Bu canlıların bilimadamlarınca vücutlarının küçük olmasından dolayı tek yummurtalığı bulunmaktadır ve diğer tarafında ise sadece yumartalık kanalının uzantısı vardır. Yapılan deneyler ile mevcut bulunan yumurtalık kesilmiş ve ilerleyen zamanlarda görülmüştür ki diğer tarafta sadece uzantısı bulunan kanalın ucunda yeni bir yumurtalık oluşumu gözlemlenmiştir. Bilimadamları bunun cevabını hala açıklayamamaktadırlar. Allah'ın işi.
kafeste olanı eğlenceli lan bazen bu mahlukun. mal mal hareketler yaptığı için eğlenceli ama.
bokuna basıyor, sonra su kabının içine basıyor, sonra içiyor iğrenç herif. ehuh komik ama. bazen de su kabının kenarında durmaya kalkıp, bastığı anda deviriyor. elinin ayarı yok olm herifin.
çarpık kentleşme belirtisi olan; balkonumuzun elle uzanabileceğimiz uzaklığındaki elektrik direğinde beslediğim canlılardır efendim! her sene ısararla gelir oraya yuva yaparlar. ben de onları ekmek kırıntısıydı oydu buydu derken yemlerim (gerçek manada 'yemlemek' yanlış anlaşılmasın). geçende birbirine delicesine bağlı olan kuş çiftimiz yumurtladı. illa da çoğalmak istiyorlar canım. sanırım henüz korunma yöntemlerini bilmiyorlar.
"bu konuda bildiklerimiz eski bir sümer mezarında bulunmuş taşın üzerine kazınmış şeylerden ibaret. aynen aktarıyorum:
çocuklar ""mini mini bir kuş donmuştu, pencereme konmuştu. aldım onu içeriye, cik cik cik cik ötsün diye. pır pır ederken canlandı, ellerim bak boş kaldı."" diye bir şeyler söylüyorlar, çocukların söylediği üzere kuşu içeriye cik cik cik cik ötsün diye almışlar ama o pır pır etmiş, üstüne üstlük canlanmış, ellerine bakalım boş kalmış-mış. bundan böyle bütün kuşlar cıvıldamak zorundalar, cikildeyemecekler. ah bu benim en değerli şeyim, ondan mezarıma koydurucam."
görüldüğü üzre, bundan mütevellit cıvıldıyor bunlar. kara gözlülerim. kara gömleklilerim.
yine görüldüğü üzre, cikildememelerinin/cikildeyememelerinin sebebi gene kendiler. kedileri ettiler kendiler buldular. doğa vahşidir.
kendisine "öyle-böyle değil, sebze denilen zaten default olarak iğrenç bir şey, sen neden haşlayıp falan iyice bok edersin ki yahu?" diye cıvıldamak istediğim hayvan.
bunlar genelde o kadar güzel hayvanlar oluyorlar ki, "cıvıldamak" diye kendi kelimeleri var. insanın içi hoş oluyor. mesela diğer hayvanlara ve onların çıkardıkları seslere bakalım -anaokulu düzeyi çocuk programı tandansı-:
at kişner,
köpek havlar,
tavuk gıdaklar,
eşek anırır,
arı vızıldar -bu da güzel-,
sinek de vızıldar -bu güzel değildir ama-,
kedi miyavlar -ki kuşlardan daha iyi bir bunlar var?
kuşlarla "ötmek" fiilini beraber kullananlar var ki -şüphesiz cehennem ateşi en çok onlaro yakacaktır.
kuş cıvıldar.
o öten horoz horoz. "ü-ü-rü-üü.." hani..
çok güzel cıvıldayan bir şey. şu an sözlükte online görünen on altı kişiye -ben hariç on beş oluyor, hah!- şu an ölüyor olsam vereceğim öğüt, "pencerenizi açın, cıvıldıyorlar!" olurdu. o derece.
küçük olanları sıcaklıklarını koruyabilmek için geceleri uçar. yıldızların pozisyonundan yararlanarak yolunu bulur. daha büyük olanları ise güneşin oluşturduğu sıcak hava akımları üzerinde hareket ederler. gün boyunca güneşi ve yeryüzündeki işaretleri kullanarak yollarını bulurlar. **