ara sıra çeker, der ki ben bu laikliği keşfeden adam olaraktan istediğim partiyi laik olmamakla suçlarım. indirin onu beni geçirin başa der. kime der? orduya tabiki.
inançlı insanlarımızın laik olmadığını ve olamayacağını iddia eden, onları yobaz, geri kafalı vs şekilde hakaretlerle kuşatan sözde "laik" lerin anlamadığı ve anlayamayacağı Atatürk ilkesidir.
Cagdaslasabilmek icin, gerekli olan ve devlet yonetimini niteleyen bir ozelliktir. Eger dinler futbol takimlari olsa idi, laik bir devlet hakem olurdu. Her dine esit mesafede olan bir burokrasi anlayisinin yanisira, yasalarin temel dayanagi tartisilamaz, soyut ve kutsal olan dini emirlere degil, butunuyle berrak, herkesi kapsayan ve sonuna kadar tartisilabilen hukuk gerceklerini baz almaktadir ki dogrusu da budur. Devletin dini olmaz, hic bir din de devlet icin var edilmemistir. Din kisi ile tanrisi arasindadir ve sinir bu kadardir. Kaldi ki,kanunlar, siyasi politikalar, aile iliskileri, spor yasalari, egitim, ogretim, tarim, askeri yasalar, sosyal guvenceler... gibi faktorlerin hic birinin, hic bir kutsal kitapta net, anlasilir, her devlete uygulanabilir taslagi yoktur.
Din gibi temiz bir duygu, politika gibi kirli oyunlara alet edilemez. Din ait olduğu yerde, temiz vicdan sahnesinde yaşanmalıdır.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
laiklik kelimesini duyduklarında "dinsizlik" diyenlerin, aslında laikliğin dinlerini gönül rahatlığıyla ve özgürce yaşayabilmeleri için var olduğunu bilmemektedirler.
saygılarımla.
türkiye cumhuriyeti bir bina ise laiklik bu binanın hem asansörü, hem temeli, hem taşıyıcı kolonları, hem merdivenleri, hem de daireleridir. bu binanın otoparkı ise dinciliktir. bu binaya ancak misafirlik etmeye gelebilirler.
laiklik, devletin her türlü dini inanca karşı yansız ve eşit yaklaşmasıdır, vicdan özgürlüğüdür.
laiklik ilkesinin olduğu toplumlarda özellikle hukuk ve eğitim alanlarında kurumlar tüm vatandaşları ayırt etmeksizin kapsamalıdır. yani insanlar dini inanışlarına göre ayrılmamalı, aynı okullarda eğitim- öğretim görüp, aynı mahkemelerde eşit yargılanmalıdırlar. devlet kademelerinde ayrım olmaksızın görev alabilmeliler.
bu yüzden dini cemaatlerin devlet işlerine kesinlikle karışmamaları gerekir. f.g. cemaatinin yaptığı kadrolaşma ve devlet kademelerini ele alması laikliğe tamamen aykırıdır, türkiye cumhuriyeti devleti için büyük bir tehlikedir.
modası geçmiş bir şarkı,kimilerinin damağında kalan tat.fakat bu kavram yüzünden eziyet edilen insanların ahı,yapanları toprak altında da bulacaktır inşallah.
din ve devlet işlerini birbirinden ayırmak uygun olur mu bilemem. ayırmamak, kötü niyetliler tarafından kötüye kullanılır. bu çok açık. ancak neden buna türkçe bir isim bulunmamış? fransızca kökenli bu kelime sanırım.