--spoiler--
"Sefil ihtirasların ve baykuş seslerinin söndüğü yarınki Türkelinde Kür Şad için ulu bir anıt düşünüyorum. Gösterişsiz, sade fakat metin, kayadan bir anıt O anıtın önünde Kür Şad'a ve arkadaşlarına saygı olarak börk ve çizme giymiş, kılıç ve sadak takmış Türk gençlerinin, birbirine perçinlenmiş sarp bir yığın gibi dik adımlarla geçit resmi yaptığını düşünüyor ve 1300 yıllık gençler olan Kür Şadla arkadaşlarının da, yaralarından hâlâ dinmeyen kanlar sızdığı halde, kendilerine çevrilen başlara gülümseyerek selam aldıklarını görür gibi oluyorum "
Hüseyin Nihâl Atsız
--spoiler--
tarihler konusunda yanılmıyorsam tarihteki ilk köle ayaklanmasını başlatan kişi spartacus değil, kendisidir tarihte neden spartacus olarak geçiyor çözen olursa mesaj atsın. esaretten kurtulmak ve özgürlüğe kavuşmak için savaştığı biliniyor. bu arada olayı bilen arkadaşların "ehe türk işte örgütlenmemiş bir gecede saldırmış düz mantık o yüzden kaybetmiştir kesin" dediklerini duyar gibiyim (bkz: amma velakin) öyle değildir; kürşad'ın ihtilali başlattığı zaman çok kritik bir zamandır, her an ihtilalin duyulma olasılığı vardır o yüzden olaylar hızlı gelişmiştir.
yüce yaratıcı bana da ondaki cesareti versin dediğim ulu kişilik. sonunu bile bile ölüme koşarak gitmek gerçekten de çok onurlu bir davranış gibi gelmiştir hep bana. kürşad'ın ve 40 yiğit arkadaşının mekanı uçmağ olsun.
ikinci göktürk devletinin bağımsızlığını kazanmasında kürşad ve beraberindeki bir avuç kişinin çin'e karşı isyan etmesi etkili olmuştur. O gün bu gündür "kürşad" ismi daha bir değer kazanmıştır.
asıl ismi çin kaynaklarında çi şi şu olarak geçer. adı muhtemelen çiçi ve şu ismiyle alakalıydı. atsız da bunu biliyordu ve bozkurtların ölümünde dikkat edilirse şad ilan edilmeden önceki adı şu tigindi. atsız bu konuda edebiyatçı yönünü kullandı ve çiçi şu'yu daha ağır bir isim olan kürşad'a çevirdi.
az sayıda bir adamla yazlık sarayı bastığı doğrudur lakin bunların öncesi biraz karışıktır. kürşad çin'e iltica etmişti. bir bakıma kaçmıştı. hatta onun pısırık bir şad olduğu bile geçer çin kaynaklarında ama buraya pek inanmıyorum. bir tür karalama olabilir. bu ilticadan sonra yinshan muharebesinde ilig kağan yenilip de doğu köktürk kağanlığı yıkılınca aklı başına gelmiş olmalı ki aşina soylulardan bir grupla çin sarayını basmış fakat saray muhafızlarının sayıca çok olması sebebiyle püskürtülmüş ve 20 kadar adam sağ kalmıştır. bu 20 kişi sarayın ahırlarını basmış ve atlarla kaçmışlardır. vey nehrini geçtikten sonra yakalandılar ve idam edildiler.
not: yazı açık kaynaklardan yararlanılarak bir türkçü olan bendeniz tarafından hazırlanmıştır.
tarihimizin güzide kahraman evlatlarından birisidir kürşat. tam bir fedaidir. çerileride öyle sıradan askerler değildir. efe zeybek misalidirler. hepsi 1. sınıf subay ayarında askerlerdir. destanlaşan efsane olan hikayesi doğru olmadığını göstermez, zira tarihçiler, caşuşuay diye çin kaynaklarında bile geçtiğini haber vermektedir.
Hem okurken hem de izlerken yüreklerinizi parçalayacak bir efsaneden bahsetmek istiyorum. Kürşad ve kırk çerisinin efsanesi. Öncelikle size kısa bir özet olarak anlatayım. Daha sonra uzun uzun yazacağım ve ardından kısa bir video olarak izleyeceğiz bu efsaneyi. Kürşat ve 40 çerisi Çin sarayına yürürler amaçları sarayı basarak zamanının imparatorunu esir almaktır. Bardaktan boşalırcasına yağmur yağarken sarayın kapısına geldiklerinde ilk savaş başlar, Kürşat ve 40 çerisi yüzlerce Çinliyi öldürürler anca binlercesi gelmektedir. Sarayda savaşırken şehit olanlar olur
Kürşat sağ kalanlarla birlikte saraydan güç bela çıkmıştır Vey ırmağından geçerek Ötükene gideceklerdi. Ancak şiddetli yağmur köprüyü parçalamıştır artık Kürşat ve çerileri kapana kısılmıştır ve Çinlilerle son kez çarpışırlar, binlerce Çinliye karşı Kürşat ve belki 10 belki 20 çerisi vardır. Ve çarpışmanın sonunda çeriler şehit olmuştu, en son Kürşat’ta şehit olmuştu ancak atının üstünde kılıcıyla, KÜRŞAT ÖLMÜŞTÜ FAKAT YENiLMEMiŞTi…
Kürşad Göktürk hükümdarı Çuluk Kağanın oğludur (Öl. 639). Türklerin bağımsızlığını sağlamak amacıyla, Çin imparatorunu tutsak almak için giriştiği bir baskınla ün kazanmıştır. Babası, üvey annesi olan Çin prensesi tarafından zehirletilerek öldürüldü. Yerine geçen amcası Kara Kağan değerli bir hükümdar değildi. Çinlilerle yaptığı savaşta yenilgiye uğradı. Türklerden esir düşenler Çin’e götürüldü. Bunlar arasında Kara Kağan ve Kürşad da vardı (630). Kara Kağan, burada öldü. Çinliler, onun yerine kendilerinden yana olan Göktürk prensi Sirba’yı kağan yaptılar. Sirba, Çinlilerin yönetimine girmeyi kabul etti. Kırk Türk soylusu gizlice çalışarak bir kurtuluş birliği kurdular. Başa da Kürsad’ı getirdiler. Kürşad, bu görevi, başarı kazanılırsa, hükümdar olmamak koşuluyla kabul etti. Kürşad’ın hazırladığı kurtuluş planına göre, Çin imparatoru Li-Şih-min yakalanıp Türk ülkesine kaçırılacak, sonra da Çin sarayında tutsak bulunan Türk soylularının ve Türk topraklarının geri verilmesi karşılığında serbest bırakılacaktı. Çin imparatorunun her gece kılık değiştirerek başkent Çangan’da dolaştığı biliniyordu. Ancak baskın yapılacak gece, fırtına çıktığı için imparator Sarayında kaldı. Kürşad, planı değiştirerek imparatorun sarayına baskın yapmaya, karar verdi. O gece kırk korkusuz Türk Çin imparatorunun sarayını bastı. Karşı çıkan yüzlerce Çin koruyucu askeri öldürüldü. Fakat imparator ele geçirilemedi. Türk kurtuluş birliği sarayın ahırındaki atlara binerek şehrin dışına çıktılar. Büyük bir Çin ordusu onları izledi. Suları kabaran Vey ırmağı kıyısında durmak zorunda kaldılar. Burada düşmanlarıyla amansız bir savaşa girdiler. Az olmaları nedeniyle en son Kürşad olmak üzere birer birer öldüler.