HZ ÖMER GELENLERE <<iŞiNiZ DEVLET iŞi Mi, ÖZEL Mi ?>> DiYE SORDU
O ART NiYETLiLER DE <<ÖZELDiR>> DEDiLER
HZ ÖMER MASANIN ÜZERiNDE YANAN MUMU SÖNDÜRDÜ DiĞERiNi YAKTI.
<<YA ÖMER NEDEN O MUMU SÖNDÜRÜP DiĞERiNi YAKTIN>> DEYiNCE
HZ ÖMER <<O MUM DEVLETiN MALIDIR, DEVLETiN iŞiNi O MUMLA GÖRÜRÜM SONRAKi MUM KENDi CEBiMDEN SATIN ALDIĞIM MUMDUR>> DEYiNCE ART NiYETLiLER BAŞKA BiR ŞEY SÖYLEMEDEN SIVIŞIP GiTTiLER.
işte laikliğin tanımı budur. devletin işiyle kendi işini yani inancını karıştıramazsın birbirine karıştırırsan yüce islam dinini de çamura bulamış olursun ama bunu tek derdi din satmak olan dinciler anlamaz. onlar dini siyasete , ticarete dökmeye bayılırlar çünkü ekmek kapısıdır onlar için. o yüzden boşa laf anlatmaya kalmayın.
Hiçbir zaman gerçek anlamda uygulanamadığı için ülke yerinde saymış. Hainlerin elinde din düşmanlığı olarak uygulanmış anadolu insanına zulüm olarak uygulanmış ilke. Hem atatürkü hem atatürkçülüğü insanların yanlış bilnesine neden olmuştur. Bugün bu kavram marksist leninist ideolojilerin atatürk gölgesinde sömürüsü ve devleti yıkmak için kullanılıyor. Pkk , dhkpc , hdp , chp laiklik savunuculugu altında kirli emellerine ulaşmaya çalışıyor.
gelene geçene kafir diyenden zaten dindar olmasını beklemeyin boş verin ciddiye almayın. küfre girdiğinin farkında bile olmayan mensuplara laf anlatmaya değmez bunların aşiretleri de böyleydi, hepsi helak oldu.tapındığı şey kendince yarattığı dininden başkası değil şirke bulaşmış haberi yok ne yazık ki.bunlar dini kullanarak her türü soytarılığı,hırsızlığı,namussuzluğu mübah görürler, umarım gün gelir çok geçmeden aklı başına gelir.
Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sade din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz.M.Kemal Atatürk
Devlet, bir dine inanıp inanmama meselesini özel bir problem sayar, fertlerinin sadece maddi yönüyle ilgilenir, kendisi devlet olarak hiçbir dini taşımaz, hiçbir dini ayine iştirak etmez, fakat fertlerin her türlü dini serbestliklerini kabul eder. Devlet, dini esaslara dayanan kanunlar yapamayacağı gibi, bütün dinlere eşit mesafede durur ve hiçbir şekilde dinlerin ibadet hüküm ve kurallarına müdahale edemez. Bununla birlikte din adına devlet düzenini bozacak davranışları önlemekle yükümlüdür.
Atatürk'e göre lâiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürluğü de demektir.