ahlakla doğru orantılı olan değerler birliğidir.Dildir,spordur,ekonomidir kısacası ülkelerin ve dünyanın ortak bir kültür mirası vardır.Bizler ise bu mirasa gerektiği kadar iyi göz kulak olamıyoruz.Aksine olsak dünya daha yaşanılabilir, savaşsız ve güzel bir gezegen haline gelir.Bu yüzden bir devlet asla ve asla kültürünü kaybetmemelidir.Asimile olmamalıdır.
şu uludağ sözlükteki herkes kültürlü bence, tek problem abazanlık, sapıklık felan değil, sözlüktekiler öyle adam değil. kültürlü olmayı prim olarak kullanan birini görürseniz anlayabilirsiniz, şöyle;
kültürle ilgili durum yokken kültürlü davranmaya çalışır.
Ekin, hars da denilen, birçok tanımı yapılsa da tatmin olunmayarak hâlâ yeni tanımlar yapılmaktadır. Belki de tanımı yapılan en öznel kelimedir kültür.
Kültür dediğin 1 kitap okumakla da, 100 kitap okumakla da edinilecek tek bir olgu değildir. Kültür dediğin, yetiştiğin, yaşadığın çevre, tecrübe ve birikimlerin oluşturduğu bir bütündür. Bu bütün aslında birden fazla sebebe dayalı bir olgudur. Yaşanılmış ve yaşanılacak her şey, eğer seni yetiştiriyorsa, kültüre dahildir. Aşk ele geçirmez, yetiştirir derken Goethe, Aşkın bile belli bir kültüre dahil olduğunu ifade etmiştir. iyi geceler.
Doğanın yarattıklarına karşılık insanın yarattığı her şeydir. Bir grup insanın ortak hayat tarzıdır. Toplumun daimi üyesi olan insanın yarattığı, kazandığı, öğrendiği her şeyi içine alan karmaşık bir bütündür.
küreselleşme ile birlikte dünyanın herhangi bir bölgesinde saf olarak bulunması olanaksızlaşan; ortak bir tarihin paylaşılması sonucu üretilmiş değerler bütünüdür. Artık yeni dönemde kültür yerel ve küresel arasında bir formda bulunmaktadır. Kültürler küresel değerlerin bombardımanı altında ezilirken; bir yandan da tarihsel birikim ve aidiyet korunmaya çalışılmaktadır. Hatta bu etki-tepki döngüsü daha önce kültürlerinin farkına varmamış kişilerde kültürel aidiyet duygusu ortaya çıkarabilmektedir.
bu toplum içinde, en azından sözlükte, düzgün bir biçimde anlaşılamamış kavramdır.
öncelikle ne oluyor bu kültür denilen hede? bir toplumun geçmişten bugüne kadar biriktirdiği örf, adet, davranışların tümüne kültür denir. bu kavram bir anda oluşmaz, kültürün oluşabilmesi için çok uzun zaman geçmesi gerekir.
peki bu kavram canım türkiye'de bazı kişiler tarafından * nasıl anlaşılıyor? "kişinin pahalı yiyecekler yemesi, pahalı giyecekler giymesi, sadece yabancı müzik dinlemesi; dürüm-lahmacun gibi yerel yiyecekleri yiyenlere, türkü dinleyenlere tiksinti ile bakması sonucunda kişi kültürlü olur."
bir de bunların hepsini yaptıklarında ben kültürlüyüm diye hava atarlar ya, o zaman kim olduğuna bakmaksızın dalasım geliyor. sen önce o kültür dediğin şeyin ne anlama geldiğini öğren.
böyle insanlar artmaya devam ettikçe bu millet bir gram ilerlemez.
insanın atalarından gelen kültürünü oluşturan yaşam tarzı, insanın onurudur. herşey değişebilir ama bu değişmemelidir. bu gericilik de değildir. örneğin; teknolojinin kalbi olan japonya'da hala yerde yatılmaktadır. bu onların sahip olduğu kültürleridir. kültür insana aynı zamanda sahiplik duygusunuda verir. kendi (doğduğu büyüdüğü yerin) kültürünü kabul etmeyen birinden sahiplenme beklenmiyeceği gibi, aynı zamanda o da sahipsizdir. kültürünü sahiplenmeye ve onu korumaya çalışanlara gerici diyenler de bu kimselerdir. zaten onun bunun tohumundan böyle bir şey beklenmesi de en büyük ahmaklıktır.
ne sadece bilgi, ne de ezberlenip tekrar edilmiş tecrübe formülleridir. kültür; bireyin zamanda ve mekanda insanlık için elde ettiği bilgi ve duygudaki derinlik ve genişliğinde görülür. yani; bütün bilgilerin ve tecrübelerin insan ruhunda ve zekasında hazmedilmiş, benimsenmiş, öz varlığa sinmiş halidir.
insanın bir bilgi kaynağından hareketle, tabiatla girdiği ilişkide bilgiyi yeniden üretmesini ve üretilen bu bilgiyi gelecek kuşaklara aktarmasını sağlayan davranış kalıpları ve araçlardır.
''bunun üzerinde çok düşündüm ve ''kültür senin işletim sistemin'' ifadesi ilk başlarda bana mecaz gibi geliyordu. Ama çok seyahat ettiğim ve sarsıcı deneyimler yaşadığım için, diyelim ki, sisli bir akşam Londra'dan ayrılıp 14 saat sonra bunaltıcı sıcağı ve 14 milyon nüfusuyla anarşinin eşiğinde olan Johannesburg'a gelmek gibi, işletim sistemimi sürekli olarak değiştirmek zorundaydım ve böylece bu sistemlerin izafiyetini fark ettim.
...
Bu şekilde düşünmek keyifli çünkü sana kültürünün kurbanı olman gerekmediğini gösteriyor. Göz rengin,
ya da boyun, ya da cinsiyetin gibi değil. Narin, dilersen yeniden yapılandırılabilir de ve böylece şu soru soruyoruz Yeni bir işletim sistemi nasıl indirilebilir?
...
Şimdi, Şamanlar bunu hep biliyorlardı, burada benim kullandığım dili kullanmamış olabilirler tabi. Şamanlar hep bu düzeni biliyorlardı. Hangi düzen? iki boyutu var. Öncelikle kültürün bir işletim sistemi olduğunu, ve bu işletim sisteminin silinip yerine başka bir tanesinin konulabileceğini. Yani, aslında Şamanlar ve tedavi ya da danışmak vs. için onlara başvuranların arasında olan şey şu ki; biri biraz daha gelişmiş bir işletim sistemi kullanıyor.
Şamanlar bitkiler, hayvanlar, şifacılık, insan psikolojisi, yerel coğrafya, birçok farklı şeylerin büyüsü gibi müvekkilin farkında olmadığı şeyler hakkında kesin bilgiye sahip. Gelenler basit kültür kullanıyor ve şaman yazılımın kayıtlı ve lisanslı versiyonunu satın almış ve gelen kişilerden daha ağır bir yazılım kullanıyor.
Bence biz hepimiz bu güncellemeyi yapmak için can atmalıyız. işletim sisteminde bütün ek aksesuarların
olması da önemli aksi takdirde birisi size üstünlük sağlayabilir.''