aslında leş bir yer olmayan ama türkiye'deki insanların yakıştırmadığı kötü sıfat bırakmadığı ada. rum kesimi londra gibiyken kktc ise biraz geri kalmıştır. toplu taşıma kesinlikle gelişmemiştir. özel okullar, oteller ve casinolar kktc'nin bel kemiğidir. öğrenci, asker ve çalışmaya gelmiş insanlarla doludur. burada doğup büyüyen pek az insan vardır falan filan.
Kıbrıs'ı severim. Türkiye'mizin bir parçası. Gelgelelim bazı eleştirilerim var. Türkiye ciddi maddi destek veriyor bu bölgeye. Fakat ne yazık ki kıbrıs bitmiş.. binlerce yıllık türk medeniyetinden kopup hantal birer güney avrupalıya dönmüş kıbrıslılar, nasıl bu kadar leş hale gelir anlaşılır gibi değil..
su sorunları da türkiye'nin yatırımlarıyla çözülmüştür.
Bu topraklarda yaşayan kendilerine Türk dahi diyemiyen öyle domuzlar var ki biz kıbrıslıyız falan diyorlar bir de utanmadan biz neyi bekliyoruz göt kadar yeri niye hala ülkemize katmıyoruz?
rum kesimi türk tarafının teklifini bile görmeden, teklife itiraz ediyoruz diye mektup göndermiş, mektup tekliften önce gitmiş yani..
bunu duyunca oha dedim aq.
"Rum meclisine dönelim, Denktaş uzlaşmaz, Türkiye benim Anavatanım değil, biz ne Rumuz, ne Türküz, biraz Maronit, biraz Latin, biraz Türk, biraz Rum, biraz Ingiliziz, Türkiye bizi rehin tutuyor, Türkiye ne seni, ne paranı, ne memurunu istemiyoruz"
kaynak: https://arsiv.wordpress.c...2006/01/09/kibris-tarihi/
kıbrıslı muhaliflerin sözü.
kıbrıslı türklerin yaşadığı acılar ve türkiyenin kıbrıs türkleri için çektiği bunca cefaya karşı bazılarının bu şekil konuşması onların salak olduğunu göstermez. Aksine "akıllı" olduklarını ve dünyada elde edecekleri yararlar için kendi vatandaşlarını cayır cayır satabilecek karakter(sizlik)te olduklarını gösterir.
biran once rumlar ile anlasilip baris saglanmali adanin gelismesi icin bu sart. ama bu olay turkiyenin isine gelmez cunku kibrisin ekonomik olarak bize bagli kalmali.
kibris adasi birlesse ada turkiyeyi gecer her yonden.
Gittiğim ama bir o kadar sıkıntının büyük olduğunu gördüğüm yer. Ada tam anlamıyla ortadan ikiye bölünmüş durumda.
gitmeden önce al jezara nın dijital dergisini okudum. http://dergi.aljazeera.com.tr/2015/03/
ve çoğu şeyin gerçek olduğunu gördüm. öncelikle adadakiler dışarıdan gelenleri sallamıyorlar hatta dışlıyorlar. mağosa dan girneye geçemek için dolmuşa bindik adam değil sorulara cevap vermek sallamıyor bile bizi.
kimisi var gerçekten iyi, kimisi var bizim suriyelilere baktığımız gibi bakıyor. işgalci diyorlar bize. ulaşım özel taksilerle sağlanıyor. 5-10-15-20 tl ya kadar bir skala var ona göre para alınıyor. nerdeyse tüm taksiler mercedes serisi .
çeşmelerden akan su tuzlu, sebebi adanın su sıkıntısı. artık sondaj yapılacak yer kalmamış. gezilecek yerlerin çoğu mağosa ve lefkoşa da . girne de bir kaç yer var fakat imkan olmadı gezmeye. bir kaç güne buraya ait blog yazım ile detaylı bir bilgi vereceğim.