okunmadan olumlu veya olumsuz eleştri yapılan kitapların en başındadır. Okuyun sonra konuşun veya yazın. aynı şey incil tevrat ve zebur içinde geçerli... *
batı avrupa ülkelerinde aşırı sağ kesimlerin "bu çağa ait değil, vahşete özendiriyor, şiddeti destekliyor" tarzı laflarla yasaklanmasını savundukları son din kutsal kitabı.
anlama yetisinde limit olanlar için bi kaç anlatma atraksiyonlarında bulunayım.
$imdi efendi. allah bi kitap indirdi. sen aldın o kitabı değiştirdin. burada günahkar olan ve senden sonraki nesli yanıltacak olan kişi sensin. senin değiştirdiğin kitabı okuyup yalan yanlı$ bilgiler alan insan kuran da lanetlenmiyor. sen lanetleniyorsun.
eleştirenlere sorduğunuzda lafı ağızlarında gevelemekten başka hiçbir şey yapamayacakları kitap. zor durumda kaldıklarında da aç bak işte uğraşamam seninle gibi komik laflar ederler. yazık. allah sizi affetsin.*
eleştiren ve yerenlerin sıkça entryler girdiği, oysa eleştiren ve yerenlerin daha öncesinde hiçbirisinin kitabı eline almaya bile tahammül edemediklerinden emin olduğum yüce kutsal kitap. *
allah kelamı.''insan yazması'' iftirasını atanların kuran-ı kerim'i ellerine bile almadıkları ise aşikardır.4 büyük kitaptan, bozulmadan bugünlere gelebilen tek kitaptır.**
(bkz: ikra)
"hristiyanlar ve yahudiler" değil, tanrı'nın dinini değiştirip, ona şirk ko$anlara ağır ithamlar yapılan kitaptır.
bu yeni nesil genç "dimağlar" pek bir agresif, pek bir hırçında ke$ke bu enerji birikimleri kadar anlama ve önyargılı olmama kapasiteleride yüksek olsa.
okuduktan sonra icindeki gerek diger insanlara bakis olsun gerek uslub olsun gerek sureler arasi celiski olsun insani baya suphelere sevk eder. diger din kitaplarindan farkli olarak gayet ofkeli bir dile yazilmistir ayrica. ve uslub gayet siradandir.
iki turan dursun okuyup mantıksızlıklarla ve çelişkilerle dolu olduğu iddia edilen yüceler yücesi kitap.
elbet birgün o kitaba dil uzatanların hali o kitap gibi yaprak yaprak olmak olacaktır.
zamana, mekana, ilme ver her şeye hükmedenin sözü. bu bağlamda yeni buluşlar ve keşiflerle fildişi kulesini daha da yükselten ve kibirden kendisini "hükmedici" yerine koyan insanoğlu ilimde ilerlediğini düşündükçe o'nun sözünden ve kurallarından uzaklaştığını sanıyor. bilmez ki ilim allah ın önünü ve sonunu çizdiği ve içindeki her şeyi eksiksiz bildiği bir yoldur, sen o yolda ilerliyorsun lâkin yol onun be kardeşim. yol onun, varlık onun, söz onun.
daha geçen misvak ile diş temizlemeyi gericilik sananlar misvak özlü diş macunlarını plastik fırçalarına sürüyorlar. söz sahibinin resulunun övdüğü tüm bitkileri yeni yeni ortaya çıkarıp "mucize bitki" diye öne sürüyorlar. ulan hiçbir şeye değil de, sağlıkla ilgili öğütlere baksan dâhi anlarsın ilmin sahibinin kim olduğunu be, el insaf!
(#2101505)
alıntı;
--------
''Dogma ve bilimsellik tanimlari geregi birbiri ile celisir. zira, birisi "sorgulamamayi", digeri ise "sorgulamayi" esas alir, bunlari dikte eder. Bilimsel bir makalede "yercekimi diye birsey var, tasi koyarsin duser. suphesiz ki buna inanmayanlar icin azap vardir" diyemezsiniz. Yercekimi nedir? etkileri nedir ?hipotezlerle ortaya koyarsiniz, bu hipotezleri destekleyen kanitlari ortaya koyarsiniz, daha sonra hipotezinizi test edersiniz ve su su kanitlardan yola cikarak bu hipotez dogrudur der yolunuza devam edersiniz.
Oysa ki, dinde boyle bir durum sozkonusu dahi olamaz. "xxx soyledir, yyy boyledir. buna inanmayanlar da soyledir" dogmatik bir cumledir, din baglaminda dogrudur, dogrulugunun uzerinde konusmaya dahi gerek yoktur fakat asla bilimsel degildir.''
----------
günümüzde her kanunu bilime oturtma, bilimsel net verilerle ispatlama mecburiyeti olduğu için kuranın bu yönü öne çıkmıştır. çağımız bilgi çağıdır zira. illaki nolur bilimsel olsun olayından değil...
bilim insanlık içindir, yaratıcı zaten bu bilimin bizzat kendisidir. bilim sorgulayarak o gerçeğe ulaşmaya çalışır. ve... her sorgulama sonucunda elde edilen bilginin net verisi üzerine bir ayet daha deşifre olur. ve yaratıcı peşin peşin der ki, bunuda gördün, hala inanmıyorsan senin sorunun.
1400 yıl evvelinden gelen edit...
bunun mucize tarafı ise şudur kanımca; ilk vahiy olan oku dan kıyamete kadar her çağda ve zamanda, içinden hep o çağın son edinilen bilimine edit yapmasıdır.
sonsuza kadar, bilimin çok önünde gidecek ve her keşifte, kendini* teyid ettirmiş olacaktır.
bir aydır yeni yazar olmuş tazecik üyelerimiz kuran-ı kerim başlığına geliyor, kusup gidiyor. hani diyorum bu adamlar yeni üye oldu ya, ekşi sözlükte kuran-ı kerim e ve peygamber efendimize bok atmak moda ya, genellikle bu tip yazarlar popüler oluyor ya, hani bu adam ateistmiş lan helal olsun karizmaya bak veresim geldi diyoruz ya, bundan dolayı midelerine hakim olamayıp ortalık yere boşaltıyorlar. tabi benim ki tahminden ibaret. zira ne kadar sıçarsan sıç senin de o boktan farkın yok arkadaşım yok!
bir de ne yazmış arkadaşlarımız "devamı gelecek" sanki dizi çekiyor anasını satim. ulan odun, ulan yobaz, ulan gerici, ulan at gözlüklü (sakın bunları hakaret algılama, sen benim kitabım ve benim peygamberimle dalga geçme cüretini kendinde görüyorsan ben de seninle aynı üslupla konuşmayı kendimde hak görüyorum, hiç kusuruma bakma) senin gibiler yüzünden kimse vazgeçmez bu sevdadan, zira bu sevda gönüllere işlenmiş, sökülemez.
kuran-ı kerim'e inanmak Allah'a inanmaktır, allah'a inanmak ise onun korunmaya muhtaç olmadığını bilmekten gelir. bunda hiç bir inanan insanın şüphesi yoktur elbette... ama bu bizim insan olmamızdan kaynaklanıyor olsa gerek çok değer verilene laf atıldığı zaman hemde aşağılamak amaçlı -aynısını yazarım demek ne demektir ya!- yazıldığına inanılınca yorum yapma isteğidir. sözlüğünde anlamı budur galiba. bu allah'ın -haşa- aciz olduğunu göstermez asla...