Tarih boyunca devlet kuramamış bir halktır.Devlet kurabilme becerisi her millette/ırkta/halkta bulunmaz.Organizasyon gerekir,planlama,sistemli hareket.Kimi milletler,kabileler göçebe hayat tarzını benimser.Yerleşik düzene geçmek istemez,avcı-toplayıcılar gibi yaşamaya devam ederler.Bir yurt beğenip ekip biçmezler.Ancak başında da söylendiği gibi devlet kurabilmek istekten daha çok beceri işidir.Kürtler de tarihin hiçbir döneminde bu beceriyi gösterememiş,her daim büyük bir gücün altında/topraklarında yaşamış bir millettir.Bu bir kusur değil,ancak beceri halidir.
Ancak bir ırk olduklarını görmezden gelinemez.Tarihten gelen alışkalnlıkla (ki bu muhtemelen yaşayageldileri coğrafya ile de ilgilidir) ekip biçmekten daha çok hayncılık ve ticaret ile geçinirler.Bu durum hala da devam etmektedir.Evet kendilerine ait bir dilleri vardır,ancak bu 'anadilde eğitim' yapılablecek kadar geniş yelpazeye sahip bir dil değildir.Dağlık bölge insanlarıdır (bnu asla hakaret olarak söylemiyorum) ve yapıları da bu bölgeye uyum sağlamıştır.Tarihin belli dönemlerinde bir şekilde ayaklandırılmış ama ta en başından söylediğimiz 'devlet olabilme' özelliği taşıyamadıkları için belli bir organizasyon içinde birlik olup bir devlet ya da özerk oluşum içine girememişlerdir.Kendi içlerinde bu birliği sağlayamaz,köyden köye,aşiretten aşirete farklılaşma gösterirler.Son 30 yıldır da yine kendi içlerinden çıkan bir karar ile değil belli kesimlerin desteği ile ayaklandırılmaya çalışılmaktadırlar ve hepsinin de desteklemediği br terör faaliyetinin içine çekilmek istnmektedirler.Ne yazık ki ölen askerler dışında en büyük sıkıntıyı da yine kendileri yaşamaktadırlar.Terör örgütü ortaya çıkış aşamasında 'kürtler' için olduğunu söylerken şiddetle kendi halkına zarar vermeye başlamış,çarşısında ticarete köyünde hayvancılığa sekte vurmuştur.
Doğu'nun ezilmiş halkı söylemi de artık halk tarafından gerçekdışı olarak görülmektedir.Doğu halkı hertürlü yardım fonundan üst düzeyde yararlanabilmekte,batı köylüsünün yanında bazen daha çok yardım alabilmektedir.
Ancak devletin bu bölgelere gereğinden daha az iş imkanı sağlaması,sanayileştirip fabrika kuramamsı halk arasında giderek daha fazla yandaş bulmaya başlayan ırkçı terör söyleminin artmasına ve terörün kaynağını artık işsizlikten almasına neden olmaktadır.Bu da bu topraklarda büyük bir kısır döngüye sebep verir,terörden nemalanan köy ağaları,şehirdeki iş adamı bölgeye yapılan her yatırımı köstekler duruma gelmektedir.Okul tadilatından sonra indirilen pencereler,sökülüp atılan tuvalet taşları..vs gördüğüm en basit örneklerdir.
Sonuç olarak tarih boyunca bu ve benzeri kısır döngülerin içine atılmş/atlamış,bilerek ya da bilmeyerek malesef kullanılmış ve tüm bunlardan başını kaldırıp örgütlenip bir devlet olamamış bir halktır.
Elbette ki hiçbir ırkçı söyleme maruz kalmamalıdırlar ve her etnik gurup gibi kendi adetleri ile yaşayabilmelidirler.Ancak yerel ölçekteki geleneklerini/yaşam tarzlarını genele yaymak isteme çabaları onları biraz da itici kılmaktadır.
ak parti tarafından iadei itibarları yapılan, haklarının hemen hemen tamamı verilen ve buna karşı 12 haziranda teşekkür edeceklerinden şüphemin olmadığı halktır.
kürtlerin yoğun olarak bulunduğu bölgede yaşamakta olan yakın bir arkadaşımdan alıntıdır:
"buraya bir orospu çocuğu geldi, kendisini insan zannediyordu. ona hayvan olduğunu ve aynı zamanda orospu çocuğu olduğunu gösterince darwine inanmaya başladığını söyledi."
