sevsen sevilmez, dövsen dövülmez, kızsan kızılır bir insandır. yeri gelir seni çileden çıkarır. yeri gelir gülersin eğlenirsin. candır ama ne olursa olsun.
aranızda on üç yaş gibi bir fark varsa abladan çok annelik ettiğiniz, aynı anda dünyanın hem en zeki hem de en salağı olabilecek tatlılıkta, genel olarak sinir bozan ama delice sevilen şey. hayatınızdaki başka hiçbir kızı bu kadar sevemezsiniz.
abisinin sevinciyle sevinen, üzüntüsüyle kahrolan yeryüzünün en has kızıdır.
bugün telefon açtı 'cotondan mont aldım ona. gel götür ona gidince. ankara soğuk olur dizlerine kadar ısıtır' dedi. boğazımdaki dinmeyen yumru balon kadar oldu ve ağlamamak için zor tuttum kendimi. bir şey diyemedim, kapadım telefonu hemen. ayrıldık biz diyemedim.. üzülmesin diye... onun elinde hediye montu, benim elimde ise koca umutlarım kaldı...
6 yaşındayken 2 liralık çikolatayı abisine 10 tl'ye satan, abi daha yarısına gelemeden "yağmurda kalmış yavru kedi" bakışlarıyla çikolatayı geri elinden alıp yiyen, bunun üstüne abinin boynuna çıkıp bağıran öpendir.
(bkz: ben) abimse çok sabırlı, hele ki hiç unutmam, yurtdışına ilk gideceğim zamanlarda annemin karşı çıkmasına rağmen "o çok çalıştı, bunu hakediyor ve istiyor" deyip hep yanımda olan, bakışlarımdan ne diyeceğimi anlayan, cebinde 2 lirası olsa muhakkak 1 lirasını veren, tek paylaşamadığı şey olan beyaz gofretten bile ısırmama izin verendir. iyi ki abimdir, iyi ki yanımdadır.
kızkardeşinin, benim beşiğime 3 yaşıma gelene kadar annemden baska kimseyi yaklaştırmamış, "ya kolu çıkarsa bacağı incinirse" diye kucağa bile aldırmayan, hem lisede okuyup okul çıkışı işe gidip eve gece 3te gelip beni 4e kadar sallayıp uyutan, sonra sabah 7de kalkıp tekrar okula gidendir abim.
abi yengeden kıskanılandır. ama o da kızkardeşinin ağzında aşk şarkısı duysa bile küplere biner, kıskançlık krizlerine girer.
kızkardeş-abi ilişkisi her zaman başkadır, en büyük aşklardan daha üstün, daha sıcaktır.
hep istenendir allahtan. ama hiç sahip olunamayandır. ne güzel olurdu bir tane de kız kardeşim olsa ama olmadı işte, yerine her gün beni döven ve bana çemkiren erkek kardeşim vardır. lakin onuda severim.
kız kardeş beraberinde büyük sorumluluklar getiriyor, onun yerine de düşünüyorsun ama o seni asla düşünmüyor, çünkü hep kardeş olarak kalacak, herkes bunun farkında.
her zaman "keşke bir kız kardeşim olsaydı" diye gıpta etmişimdir. özellikle yaş farkı da yoksa senin en yakın sırdaşın, en iyi alışveriş arkadaşındır aynı zamanda. hem de aynı zamanda 2 tane gardrobun olmuş olur, değişe değişe giyinirsin, mis.
küçücüktür. defol git dediğimde defol gitmiycem diye cevap veren , yahu bu kavulmaz ki türü söylemlere sebep olan bacak kadar bişey. anaokuluna başlayıp şu 4+4'e kurban gidiceğini bilmek üzücü.