yıllardır aynı tasarıma sahip bir tişörtü, insanları marka etkisi altına alarak, yaratmadan, üretmeden, modernize etmeden maliyetinin 6 katına veya daha fazlasına satabilen ender (belkide tek) markalardandır.
(marka bedelini en yüksek tutanlardan)
indirim olduğu vakit mağazaları salı pazarına dönen yer. bazen soruyorum kendime, bu ülkede mi kriz var, burada mı alım gücü zayıf. yoksa iş, 500 ytl maaş alıp, 200 ytl'lik lacoste alma görgüsüzlüğünü sergileyen yurdum insanınla mı alakalı. ayrıca sinir bozucu olan şey, bu indirim günlerinde lacoste çalışanlarının sizi neredeyse dikkate almaması. gören de pazardan 5 ytl'lik body alıyoruz sanır.
çalıştığım mağazanın personelinin yarısı eski çalışanı olması nedeniyle beni kendinden tiksindiren markadır.*
kurumsallık ve kurallar konusunda abartmışlardır, mağaza işini de en iyi yapanlardandırlar. timsah logosu hem markalarını sembolleştirmiştir, hem de reklamlarını kolaylaştırıcıdır; markalar tarihinin en ünlü yeşil logosudur.
bildiğim kadarıyla "az üretelim, hatası ve firesi az olsun." mantığıyla çalışırlar.
ama onlar kadar iyi, hatta daha kaliteli ürünler üreten markalarımız da vardır, abartılmasındır.
nişantaşı şubesinde muhteşem bir satış görevlisi bulunan mağzadır. şöyle ki çantam kullanılmadan pulu pul dökülmüş ve ben kendisine durumu bildirdiğimde bana, '' valla alttan alırsanız sonuç çıkmaz benden tavsiye biraz çirkeflik yapın ki yenisini versinler '' demiştir.
ayakkabıları dayanmayan marka.
gene en alınası malları pololarıdır bunların,ki en iyisinide onlar yaparlar.
ipek gibidir kumaşları. eğer başka marka pololarınızda varsa farkı anlarsınız. insanı giydiği için rahatsız etmez kısacası.
Lacoste kalite ile sadeliğin birleştiği, görgüsüzlükten uzak bir markadır.
lacoste'a sanılanın aksine tüm zengin kesim rağbet etmez müşterileri genelde hep aynı kişilerdir, donlarına kadar aynı markayı giyerler bunu göşteriş olsun diye değil sadece o markaya inandıkları için yaparlar. Genelde farklı ve onun kadar pahalı markaları tercih eden kesim locoste giymez, giyeni de sevmez.
böyle az sayıda marka vardır mesela parliament sigaraları da bu katagoridedir.
sözde ermeni soykırımını yasalaştırmaya kalkan fransa'nın boykot edilmesi gündeme geldiğinde, fransız malı olmasından mütevellit giyilmesi bir dönem hoş karşılanmamış marka.(şimdi geçti tabi o günler)
göğsünü gere gere giymen gereken markadır ki karşıdaki o göğüsteki timsah amblemini görebilsin,senin ne kadar paran olduğunu bilsin ve nasıl kazıklandığını anlayabilsin.
gecen sezon turkuaz rengi modasını baslatan ve bu zamana kadar nerelerdeydin sen dedirtecek guzellikle kreasyonlar yaratan kim ne derse desin en sevdigim markalardan birisi.
mağaza dekorasyon ve planlarını oldukça başarılı bulduğum fransız markası. kurucusu timsah lakaplı eski fransız tenisçi rene lacoste'tur. tenis oynarken giymek için rahat kiyafetler üretme fikri ile yola çıkmış ve lacoste doğmuş.