çoğu yerde allah tektir başka yaratıcı yoktur demesine rağmen şöyle bir ayet bulunan kitaptır.
--spoiler--
Sâffât Sûresi
125,126 - Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allahı bırakarak Bale mi tapıyorsunuz?
--spoiler--
--sebe suresi 39.ayet--
de ki: "şüphesiz, rabbim rızkı kullarından dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. allah yolunda her ne harcarsanız, allah onun yerine başkasını verir. o, rızık verenlerin en hayırlısıdır."
--spoiler--
"enam 164: de ki: her şeyin rabbi o iken ben başka bir rab mi arayayım? herkes günahı yalnız kendi aleyhine kazanır. hiçbir günahkâr başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez."
adem ve havva şeytan tarafındn kandırıldıkları için cenneten dünyaya sürülüyorlar. (bu dünya da zaten ne bombok bir yermiş ki, odin bile thoru buraya sürdü) yani burada bu ikisinin cezası dünyada yaşamak ve ölmek. cezayı çekiyorlar. ölüyorlar. sonra bunların çocukları olan en son tahlilde homo sapienslerin tamamı bugüne kadar yaklaşık olarak 15 milyar insan (and counting), bu ikisinin suçunu hala burada çekmeye devam ediyorlar. oysa kurana göre bunun böyle olmaması lazım.
üstüne üstlük allah herşeyi bilen birisi olarak nasıl oluyor da sinirlenebiliyorsa, bu işe o kadar sinirlenmiş olmalı ki, ceza çekmek için bulunduğumuz bu yerde bir teste daha tabi tutuluyoruz ve o testten geçemeyenler de tekrar cezalandırılıyor.
dünya ve ahiret kelimeleri ilahi bir tevafuk olarak 115'er defa geçmekte. şu ayet islam'ın hayat görüşünü net olarak açıklamakta;
el-kasas suresi 77. ayet
"Allah'ın sana verdiği (maldan harcayıp) ahiret yurdunu ara. Dünyadan nasibini de unutma. Allah'ın sana ihsan ettiği gibi sen de insanlara ihsanda bulun. Yer yüzünde fesat arama. Çünkü Allah, fesatçıları sevmez."
--spoiler--
24. de ki: sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan o'dur; ancak o'nun huzuruna gelip toplanacaksınız.
25. "doğru sözlü iseniz söyleyin, bu tehdit hani ne zaman gerçekleşecek?" derler.
26. de ki: o bilgi, ancak allah'a mahsustur. ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.
27. ama onu (azabı) yakından gördükleri zaman, inkâr edenlerin yüzleri kararacak ve kendilerine: işte sizin isteyip durduğunuz budur! denecektir.
28. de ki: allah beni ve beraberimdekileri, sizin istediğiniz üzere yok etse veya öyle olmayıp da bizi esirgese, söyleyin bakalım inkârcıları yakıcı azaptan kurtaracak kimdir?
29. de ki: sizi imana davet ettiğimiz o allah çok esirgeyicidir; biz o'na iman etmiş ve sırf o'na güvenip dayanmışızdır. siz kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu yakında öğreneceksiniz!
30. de ki: suyunuz çekiliverse, söyleyin bakalım, size kim bir akar su getirebilir?
--spoiler--
--hacc suresi 72. ayet--
âyetlerimiz kendilerine apaçık olarak okunduğu zaman, o kâfirlerin yüzlerinden inkârlarını anlarsın. neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. de ki: "şimdi size ondan daha kötü olanını haber vereyim mi? o, ateştir. allah bunu kâfir olanlara vaad buyurdu.
--spoiler--
çok yönlü bir kitaptır. müthiş bir kişisel gelişim kitabıdır da aynı zamanda.
yaptığında mutsuz olunacak ve yapanı mutlu edecek şeyleri göstermektedir. nasıl ve neresinden baktığınla alakalı uygulamada farklılıklar gösterir. misal, öldürün dediğini kimi yüreğinden söküp atar, ilgi alanından çıkarır, kimisi kitapta böyle yazıyor diye alır eline kılıcı öldürmek yaradana mahsustur demesine rağmen kan akıtma hakkını kendinde buluverir.
okuyanın temel bilgisine bağlı olarak anlam ve değer yönünden değişim gösteren kutsal kitaptır.
önyargılı veya önyargısız ama kesinlikle dinlenmesi gerekendir.
güzel sesli bir hafız tarafından okunuyorsa, hele.
ortaya çıkan ses bütünlüğü insanın kontrol edemediği noktalara hitap ediyor gibi gelir bana.
yani sadece ses bütünlüğü bile inanmayanlara inanmanın kapılarını açabilir.
allah(a inanmak) ile elçileri(ne inanmak) arasında ayrım yaparak allahı ve elçilerini inkar edenler ile "birisine inanır, ama diğerini inkar ederiz!" diyenler ve arada bir yol tutanlar; (Nisa Suresi 150. Ayet)
işte bunlar hakikati inkar edenlerdir: ve biz hakikati inkar edenler için aşağılayıcı bir azap hazırlamışızdır. (nisa suresi 151. ayet)
bağzı kişilerin, tanrının kendisiyle çelişmesinin kanıtı olarak adlandırdığı kitap. niteki doğrudur, ancak ve ancak dikkat edilmesi gerekn nokta kutsal kitabımızın öz dilinin arapça gibi çok zengin bir dil olmasıdır. nitekim bir çok sözcük karşılayamaz buradaki kelimeleri, ve türkçeye gerçektende saçma sapan şekilde geçebilir. buna birde saçma salak kuranı çeviren bir takım kansız yobazlar eklenince ataistlere oyuncak olur kuran. bu yüzden her zaman dediğim gibi, kuranı doğru yerden okuyunuz. ahmed hulusiyi takip ediniz nitekim kuranın bir mit değil, dini ve ilmi bir kitap olduğunu kanıtları ile göreceksiniz.
aldığım gizli istihbarata göre; kuran'ın mealsiz olanını -salt arapçadan bahsediyoruz hafız-yırtamıyomuşsun.zincirlerle zapdedilemeyen, 2 metre boyunda, dövmeli, zenci abiler geliyomuş.
sonuçta hurilerin bile arapça konuştuğu bi alemde arapça metnin yırtılması muhakkak saçma olur.koskoca allah lan yırttırır mı hiç?
ol demez, kol der hissedersin hacım kolu.
en kısa zamanda arkadaşım tarafından test edilmesi gereken kitapçık.