her genç kızın kurban bayramında başına gelen durumdur.
o hayvanın katledilişini izleyemeyip ağlarız keza yüreğimiz dayanmaz.. lakin akşamında da kavurmanın tadı da bir başka oluyor yahu...
türkiye gerçeğidir. yıllar önce minik bir kız ile tanıştım. ismi seçil. kırsalda doğup büyümüş. bunun bir koyunu varmış çok severmiş kimseyi yaklaştırmazmış yanına. gel zaman git zaman kurban bayramı gelmiş koyun ortalardan kaybolmuş. neyse ertesi akşam evde et var tabi bu da afiyetle yemiş etleri. sonra demişler buna o yediğin o koyundu diye. bana anlatırken hüzünlendim bildiğin. ben içimden diyorum çocuk bu yaşta travma yaşamış ne hissediyordur acaba. sordum üzüldün mü diye üzüldüm ama çok lezzetli idi dedi. tabi sonrası pilav üzeri kuru fasulye hesabı dumur üzeri az kahkaha.
şimdi bunu niye anlattım ? bizim yediden yetmişe böyle. kırmızı et yememeye çalışıyorum şahsen. çok canım çekmedikçe veya ihtiyaç hasıl olmadıkça yemem. ama olduğunda yiyiyoruz işte. hem hayvanları çok sevip hem öldürülmelerine çok üzülüp hem de yiyiyoruz. neresinden tutarsan tut elinde kalıyor açıklayamıyorsun.