91,92 - bana ancak, bu beldenin (mekkenin); onu mukaddes kılan ve her şey kendisine ait olan rabbine kulluk yapmam emredildi. yine bana, müslümanlardan olmam ve kuranı okumam emredildi. artık kim doğru yola girerse yalnız kendisi için girer. kim de doğru yoldan saparsa de ki: ben ancak uyarıcılardanım.
--spoiler--
gayet açıkça görüldüğü üzere; konuşan kitabı yazan; muhammed ve ya cebrail kimse artık o'dur. ve kendisi masum olan ama muhammede ve tanrısına inanmayan mekkelilerin ölümlerini legalize etmeye çalışan kişidir.
"yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının rabbine sığınırım."
--spoiler--
yukarıda yazanların allahın sözü olamayacağını, onun ağzından sözler olmadığını anlamak için atom mühendisi olmaya gerek yoktur. (god of dawn nedir bir de?) şafağın tanrısı?
1 - kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (muhammedi) bir gece mescid-i haramdan çevresini bereketlendirdiğimiz mescid-i aksaya götüren allahın şanı yücedir. hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
--spoiler--
bunun allahın ağzından yazılmış olduğunu iddia edenler hala vardır.
daha ilk cümlesi ile birlikte; "gökten indiği sanılan kitap" etiketini hakeden kitaptır.
ilk cümlesi; bismillahirahmanirrahimdir. allah kendi ağzından rahman ve rahim olan allahın adı ile diye mi cümlesine başlamaktadır? dua edenin bakışından yazıldığı tamamen bellidir.
1926 yılında mikhail a. reisner tarafından yapılmış olan bir marksist/sovyet araştırmasında; içeriğinin tam olarak "mirovaia torgovaia kompaniia veruiushchikh" olduğu ifade edilmiştir. tam olarak; world trade company of believers anlamına gelir.
--spoiler--
yapılan eleştiride * kuranın tanrısının "zengin, güçlü ve akıllı bir kapitalist" olduğu ifade edilmektedir. bu durumda da yazarın da aynı formasyonda olduğu kabul edilmiştir.
tarihsel analizler ile birlikte; o dönemde o cpğrafyada yaşayan insanların kervan ticareti ile geçindikleri, ancak iki tip tüccar olduğu; bir grubun güçlü ve daha paralı diğer grubun ise nispeten daha az paralı olduğu, kervanların sürekli olarak göçebelerce saldırılara açık olduğu ve bir saldırı olacak olursa da daha fazla para yatırımı yapmış olan küçük kervan tüccarlarının (parasının daha çok kısmını koymak-bütün yumurtalar aynı sepette) daha fazla riske girdikleri için rahatsız oldukları ve ortaya hepsini koruyacak tek bir kanun ve birleşik bir arap devleti ihtiyacı doğduğu tespit edilmiştir ve bunun içinde sözcü olarak muhammedin seçildiği belirlenmiştir.
kuranda belirtilen ibadetlerin hiçbirisi diğer tek tanrılı dinler kadar complex değildir. bu da kuran yazarının ve görüş açısının bir tüccar bakışı olduğunu ortaya koymaktadır. hac bildiğin ticaret fuarıdır. zekat orta seviye için denk gelecek şekilde oluşturulmuştur. inananlara paralarını boşa harcamamaları öğütlenmekte iken tefecilik ve faiz yasaklanmıştır. bunların dışında; kanun koyucunun o tarihlerde yapacağı şekilde; yeminlere çok değer vermiş, insanlar kar edilmesi için cesaretlendirilmiş, emanetin tam ve eksiksiz geri verilmesi yüceltilmiştir.
--spoiler--
21. yuzyilda harry potter bizim icin ne ise 7. yuzyilda araplar icin kuran i kerim oydu.. icereik ve yazim tarzi olarak cok zayif olsada icindenki hayal gucu fena degil.
edit: bastan sona okudugum bir kitaptir. ve baya bir nefret dolu bir kitaptir.. ozelikle allah adli islam tanrisi ateistlere paganistlere yer yer yahudilere nefret sacmistir kitabin icinde.
çantalarında test kitabı ya da üniversite kitabı taşıyan kafirlerin yanında bulundurması gereken son kutsal bütünlük, rehber, her şey ama her şey..
içinde bilim dünyasının sonradan aklına gelen birçok buluşu açıklar, ama müslüman dünyası akıllılık edip bu kutsal kitabı okumuş ve ilim-irfan dünyasında saygıdeğer bir konuma ulaşmıştır, tüm zamanların en iyi bilimadamları müslümandır.
ingilizce meali türkçeye göre çok daha iyidir. örneğin ilk ayet olan "oku" ayetini bir çoğumuz "içinden oku" anlamında bilmekteyiz. halbuki ingilizce mealde bu ayet "proclaim" olarak verilmektedir. yani "duyur, bildir" anlamında.
emevilerce tahrif edilmiş, yahudileştirilmiş, kutsallık atfedilerek duvarlarda asılı durmaya mahkum edilmiş, zikrin anlaşılmasının ne demek olduğunu kavrayamayan hacı hocalarca ticari meta haline getirilmiş kitab.
"ey peygamber! kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. onların varacakları yer cehennemdir. o ne kötü bir varış yeridir!"
"allah ve resûlüne karşı savaşanların ve yeryüzünde (hak) düzeni bozmaya çalışanların cezası ancak ya (acımadan) öldürülmeleri, ya asılmaları, yahut el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. bu onların dünyadaki rüsvaylığıdır. onlar için ahirette de büyük azap vardır."
anca savaş, kes, öldür. ulan bir ayette de sevişmeyi tavsiye edin. bir türlü ısınamadım, sevemedim.
bu kitapta yer alan bütün (de ki) lerin hepsi sonradan müslümanlarca eklenmiştir. onları çıkarırsanız çoğu yerde direk muhammedin ağzından anlatıldığını görürsünüz.
örnek olarak en basitinden : hud suresi 2. ayet.
--spoiler--
(de ki:) allah'dan başkasına kulluk etmeyin. ben size o'nun tarafından müjde vermek ve uyarmak için gönderilmiş gerçek bir peygamberim
--spoiler--
sil "de ki"yi, ne kalıyor geriye; ""...ben size....gönderilmiş gerçek bir peygamberim""
burada muhammed, açık açık kendisi yazmıştır. sonradan bunun farkına varanlar da "de ki" yi eklemişlerdir.
bir fransız tartışma programında islam ve kur'an hakkında şöyle bir diyalog geçmişti.
adam 1 allah'ın olmadığını savunmakta
adam 2 allah'ın varlığını savunmakta
adam 1: muhammed peygamber değildir
adam 2: şu halde kur'an içeriğine göz atınca, muhammed dünya tarihinin en büyük devrimcisi, filozofu, ve şairi.
adam 1: hani kur'an'ı allah yazmıştı? (sırıtarak)
adam 2: hani allah yoktu?