%90'ı bizim bir sorunumuz mu var der. kalan %10'u sorundan bahseder. onlar da şöyle dağılır;
%5'i güneydoğuya yatırım yapılsın, iş imkanı gelsin. (her şehirde olan durumdur, yani normaldir)
%5'i dil, özerklik, anadil de eğitim, zart zurt...
ikinci maddedekiler koyulardır, kime ve neye hizmet ettikleri aşikardır, yatırımdan, işsizlikten yakınmazlar. varsa yoksa karışıklık, olay, mevzu...
şimdi buraya kadar her şey tamam...
eee peki sormazlar mı siyasilere siz bu sorunu nereden çıkartıyorsunuz diye. yani iki ucu boklu değnek sözlük. o yüzden siyasilere güvenmiyorum.
son olarak kısa bir yaşanmış örnek vermek istiyorum; ben de kürt kökenliyim. babam 5-6 yıl kadar önce bir güneydoğulu ile sohbet etmiş, kürtlerin haklarından v.s. bahsetmiş güneydoğulu babamdan. ve babam kısa bir soru sormuş;
- iki oğlun var, ne iş yapıyorlardı?
+ biri savcı biri doktor.
- o zaman devlet kimsenin hakkını yemiyormuş öyle değil mi?
+ ...
kürt olduğunu söylemeyen kemal kılıçdaroğlu'na tepki gösteren insanlar.
''ben kürdüm. ne oldu şimdi? buzdolabım ağzına kadar doldu mu? pantolonum cebi doldu mu? sağlığım doktora gitmeden düzeldi mi? ne oldu? biri açıklasın. kürtlükle, türklükle, müslümanlıkla, hristiyanlıkla karnınız doyuyor ya, helal olsun size.''
Tarançı lehçesinde "yeni yağmış kar" anlamındadır. Şorca'da "çığ", kazan türkçesi'nde "kar yığını" anlamında ortaya çıkmaktadır. (-k) ekiyle kırgız vs. de ise "körtük", yeni yağmış kar, derin kar, kar yığını anlamına gelmektedir.
şovenist türklerle dahi yaşamayı sürdürebildikleri için takdir edilmesi gereken; tarih boyu itilip kakılmış, yok sayılmış, haksız iftiraların odağı olmuş, adı terör ile eş değer tutulmuş canım kardeş ve dost millet demek istediğim kökü çok eskilere dayanan etnik grup.
bır ulusun içinde olan alt kültürdür, bir dil olması için bir sayı rakamları olmalı farkı dilde sayıları kullanarak kürtçe bir dil olamaz. ancak bir alt kültür olur.
polislere ve askerlere saldırmaya devam ettiği sürece türkiye'den bir an önce ayrılmasını dilediğim ırk. insan diyor "bizi birbirimize düşürmeye çalışıyorlar" diye ama sonra daha 15 günlük polisin şehit edildiği haberini duyduktan sonra da "sikerim düşünmeyi" diyor. daha fazla sorun çıkmaması için türkiye'den ayrıldıklarında istanbul'da, ankara'da, izmir'de tek bir kürdün bile bulunmaması gerek. o zaman ne yaparlar çok merak ediyorum. türklerde onların devletinde bulunmaz, faşist faşist yaşarız kendi başımıza. üzgünüm ama durum bu. tek isteğim şu terör örgütünden kurtulmak.
kendilerinden nefret ettirmişlerdir artık. ben veya biz bazı değerlere saygı gösteriyorsak bu adamlar niye inadına bunun tersini yapmaya kalkıyor enteresan ama başlarında patlayacak bir gün yakındır.