Istanbul da dalga geçer gibidir bu sene, bir gün 15 derece bir gün 4 bir gün 8 bir gün 18 ne yaptığını o bile kestirememiş, şubatta çiçek açan ağaçlara falan..
şu sıralar soğukta doruğa çıkan mevsim.. aman allah ım yeminlen tahta kurusu gibiyim..
fakat, gece gece sıcacık kahve eşliğinde, loş bir aydınlık. akabinde yarım araladığın perdenin arkasındaki bem beyaz örtü, eski bir fincanda içtiğin kahve, düşler, eski bir şarkı mırıldanmakta eski bir radyoda... kış böyle bi şey sanırım.. benim için hüzün kokan mevsim.
sevdiğimdir, beklediğimdir ve özlediğimdir..
bembeyaz örtüsüyle ne de güzel sarar yeryüzünü..
tüm ayıplarımızı örter ve saklar..
bizdendir.. bizimdir...