cogu zaman kitaplarin hapsedilmesi icin kullanilan bir raflar dizisidir. kitaplar ust uste yigilarak da pekala istiflenebilir. sirf gorsel bir butunluk saglamasi acisindan kitaplik sahibi olup kitaplari orda muhafaza etmek, bir daha kitaplarin yuzune dahi bakmamak; kac yil cezasi oldugu bilinmeyen bir suru kurek mahkumu olusturmak gibidir. kitapliginizda olumden son anda donup hayatina bir sure kurek mahkumu olarak devam etmis bir yazarin kitaplari var mi mesela? yoksa edinin ve okuyun, daha sonra kutuphanenizi olusturun.
Kutuphane insanların merak edip gitmek istediği üzülünce mutlu olacağı ileri hayatına sağlam adımların atilmasinı sağlayacak kişiyı hayata hazırlayan güzel kokulu laboratuvardır.
her konuda kaynak eser bulunduğu için daha çok az bulunan kaynakları araştırmak ve okumak için kullanılması gereken bir mekan olduğu halde, son zamanlarda ülkemizde daha çok okullara veya işe giriş sınavlarına hazırlanmak için kullanılmaktadır.
eskiden arşivi o kadar parlak değildi. bu yüzden evim koli koli kitaplarla dolup taştı. artık daha güzel bir arşiv olduğu için kitap satın almıyor, kendime yük etmiyorum. son yıllarda benim için daha işlevsel hale gelmiş ve yüzümü güldürmüştür.
kelime olarak arapça "kitaplar" anlamına gelen "kutub" kelimesi ile farsça "ev, yer" anlamına gelen "hâne" kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur.
normalde insanların araştırma yapmak, bir şeyler öğrenmek için kullandıkları mekanlardı. ne yazıkki artık daha çok sınavlara hazırlanmak için kullanılıyor. yine de her şeye rağmen kullanılıyor olması güzel.
kişisel olarak uğradığım kütüphanelerin %90'ında görevliler zorla çalıştırılıyormuş gibi davranmakta, her tarafa astıkları kurallara öncelikle kendileri uymamaktadırlar. hatta onlarca kişinin sınava hazırlandığı bir "araştırma salonu"nda kaynak incelemesi yaparken, neredeyse her gün oradan geçerken yanıma gelip, çok da kısık olmayan bir ses tonuyla benimle konuşan, bizlerinin yararına burada görev yaptığını söyleyen, herhangi bir şikayetim olup olmadığını soran, bizlere daha iyi bir çalışma ortamı oluşturmaya çalıştıklarını söyleyen idari görevliyle de karşılaştım. bunu sorması çok güzel bir şeydir. fakat, çalışan bir kişiyi istisnasız her gün bölen ve "lütfen sessiz olunuz" yazısının yanında sessiz olmayan idari görevli çok ilginç gelmişti bana. oysa kapının önünde de karşılaşıyorduk, orada sorsa çok daha güzel bir hareket olabilirdi.
Pek çok kitabın bir arada bulunduğu yer. Oturduğum yere yakın semt kütüphanesini sık sık ziyaret etemeye çalışirım. Semt kutuphanesi olmasina ragmen, Uluslarası bölumde bol miktarda türkçe kitap buludurmasi beni hep şaşırtmıştır.
hem de öylesine ki ne zaman kütüphaneye girip bir kitaba dalsam bütün dertlerimi unutuyorum, o an içimi tarifi imkansız bir huzur kaplıyor, o kitabı bitirene kadar bırakamıyorum.
aynı kitabı evime alıp götürsem evde o huzuru hissedemem eminim.
keşke daha çok kütüphane olsa, kütüphaneler sınırsız olsa ya da en azından kitap okunabilecek yerler daha çok olsa ya da kütüphaneler hiç kapanmasa.