her ne kadar yokluk durumlarında şarkıları dinlense şarkıları gece kulüplerinde dj'lere iyi meze de olsa.90lı yılların yabancı pop şarkıcıları düşünüldüğünde ancak hande yenerin abd şubesi olabilecek düzeyde bir kadındır.
mason olduğunu yazmaya gerek yok zaten bilinen birşey ama ben yine de yazmış oldum. herşey bir yana bu kadın cidden 31 olsa çekilmeyecek şeylerden nasıl bir tiptir ki bu dünya ahiret bacı kategorisine bu kadar hızlı girmiş.
illumunati gibi bir grup bunu ve beyonce gibi soytarıları kullanıyorsa cidden acınacak haldeler demektir. çoğu eğitimsiz, neden niye kime hizmet ettiklerini bilmeyecek kadar alt sınıflardan geliyorlar, her şeye ulaşıyorlar ama cidden saygın asla olamıyorlar. palyaçoluk ediyorlar yani.
yalnız geçen cumhuriyet pazar'da bu kadının otel odasında kan ile yıkandığını bir hizmetçi galiba kanıtlamak suretiyle iddia etmiş ama örtbas edilmiş ki niye midem almıyor bu kadını iyice anladım.
tanım: sizin bizim gibi insan olup sadece, kötü yola sapmış olan insan. Bilerek yapmıştır, yine olsa yine yapardı ve ben de yine olsa yine beğenirdim. çemkirmenin de adabı var ama.
klipleri tek bir ruh haline hitap edip, her biri ayrı ayrı hallere yöneliktir.
dance in the dark'ta sitemkar ve asi bir ruh, telephone'da "alın amuğuza goyum alın" tarzı tehditkar bir ruh, marry the night'ta daha kişisel endişelere yönelen bir ruh vardır. halden anlar kliplerdir bunlar, izlenmelidir.
bir kusuru da vardır. sübliminal verirken az ve öz olup, usturuplu olmayı öğrenmeli bu hatun. laf etmedikçe gözümüze sokmaya başladı, mesajlar bilinçaltısal işlevini yitirmeye başladı. (bkz: göt gibi ortada).
13 temmuz 2013 için gün saydıran ünlü. çıktığı gün nasıl "tanrım bu kadın müziğin,populer kültürün yeni dehası" dediği için blizzardb'ye "onun da balonu 3 gün sonra sönecek" denilmişti. sonuç,sönmedi söndürdü.
daha yüzünü hiç görmeyip sadece adını ve bayan topuk olduğunu duyduğum sıralarda internet kafede yanıma oturan arkadaş bir klip açmıştı ve bana "sen de bak ne güzel söylüyor." der gibi bir harekette bulundu.* ve benim dikkatimi direk topuklarına vermem sonucunda beynim onun lady gaga olduğunu anladı ve ben de arkadaşımın yanında cahil, pislik, bi lady gaga'yı bile bilmeyen dingil durumuna düşmekten kurtardı bunun topukları. i love lady gaga's topuks.
bir aralar kendisi hakkında bol bol "aslında hermafroditmiş" muhabbeti dönen şarkıcı.
pop müziğin son yıllarda geldiği durumdan, icra edenlerinden her ne kadar nefret etsem de lady gaga'nın tüm saçmalıklarına rağmen, lady gaga'dan bir türlü nefret edemiyorum. evet, kendi açımdan bakınca lady gaga bu yönüyle de ilginç.
sahip olduğu ün, şöhret ile maslow'un ihtiyaçlar hiyeraşisindeki en üst basamağı self actualization'ı* gerçekleştiren çok ünlü, çok popüler şarkıcı.
sahip olduğu üne tapıyor onunla her an sevişebilmeye hazır ki konserlerinde sevişiyor zaten. cnbc-e sağolsun yayınlıyor arada konserlerini yoksa izleyecek değilim ama denk gelince arada bakmıyorum desem yalan olur. konserlerinde gördüğüm şey üniversite ve lise yıllarında çok fazla öne çıkamamış öğretmenlerince, arkadaşlarınca hevesi kırılmış ve bu şekilde hırslandırılmış bir kızın kendini dışa vurumu lady gaga'ya yapabileceğiniz en iyi şey onun videolarını izlemek, müziklerini dinlemek eğer abd'de yaşıyorsanız dışarda görünce üstüne atlamanız tacizinizden bile rahatsız olmaz diye düşünüyorum. ha bir diğer taraftan onun için yapabileceğiniz en kötü şey ona kayıtsız kalmanızdır bu kesinlikle onu bunalıma sokardı.
fame adında şarkısı ve albümü olan bir kadından bahsediyoruz lady gaga kafayı ün ile bozmuş.
müziklerini dinliyorum ama ciddi anlamda bir kişilik bozukluğu var bu kadının ünlü olmanın verdiği sonradan görmelik midir bilemeyeceğim ama bir sorunu var iç dünyası çok dışa bağımlı.
nietzsche yaşasaydı üstinsan olarak kimleri örnek verirdi emin olamayacağım ama altinsan olarak lady gaga'yı örnek verirdi diye düşünüyorum.
edit: umuyorum ki eksi verenler altinsan'ın aşağılık insan anlamına gelmediğinin farkındadır.