Şimdi iki sene evvel bilgili bir amcamızdan duyduklarımdan aklımda kalanlar şöyle; bizim bu hükümet kanları bir yerlere satıyormuş falan. Amerika dedi, kan bankası dedi, ticaret dedi. Velhasıl Kızılaya kan bagışlamayın dedi. Ki geçen sene iki defa kan ihtiyacımız oldu, ikisinde de koskoca üniversitenin araştırma hastahanesinde kan bulamadık; kantinde, hastanenin koridorlarında kan dilendik. Vallahi lan. ilkinde kantinde bağırdım şu şu model kanı olan var mı diye, adamın biri saolsun kırmadı bizi hemen kan verdi. Diğerinde de taa 50 km öteden adam getirdik. Ulan bu Kızılay ne bokuma yarıyor o zaman? Bu iki kan arama olayını yaşadıktan sonra o amcaya hak verdim. Gerçi bizim hükümetin adı bile yeter bu gibi katakulli işlerin gerçekliğine.
kızılay'da kışın üşüye üşüye, ellerin ve yüzün dona dona gezdiğin zaman sen de kızılay'ı çok seveceksin. göreceksin ki kızılay kışın en soğuğunda dahi seni sıcak tutacak.
ankara'da bir meydan. sahafların oradaki alkollü kafelerde bohem taklidi yapan varoluşçu gençlerle doludur. yerlerde travesti numaralarının basılı olduğu kağıtlara sıkça rastlayabilirsiniz. bunun dışında, kalabalıktır ve ankara'da her yol zannımca kızılay'a çıkıyor. bunaltıcı bulduğum yerlerden biridir.
birazdan gideceğim ankaranın göbeği. trafik ışıklarının önlerine büyük saksılar içinde çam fidanları ve kokusunu çok sevdiğim biberiye dikilmiş meydan. tanımı yaptıktan sonra asıl konuya geçersem.
bu aralar iş için anadoluya doğru seyahatteyim. istanbuldan cıktım. antalya, denizli afyon derken ankaraya ulaştım. eskiden 2000 lerde ankarada yaşamıştım. sakarya caddesinde canlı permormans sergilelen güzel rock müzik mekanları olurdu. sivri burunlu botlar giyen yaşlı abiler gitarı konuştururdu. o güzel abiler, güzel atlara binip gittiler galiba. iki gün önce biraz dolandım ama her yer türkü bar olmuş. valla üzüldüm. simdi oteldeyim. ucuz bir şarabım var. biraz kafamı kırayım oraya doğru uzaycam.
kızılay civarında birası ucuz müziği güzel rock mekanları bilenler tarif etsin lütfen. arkadaşım yok hafız, yoksa buraya yazmazdım kusura bakmayın. iyi geceler
Ankara'nın atar damarı. Belki de ara sokaklarında yürümek kimi zaman, kafanızı dağıtmak için birebir olabilir. Anılarınızı canlandırırken, diğer taraftan da, yenilerini eklersiniz eski anılarınıza.
kan vermeye gidilir.
en zor kısım olan formu doldurma kısmında haylazlık yapmaktır amacım her seferinde olduğu gibi.
oradaki görevliye şunları doldururmusunuz bana sorarak cevap ışında denir.
görevli, "siz genç adamsınız(!) doktor bey ile konuşun" der.
kan bağışlamak isteyen arkadaşlara tavsiyem gitsinler hastahanesine orada bağışlasınlar diğer türlü şu alanlarda toplanan kan bağışında toplanan kanların çoğu hastalık var mı diye kontrol edilmeden toplandığı için çoğunlukla hastalıklı kanla sağlam kanın karışması ile birlikte çöpe doğru yol alır o yerlerden kan bağışlamak sadece size katkı sağlar diğer türlü hasta birini de yardımınız dokunur.
kan rezervleri tükenmek üzere olan kurum. Kırmızı alarm durumana geçmiş sen elindeki bütün kanları suriyede yaralanan teröristlere gönderirsen böyle açıkta kalırsın. Ramazan ayını kimse Bahane etmesin kanlar neden tükendi belli.
sosyal medya hesabında reza zarrab ve rte hakkında paylaşım yapan ısparta kan bağış merkezi müdürünü işten çıkaran kurum. işe iade davası da açılmış tabii arkasından;