3.sezonu bitirdim lakin eleştirilerim olacak. 7bölüm çok yavaş ilerledi gereksiz bir sürü sahne,son bölüme herşeyi sıkıştırmışlar ve saçma sapan bir yerde bitti.
Herkesin aniden gözlerinin dolması ayrı bir saçmalık aşk meraklılığı ve sürekli öpüşmeleri fazla geldi tokyonun içip içip aşk acısı çekmesi de alakasız geldi.
Dizideki Sofia karakteri bizim yaz dizilerindeki o yakışıklı başrol oyuncularından daha iyiydi. Hele o borunun ucundan çıkıp manalı manalı polislere bakması tam oscarlık.
álex pina tarafından yaratılan, netflixte yayınlanan, 500 bölümden fazla süren ve her bölümü rutin geçen (bkz: arka sokaklar) dizisini izleyenlerin gelip 3. sezona laf ettiği, şahsen zaman zaman gerildiğim, zaman zaman sevindiğim, değişik duygularla 3. sezonunu da bitirdiğim ve 4. sezonu ise iple çektiğim soygun dizisi.
pek çok film ve diziden esintiler olmasına rağmen kurgu ve planlar saçmalıklarla doludur. soyguncu karakterler iyi yazılmıştır ama polis ve istihbarat tarafı berbattır. bir karakteri zeki göstermek için o anki muhatabını geri zekalı gibi düşündüren dizilerdendir. özellikle 3. sezonu özensiz ve zekaya dair hiçbir şey olmadan geçmiştir. hikayesini ve müziklerini seviyorum ama bu diziyi karakterleri zeki bulduğum için izlemiyorum. çözülemez görülen hamlelerin hem gerçek dünyada, hem de dizi dünyasında aslında çok kolay karşılıkları vardır. tamam bu bir dizi ve hikayeyi anlatabilmesi için mantık hataları olacaktır ama her aşamada mantık hatası olunca ve dizi en iyi dizi gibi lanse edilince komedi oluyor. dizide olmayan bir örnek vereyim: masaya yemek dökülmüştür. profesör de bu yemeğin dökülmesini fırsat bilerek kendi tasarladığı, görünürde aynısı olan başka bir masayı getirtir odaya. oysa yemek dökülmüş masanın üstünde hem bez vardır, hem ıslak mendil vardır. kimsenin aklına dökülen yemeği silmek gelmez. çünkü profesör planı böyle yapmıştır. derken masanın falanca ağacından yapılması gerekirken filanca ağacından yapıldığı anlaşılır. şimdi ne olacaktır profesör bunu da düşünmüştür: yıllar önce bu iş için diktiği ağaçları kullanacaktır. derken polisler, soyguncuların ağaçları kesmek için aldıkları baltanın sapına yemek dökerler. profesör şimdi ne yapacaktır? evet en başta yemek dökülen masanın üstündeki ıslak mendil ile balta sapını silecektir(!) ama o da ne ıslak mendil güneşte kalmış kurumuştur. sezon finali olur. yeni sezonda ne olacaktır?
izlediğim en overreted dizilerden birisi. Genel olarak izleyici kitlesinin yarısı tokyonun götü süper yeaa diğer yarısı da çav bella sosyalizm devrim moruk diyenlerden oluşuyor.
Dizideki çatışma sahneleri kanser aşk hikayeleri kanser suçluların sürekli son saniyede bala göte kurtulmaları kanser mantık hatalarını yazsam saatler sürer. Hele o tokyo orospusunun motorla içeriye girdiği sahne çukur kurtlar vadisi gibi türk dizilerinden araklanmış gibiydi.
Dizinin sözde sosyalizm propagandası yapıp sistemi eleştirip kapitalizmin allahı olan netflixte yayınlanması ayrı bir ironi:) işte kapitalistler böyle sözde sistem eleştirisi diziler yaparak pembe götlü cihangir solcularının gazını alıp onları da sisteme entegre ediyor.
Ha bir de bella ciao şarkısını bu diziyle öğrenenlerle mozart türk marşını çukurla öğrenenler aynı kafadadır.
ayrıca dizide polislerin gerizekalı ve kötü(!) olup suçluların iyi(!) ve zeki(!) olması ayrı bir saçmalık. Soyguncuların yaptığı tek kelimeyle terörizmdir.
Edit: bu overrated diziyi eleştiren herkese aptal türk dizilerini izliyor damgasını vurmayı kesin. Laf atacağınıza yazdıklarıma cevap verin ya da susun bu kadar basit.
ilk iki sezonu birçok mantık hatasına rağmen çok güzel olan ama aynı performansı 3. sezonda gösteremeyen dizi. 3. sezon tamamen fiyasko. Çekmiş olmak için çekmişler resmen.
Konu sıkıştırılmış, bir yere bağlanmıyor, karakterler iyice saçmalıyor vs. vs. vs.
Berlin o kadar kurşun yemesine rağmen nasıl geri dönebiliyor ? hadi adamı geri döndürdünüz niye bu kadar geri planda tuttunuz?
Her şeye rağmen pedro alonso müthiş bir oyunculuk göstermiş. Mimikler, duruş harika. Adam başlı başına bir karizma.
berlin, hepimiz yeterince sikildiğimizde daha fazla sikilmek istemiyorsak bir egoist ve narsist bir dahiye dönüşebiliriz zeka seviyemiz yüksekse, hepimizin içerisinde etik kurallar gereği hayvani duygularını bastırmış bir sürtük tokyo yatar.
kimimiz kaba sabayızdır bazen, tıpkı helsinki, oslo kardeşler gibi.
aptalca bir yanımız ve tutkularımız da vardır tıpkı rio gibi,
denver ve babası gibi sadakatle bağlı.
ve monica kadar saf ve duru bir kadın isteriz yanımıza kimi zaman.
ancak tüm bu yanlarımızı dizginleyen bir irademiz var. bu da profesör oluyor.
zaman zaman ağır basan yönlerimize göre karakter değiştirebiliriz.
örneğin şu an için ben yeterince sikilmiş ve hafiften psikopata bağlamış, kimseye eyvallahı olmayan berlin gibi hissediyorum. böyle düşününce beni terkedenlerin ne kadar haklı olduğu geliyor aklıma.
Oyunculuk ve konun işlenişi açısından bizim dizilerimizden çok da farklı olmayan , sadece güzel bir hikayesi olan ve bunun için izlenen ispanyol dizisi.
Kore dizileri de izliyorum ama izlerken bu kadar sıkıldığımı hatırlıyorum, umudumuz daha eli ayağı düzgün bir şekilde abd dizisi olması, daha önce yapılmamış bir iş değil sonuçta.
Hak ettiğinden daha çok değer verilen Netflix dizisizidir. Bütün sezonları izledim. Bir sürü açık var ve bir sürü saçma bağlantı var. Konunun da bir yandan devrime bağlanması abest olmuş. Tek taktir ettiğim yanı çirkin çirkin kadınları çok çekici gösterebilmeyi başarmış bir oyunculuk barındırmasıdır. Nairobi'nin tipi nedir öyle ya sokakta görsen yüzüne bakmazsın ama öyle bir rol yazmışlarki kadına bir anda sexy oluvermiş.