahmetle açarlar kuyuları, içerden köpek kemiği çıkar.
biri der, bunlar yüzünden inancımı özgürce yaşayamıyorum der; zannedersin ki memleketin camisi yoktur, imamı müezzini silivri'ye kapatılmıştır, sokakta başı kapalı gezen kadınları yerlerde sürükleyenler vardır.
herkes mağdurdur sözünde ama aslına bakarsanız herkes mağrurun önde gidenidir ilkesizlikte. mağdur edebiyatı prim yapar, ondandır herkesin kendisini bir bilinmezliğe .ok atarak mağdur göstermesi.
"berhudar olun" demekle olmaz mesela orhan baba, sen artık "batsın bu dünya" diyenlerden olmasan da, yediğin içtiğin yemek takımının ederi kadar, o berhudar ol dediğin kadar gemicik alamayacak insanlar var bu topraklarda. onlar sabah akşam "batsın bu dünya" söylemeye devam ediyor, tek farkı şu eskisinden; artık sen susuyorsun.
oynadığı amerikalı filminde bedenini sergileyip kendisini metalaştırdığını söyleyenlerin o filmi izleyip 31 çekmesi ne garip değil mi. türkiye de sanatçı kimliğine sahip ender insanlardandır. ha bu arada kendisine bok atanların favori artisti raci şaşmaz ile oktay kaynarca, favori yönetmenleri de levent semerci'dir. buyrun burdan yakın.
iyi niyetli olması, vaaz verdiği konularda entelektüel birikiminin; bir saman çöpü değerinde olduğu hakikatini değiştirmiyor.
oktay kaynarca gibi bir şey bildiğiniz.
takım tutar gibi entelektüel cephe tutulmadığını bir zaman öğrenecek bizim buranın da insanı. eninde sonunda öğrenecek.