kimse tam olarak ne olduğunu bilmez. her insanın laiklik tanımı farklidir. evet her ulkenin bile.
bakin size bir örnek vereyim. turkiye cumhuriyeti laiktir derler ama meclisi, okulları, hastaneleri ve hatta resmi dairelerin tümü dini bayramlarda tatildir.
eee nerde kaldi laiklik dediginiz şey???
Kişinin fikir hürriyetine yakışanı giydirmesi olan sorunsal. Laiklik çizgidir, mesafedir, resmi bir duruş, ciddi ve realist bir tutumdur. Kişinin din ve dinsizlik dinamizmini güvence altına alır. Din sevicisi yahut yericisi değildir. Fakat teori ile pratika birbirini dengelemiyor. Tıpkı masada konuşulanların sahada uygulan(a)maması gibi.
Laiklik tanımı basittir. Laiklik şerri hukuk şeriat yerine medeni hukuku ve mahkemeleri erg olarak kabul etmektir. insanların giyim kuşamlarına, dini inançlarına müdahale değildir.
laiklik fransızlar tarafından uydurulan modası geçmiş bir akımdır. bugün hangi ülkeye bakarsanız bakın tam anlamıyla 'laik' bir ülke bulamazsınız. misal trump'ın göreve incile el basarak başlaması veyahut ab ülkelerinin başkanlarının papa'yı ziyaret etmesi, özgürlüklerin başkenti abd'de yahudi lobilerinin baskısıyla çok tartışılan kudüs kararının alınması gibi birçok örnek verebilirim laiklik ilkesine uymayan. ki zaten avrupa'da sürüsüyle fon dağıtan hristiyan ve yahudi lobiler varken bu söylenilen laiklik kelimesi yalnızca bir ütopyadan ibaret kalıyor. türkiye'de ise zaten hükümet ile cemaat/tarikatların birbirini karşılıklı beslediğini biliyoruz.
Kısacası; toplumun kültürünü oluşturan din, dil ve ırk gibi konularda tam bir tarafsızlık beklentisinin boşa çıkacağına inanıyorum.
Özgürlüğün teminatıdır, Yaşama hürriyetidir. Sudur, ekmektir, aştır. Farklılıklarla yaşayabilmektir, temel insani değerlerde bu farklılığın korunabilmesidir. Mustafa Kemal'in ülkemize kazandırdığı önemli ilkelerdendir. Umarım işletilebilir bu mekanizma.
Dinsizlik değildir. Dinlerin tamamiyle yalan olduğunu savunan devlet biçimine sekülerizm denir. Laiklik denmez, laiklik savunucusu biri olmasamda bu devlette dini kullanmayan biri gelinceye kadar laiklik kesinlikle gereklidir.
Dinsizlik değildir. Dinlerin tamamiyle yalan olduğunu savunan devlet biçimine sekülerizm denir. Laiklik denmez, laiklik savunucusu biri olmasamda bu devlette dini kullanmayan biri gelinceye kadar laiklik kesinlikle gereklidir.
Kamal Atatürk'ün yaptığı en güzel işlerden birisidir. islam'ı ülkeden def etmeye ömrü yetmeyeceğini öngördüğü için durumu laiklikle geçiştirmek zorunda kalmıştır.
Yine de dinin bir nebze olsa diğer bütün işlerden ve kurumlardan ayrı olması gerektiğini anlatmıştır.
Sosyal medyada yayıldığı gibi öyle kimsenin sikişmesini normalleştirmek gibi bir gayesi yoktur. Tek tanımı, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması gerektiğidir.