Çorbadaki naneleri çay sanardım. O kadardı mutfaktaki bilgim sonra baharatları öğrenince ufkum genişledi. Ama tabi bi hayal kırıklığı..
Birde kendimi evlatlık sanardım ben hep annemler bana kızınca gerçek annemle babamı bulmaya gidicem diye tehdit ederdim onları. Hey gidi günler hey.
küçükken öğle saatlerinde izlediğim bi çizgi film vardı. adını hatırlamıyorum, sonradan çok aramıs olmama rağmen de bulamadım. bu çizgifilmde koskocaman, mor renkli, siyah yüzlü, kırmızı gözlü, elinde asası olan bir yaratık vardı ve ben onu allah sanıyodum.
Allah büyük beyaz bir buluttu. Yani bana sorarsanız bence hâlâ öyle.
Annemlerin düğününü yukardan izlediğimi anımsıyorum. Küçükken düğün videosu izlettilerse demek ki.
Bizim arabada buzdolabı var sanıyordum. Hava attım bununla baya.
Bir sticker kağıdından harfleri kesip babamın amerikadan getirdiği makineyle sticker bastığımı anlatmıştım. Kendimi akıllı sanıyordum. Babam hiç Amerika'ya gitmedi.
pastanenin önünden geçerken hep anason kokardı içimden
"bunlar sabah akşam rakı içiyorlar" diye geçirirdim.
edit: o zaman anasonlu kurabiyeden haberim yoktu.